Beş Kere Üç
Ağustos 15, 2008
Farkındayım, artık duymaktan sıkıldınız ama yine de yazmaktan kendimi alamıyorum. Neyi mi? Spor ve sporcusuyla bu kadar övünen ancak, hiçbir suretle kendini geliştirmeyen bir ülkenin çocukları olduğumuzu. Pekin Olimpiyatları sayesinde, bir kez daha bu sevimsiz gerçekle yüz yüze geldik!
Şu ana dek sporcularımızın gösterdiği performansa bakarsak eğer, 5×3=15 madalya (5 altın, 5 gümüş, 5 bronz) şiarıyla yola koyulduğumuz olimpiyatlardan bırakın 15 madalyayı, 5 madalya ile dönelim, başarılı olduk derim ben.
Hatırlayanlar mutlaka vardır. 2004 Atina Olimpiyatları”nda yaşadığımız hayal kırıklığı sonrasında birçok yetkili ağız “Önümüzdeki olimpiyatlara kadar dört yılımız var, her branşta en iyi şekilde hazırlanıp Atina”nın acısını Pe-kin”de çıkaracağız” demişti. Kendilerini tebrik ediyorum, En azından olimpiyatların dört yılda bir yapıldığını ve ev sahibinin Pekin olduğunu ıskalamamışlar. Gerisi mi? Faso, fiso…
Sayılı günler çabuk geçti. Koca dört yılı doping skandalları, seks şantajları ve rekortmen sporcuların federasyonlarıyla yaşadığı kavgalarla tükettik. Aslında köy çoktan görünmüştü. Madalya umudu taşıyan birçok oyuncumuz, olimpiyatların en önemli hazırlıkları sayılan Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında sakat ya da dopingli olduğu için yarışma fırsatı bile bulamadılar. Bunlara yönetim zafiyetleri yaşayan federasyonları da eklediğinizde resim zaten tamamlanıyor.
Tüm dünya harıl harıl sporcu yetiştirirken, biz leyleğin ömrü misali, kısır çekişmelerle harcadık bu değerli vakti. Sorumluların kimler olduğunu tek tek yazmaya gerek yok. Ancak Bakan Başesgioğlu”nun “Olimpiyat anlayışımızı sil baştan düzenlemek zorundayız” şeklindeki itirafı, spordaki başıboşluğun kısa bir özetiydi.
Bir musibet, bin nasihatten iyidir derler. Eskiden olsa, böyle bir itirafı ancak oyunların sonunda duyabilirdik. Demek ki, yıllardır süre gelen başarısızlıklar artık birilerini rahatsız etmeye başlamış. Ne mutlu bizlere!
Yaşadığımız onca yol kazasına rağmen, sporu seven her kişi gibi umutlarımı 2012 Londra”sına taşıyorum bende. Devşirme sporculara ihtiyaç duymadan, bilimsel yöntemlerle yetiştirilmiş yeni bir kafilenin özlemiyle, gün ola harman ola…
Sayın Erkut Tekin’e ve Tekin’in yazılarını Futbolistan.net ile paylaşan Birgün Gazetesine teşekkür ederiz.
Erkut Tekin kategorisine ait diğer yazılar.
- Futbol Bir Karakter Oyunudur
- Futbolu En İyi Ben Bilirim
- Her Şeye Rağmen, Demirören
- Nihayet Döndüler
- Teşekkürler Hilal Coşkuner...
- Skibbe Sünnet Olsun
- Sivasspor Adalet Arıyor
- Galatasaray TV de Çetnik Selamı
- De Sanchtis iyi Transfer Ama
- Ve Emre Belözoğlu İmzaladı
- Beşikt(Aş)çıoğlu
- Bir Çift Terliksi İbrahim
- 143 Gün...
- Vakit Analiz Vaktidir
- Adios Zico
- Darağacını Kim Kuruyor ?
- Endüstriyel Kölelik
- Babası da Fenerliymiş !
- İlk Adım Atıldı
- Onca Olumsuzluğa Rağmen Cimbom
Popülerlik: 3%
Etiketler: 2004 Atina Olimpiyatları, Bakan Başesgioğlu, Erkut Tekin, Pekin 2008
Yorumlar
Kim yazmak istemişti?
