Dijitürk Flaması ve Haiti Depremi

29 Ocak, 2010 | 15:15

Haiti depremi aslında sözün bittiği andır. Konuşmanın gereksizliği yerine yardım çabalarının aldığı, yardımdan uzaktaysan da gönül bağının orada olduğunu belirtmek ahlaki bir vicdandır.

İşte öyle bir vicdan ki bizim ile gelişmişliğin ince kırmızı çizgisinin ortaya çıktığı vicdandır.

Hafta sonu Avrupa’dan seyrettiğim tüm lig maçlarında ve Afrika Kupası’ndaki maçlarda başlama vuruşundan önce orta yuvarlakta toplanan iki takım oyuncuları ve hakemler tüm seyirciyle beraber gönül bağlarının Haiti’de olduğunu belirtmeye çalıştılar.
O sadece bir saygı duruşundan ibaret değil…
O, ne olduğunu anlamanın ve çaresizliğin özründen başka bir şey değil.
Ama aynı zamanda büyük bir sorumluluktur.
O sorumluluğu hissettiren neydi acaba?

İşte bizimle özellikle Avrupa futbolu arasındaki spor anlayışının farkıdır.
Futbol ne kadar endüstrileşse de içindeki ahlaki kavramları unutmamak sanırım sporu algılama farklılığı olarak bizim önümüzde durmaktadır.
Peki, bizimkiler hafta sonu ne yaptı?
Dijiturk’e şükranlarını sunan flamalar ile sahaya çıktılar: “Teşekkürler Digiturk.”
Ne için bu teşekkür?
Hiçbir şekilde kalite olarak hak edilmeyen paranın verilmesinden dolayı…
312 milyon doları…

Sporu algılamamızdaki ince kırmızı çizgi; Dijiturk flamasıdır.
Dijiturk flaması kazanılan paraların şükranı olarak taşındı.
Avrupa liglerindeki maçlarda ise saygı duruşu ‘insanlık’ adına yapıldı.
İşin komik tarafı; Türkiye futbolu bir türlü Avrupa futbolu ve gelişmiş diğer futbol alanları gibi kaliteyi artıran endüstriye ulaşamazsa da para konusundaki hassasiyeti inanılır gibi değil.

Buradaki bakış açısı devletlerin Haiti üzerindeki yıllarca sürdürülen emelleri veya devletlerin şu süreçteki yardımları değil.
Sadece spor anlayışının algılanmasındaki doğruluk veya yanlışlıktır.
Spor camiasındaki herkesin belirli oranda misyonları vardır. İster bunun farkına varsınlar ister varmasınlar; toplumlar bu misyonun getirilerini görmek ister.

Özellikle sporun sevgi ve barış alanı olduğunun beklentisine cevap verilmek zorunluluğu vardır.
Eğer bu beklenti karşılanamazsa şiddet bu boşluğu doldurmak için hazır kıta olarak kapının önünde beklemektedir.
İşte bu etik davranıştaki ayraçlara herkesin sahip olması öyle bir zorunluluk ki tarifi bile yok.
Federasyon Başkanı,
Kulüpler Birliği Başkanı,
Kulüp Başkanları,
Teknik direktörler,
Sporcular, hepsi önce ‘insan’, sonra ‘spor insanı’.
Spor insanı olmanın öğretisi yoktur. O sadece sporu algılamadaki kültür bütünlüğüdür. Beklentilerin cevabı ancak bunun varlığına veya yokluğuna bağlıdır.
Sporun içerik algılanmasından başka bir şey değildir.
Ya vardır.
Ya yoktur.
Bu süreç, flama ile saygı sunumu arasındaki tercih kadardır.

Müslüm Gülhan

  • Futbolda yabancı harakirisi Futbolda yabancı harakirisi

    Pazar akşamı TV seyrederken ekranın altındaki bantta maç sonuçları geçmeye başladı ki bir şey dikkatimi çekti… Fenerbahçe-Manisa maçının gollerine baktım Alex, Niang , Lugano, Isaac, Simpson atmışlar Karabük-Beşiktaş maçının... 

  • M. Aurelio in Necip out M. Aurelio in Necip out

    Az gelişmişliğin en önemli sorunu; insana yapılamayan yatırımlardır. Çünkü kendi yaşadığım toplum ve mevcut devlet yapısı her zaman insan faktörünü ikinci plana atarak, kendilerini kutsama modunda, yaşamımızı ayarlamaya çalışmışlar... 

  • Galatasaray’ın derdi oyuncu, Rijkaard’ın sistem Galatasaray’ın derdi oyuncu, Rijkaard’ın sistem

    Sayın Aziz Yıldırım iki hafta önce futbolcular ile yaptığı “kötü gidişin nedenleri” toplantısında; Emre ve Alex’e dönerek “Zico ve Dedeyi siz istemediğiniz için yolladım” dedi. Demesiyle birlikte “Kral Çıplak” olduğu... 

  • Eğlenceli Hazırlık Eğlenceli Hazırlık

    Ulusal takımın resmi maça bu kadar yaklaşmışken yaptığı hazırlık müsabakasındaki sıkıntılar oldukça fazla idi. Maça döneceğim de Kanaltürk’ün iki yorumcusu hakkında da bir şeyler söylemek gerektiği inancındayım. Birincisi;... 

  • Haliç Üniversitesi Avrupa Şampiyonu Haliç Üniversitesi Avrupa Şampiyonu

    İnsanın yazdığı yazıda kendini anlatabilmesi zor zanaat olduğuna inanıyorum. Hani neyi abartmayayım… Neyi eksik anlatmayayım! Derken sıkıntı alıp başını gidiyor. Tabi objektif olabilmek en kolay ve rahat yol. Neyse günah çıkardıktan... 

  • Şampiyon olmanın diyeti Şampiyon olmanın diyeti

    Türkiye’de belirli koşullara sahip olmak için sadece mesleki ve insani koşullar yeterli olmayabiliyor. Koşulluları belirleyen siyasi ve ekonomik bir takım beklentilerinde giderilmesi zaman- zaman ön şart olarak önünüze cesurca konabilmektedir. Eğer... 

  • Türkiye’ye yazık oldu Türkiye’ye yazık oldu

    “Kıtaların Festivali” olan Dünya Kupasının doyumuna zevk olmadığı süreci sonlanırken, kendimizle yüzleşmemiz gerektiği kanısına vardım. Vardım varmasına da, bu sadece beni bağlayan bir şey olmadığı da açıkça ortada… Sağ... 

  • Beşiktaş’taki eksen kayması Beşiktaş’taki eksen kayması

    Beşiktaş’ın kuruluş sürecinden sonraki zaman dilimi ona bir takım misyonlar yüklemiştir… Bir halk takımı olması… Muhalif çizgi de görünmesi… Alt yapısının kuvvetli olması… Bu saydıklarım;seyircisi tarafından da benimsemiş... 

  • Kıtaların Rengi Kıtaların Rengi

    Dünya Kupasının renk ayrımı; tamamen kıtaların rengini ortaya koymaktadır. Bence böyle büyük bir organizasyonda sadece ülkelerden söz etmek kıta insanlarına haksızlık olur kanaatindeyim. Kıtanın karekterestik özellikleri tüm sahip... 

  • Mustafa Sarp’ın Teri Elona’ da Olsa Mustafa Sarp’ın Teri Elona’ da Olsa

    Futbolun unsurları göreceli bir takım değerler içerse de başarıyı kıstas aldığımız zaman da doğrularını ortaya koymak kaçınılmaz oluyor. Takım kurmanın amacı kazanmak üzeredir. Yapılan transferler bu başarıyı sağlayan temel... 

  • FIFA 2010 Dünya Kupası

    FIFA 2010 Dünya Kupası
    Türkiye'nin en kaliteli Futbol Yazarları sadece Futbolistan'da.
    Güney Afrika Cape Town Stadyumu FİFA 2010 Dünya Kupası Güzelleri FIFA 2010 Dünya Kupası Maskotu FIFA 2010 Dünya Kupası Resimleri
    Futbolistan.net | Her hakkı saklıdır.