İhalenin parasal boyutunun büyüklüğü kadar, hayali de iyi etki yarattı ki hâlâ yazışmalar devam etmekte.
Meblağdaki açık öyle büyük ki yazar, çizer tayfası neyi nereye koyacağını şaşırdı.
Dikkat ettiniz değil mi, açık dedim?..
Çünkü ürün ile ödenen para arasındaki kalite farkı o kadar büyük ki ortaya kocaman bir açık çıkmakta.
Ha… Bu açık paradan kaynaklanmıyor.
Bu açık tamamen ürünün kalitesi ile para arasındaki çelişkiden kaynaklanıyor.
Aslında TFF’ye teşekkür etmek gerekir ki bu parasal boyuta bu ürünü pazarladı!
Havuzu düşünebiliyor musunuz…
Havuzdaki kulvar paylaşımındaki savaşı doğrusu merak ediyorum.
Üç büyükler ve diğerleri…
Kriterler ne olacak?
321 milyon dolarlık bir üründeki defoları bertaraf edecek çözümlerin bulunması kaçınılmaz görünmektedir.
Yoksa ürün bertaraf olur…
Ürün nasıl olmalı acaba?..
Veya nerden başlamalı?..
Ve bence…
321 milyon dolar olmayan ve bir türlüde olmayan ürünün değerini bir şekilde artırılması gerek.
Ligin kalitesi öncelikle yönetim tarzındaki stratejik yanlışlıkları, futbolun evrensel yapısına uygun iç değerler ile karma hale getirilip doğruların uygulanması gerek.
İşe buradan başlarsak;
Doğru hedefler,
Doğru teknik adam,
Doğru futbolcu, doğru uygulama da kendiliğinden gelir.
Ve geniş anlamdaki başarıya ancak bu şekilde ulaşırız.
Bunun yanında olmazsa olmazlar var ki yukarının anlamı onlar sayesinde ortaya çıkar:
Altyapıdan yetişip A takımda oynayan oyuncular için o kulüplere ciddi bir kaynak aktarılması…
Altyapıdan yetişip ulusal takımlarda oynayanlar için kulübe yetiştirme kalite bedeli adı altında ödenek çıkartılması…
Futbolcular adına, açıkta kaldıkları zaman, sosyal güvencileri için fon oluşturup, günlük yaşantısını sürdürebilecek yardım yapılması…
Açıkta kalan futbolcuları düzenli antrenman yapmasını sağlayacak yapı gerçekleştirilmeli.
Sporcu hastanesi yapılmalıdır.
Süper Lig, Bank Asya, 2. lig, 3. lig oyuncularının hepsine ve ailelerine bu hastanelerde hizmet verilsin.
Profesyonel futbolcu olup maddi sıkıntısı olan, üniversiteye giden sporculara burs imkânı sağlanmalı.
7-8 adet ulusal kamp merkezleri yapılıp yetenekli oyuncular belirli dönemlerde burada kampa alınarak gelişmeleri sağlanmalıdır.
70 milyonluk ülkede bu kadar sevilen ve imkân sağlanan spor branşı için sınırsız yabancı talebinin anlamsızlığını sağlamak için fon mu oluşturulmalı?..
Yoksa ciddi önlemler ile Türkiye futboluna kalite sağlayacak yabancılar dışında kendi futbolcularımızın önünü mü açmalıyız.
Ürünün kalitesini artıracak önlemler:
Onun Premier League veya La Liga ile karşılaştırılması değil,
Ya da iki dijital platformun; bilek güreşinin karşılaştırılması değil,
Ligimizi tüm ligler içindeki seviyesinin üste çıkarılmasından başka bir şey olmaması gereken durum halidir.
Ama…
Ürün sakat,
Ürün yetersiz,
Ürün yanlış ise yapabilecek şey haddimizi bilmek ve ne olduğumuzun dışında, ne olmadığımızı anlamaktır.
Ve asıl sorun ne olmadığımızın haddini bilmemektir.
İşte asıl sorun burada yatmaktadır; biz neyiz?..
Bu kadar büyük paralar ile yapılması gerekenleri bilmezsek, ticari hanedeki zararın dışında, üründeki kalitesizlik asla bitmez.
Zarar ise; kalitesizliktir.
Zarar 321 milyon değildir.
Zarar yetersizliklerimizdir.
Tüm evrensel değerleri bilmemize rağmen…
Premier League milyar dolar piyasa değerine sahipse; ürünün kalitesinden dolayıdır.
Erman Toroğlu’nun işine son verdirmek ürünün kalitesini artırmaz, aksine yetersizliğini tescillemiş olur.
Müslüm Gülhan
İlk yorum yapan siz olun!
Daum Sendromu, Aziz Yıldırım ve Dede
Kulüplerin neden Alman çalıştırıcı ile çalışmak istedikleri açıktır… Başkanla uyumlu çalışırlar… Dışarıya kolay kolay demeç vermezler… Paralarını aldıkları sürece sorun çıkarmazlar… Tabi ki bu özellikler Türkiye’de...
Spor Siyallaşırsa şiddet kaçınılmaz olur
Avrupa’da yaşanan sosyal değişimleri yaşamamız bizim kendimize has bir demokrasi anlayışımızın oluşmasına neden oldu. Tabiî ki bunun adına demokrasi demek komik olur ama maalesef bizde böyle işliyor. Durum bu olunca ortaya büyük bir...
‘Ben kendi kaderimin efendisiyim’
28 yıl hapis cezası, 28 yıl aynı hücrede kalmak… Ömrü boyunca kendi rengindeki insanların katledilmesini görmek… Ve sonunda dışarıya çıkınca farklı renkte ki ”O” insanlar ile aynı yaşamı paylaşmayı başarmak. Hem de Devlet...
Hiddink ile yazılıp çizilenlere baktığımızda; haklılık ve haksızlıklarla ilgili birtakım saptamalar yapmak mümkündür. Tabii bu saptamalar kendimizi bağlayan gerçekleri oluşturur… Mahmut Özgener için Hiddink ismi çok şey ifade...
Uzun süreden beri ulusal takıma yapılan aramalar sonuç verdi ve Guus Hiddink ile anlaşmaya neredeyse varıldı ki şükürler olsun. Bu konuda biraz kafa yormak gerekir diye düşünüyorum çünkü beraberinde birçok tartışmalar bugün olduğu...
Futbolcular işçi, TEKEL şampiyon
Çocukluğumdaki futbol hastalığının en iyi rehabilite edilme şekillerinden biri de İstanbul amatörler şampiyonasıydı. Yani namı diğer sekizler şampiyonasıydı. Hatırladığım kadarıyla; TEKEL, Gedikpaşa, Süleymaniye Sirkeci, Dikilitaş,...
Dijitürk Flaması ve Haiti Depremi
Haiti depremi aslında sözün bittiği andır. Konuşmanın gereksizliği yerine yardım çabalarının aldığı, yardımdan uzaktaysan da gönül bağının orada olduğunu belirtmek ahlaki bir vicdandır. İşte öyle bir vicdan ki bizim ile gelişmişliğin...
Futbolistan’ın Türkiye’de ve Dünya’da bir hafta önce ilk kez olarak duyurduğu Dos Santos haberi artık dünya basınında ! Futbolistan’ın günler öncesinden duyurduğu Giovani Dos Santos transferi dünya basınında yeni...
Türkiye’de bir çok spor gazetesi olmasına rağmen Futbol Gazeteleri var mı diye baktığımızda ne günlük Futbol Gazeteleri ne de Futbol Gazetesi kimliğinde gazeteler çarpar gözümüze. Kimi futbol haberlerinden çok at yarışı bültenlerine… Kimi...
Futbolumuzdaki Cari Açık: Altyapı
Üçüncü haftadır Türkiye futbolunun altyapısı ile ilgili yazı yazıyorum. Sebebi, tabii ki konu bulma sıkıntısı veya ara dönemi değerlendirme değil. Tamamen ihtiyaç nedeniyle didiklemeye devam ediyorum. İşin gerçeği de… Nasıl etmeyeyim...
Geçen haftaki yazıma FB’nin resmi sitesinden cevap verildi. Başlığı...
Kulüplerin neden Alman çalıştırıcı ile çalışmak istedikleri...
Baştan söyleyeyim. “Fener, Bursa ya da başka takım düşmanlığı...
Aynı statta başka şeyler de izlemiştik biz. Güzel şeylerdi....
Geçtiğimiz Çarşamba günü oynanan Şampiyonlar ligi karşılaşmalarından...