<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Futbol Gazetesi - Futbolistan.net &#187; Müslüm Gülhan yazıları</title>
	<atom:link href="http://www.futbolistan.net/tag/muslum-gulhan-yazilari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.futbolistan.net</link>
	<description>Futbol Gazetesi, Futbol Haberleri, Dünya Futbolu, Türk Futbolu, Şike</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 16:37:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Futbol Erozyonunun Nedenleri</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-futbol-erozyonunun-nedenleri-171210.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-futbol-erozyonunun-nedenleri-171210.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2010 17:16:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[adnan sezgin]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Erozyonunun Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Naim Süleymanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[National Turk]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Seba]]></category>
		<category><![CDATA[Süreyya Ayhan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=9500</guid>
		<description><![CDATA[Almanlar uygulamaya koyacakları konu için ayırdıkları 10 saatin, 9 saatinde tartışıp, 1 saatinde uygulama yaparlarmış.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-8940" title="Müslüm Gülhan Yazı Resmi" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi1.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Almanlar uygulamaya koyacakları konu için ayırdıkları 10 saatin, 9 saatinde tartışıp, 1 saatinde uygulama yaparlarmış.</strong></p>
<p>Biz ise direk uygulaya koyulup “kervan yolda düzülür” misali tartışmaya girmeyiz.</p>
<p>Hoş tartışsak ne olur?..</p>
<p>Direk çatışma olur…</p>
<p>Sorunumuzun kökeninde; uygulamaya konulacak konular için veya uygulanan mevcutlar için herhangi bir tartışma süreci yaşanmadığı açıktır.</p>
<p>Aslında bu bir ‘yöntem kültürüdür.’</p>
<p>Tıpkı “Trafik kuralları” gibi…</p>
<p>Eğer bu kültür oluşmamışsa, günde on-on beş kişi kazalarda ölür.</p>
<p>Bizde olduğu gibi…</p>
<p>Bayramlar da hariç.</p>
<p>Aynı; sosyal, siyasal, kültürel ve sporun yapısal sorunlarında ki uygulamaların; alt yapı eksikliklerinden dolayı yaşanan düzenli sıkıntılardaki kazalar gibi…</p>
<p>İşte spor…</p>
<p>Süreyya Ayhan,</p>
<p>Naim Süleymanoğlu,</p>
<p>Galatasaray,</p>
<p>Fenerbahçe,</p>
<p>Beşiktaş.</p>
<p>İster kurum olsun, ister birey sorunun kökeni aynı; yönetim kültürünün ve yöntemlerindeki yanlışlıklar veya kazalardır.</p>
<p>Futbol kulüplerindeki yapı, aslında neler olmadığımızın güzel örneğidir.</p>
<p>Kurumsal anlamda işleyişlerin bir türlü belirli kurallar üzerine oturtulmayarak, işleyişin başkanların inisiyatifine bırakılması, yönetim zafiyetinin temelini oluşturmaktadır.</p>
<p>Boşuna söylenmiyor,”Başkan ve adamları” lafı.</p>
<p>Galatasaray’ın son şampiyonluk sürecinde; Adnan Sezgin’in tribünden yedek kulübesini cep telefonuyla yönlendirmesi…</p>
<p>Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kaybettiği Denizli maçı öncesi, Daum’un oynatmak zorunda kaldığı bir oyuncu için maçtan sonra ”oyuncunun yeterli olmadığını onlarda gördü” demeci; kadro inisiyatifinin kimde olduğunun en güzel örnekleriydi.</p>
<p>Beşiktaş kulübünün Süleyman Seba’dan sonra borcun, sıfırdan, 300 milyon TL ye getirilmesi işletme mantığının borçlanma üzerine oturtularak yönetimin kozu haline gelmesi inanılır gibi değil.</p>
<p>Her üç kulübün 100 yıllık geçmişe sahip olmalarına rağmen, bu gün içinde bulundukları durumun kurumsal anlamda tartışılır olması, bence her şeyin temelini oluşturmaktadır.</p>
<p>Ne 320 milyonluk TV gelirleri,</p>
<p>Ne şampiyonluk,</p>
<p>Ne de oynanan futbol.</p>
<p>Hiç bir şeyin önemi yok.</p>
<p>Sadece kendimize eziyet ediyoruz.</p>
<p>Hepsi bu.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?campaignid=17&amp;what=60");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=a3b85aac&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?campaignid=17&amp;what=60&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=a3b85aac' border='0' alt='' /></a></noscript>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=9500&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-futbol-erozyonunun-nedenleri-171210.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaray Tugay’ı kazandı mı, kaybetti mi?</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/galatasaray-tugay-4568413.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/galatasaray-tugay-4568413.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2010 12:34:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih terim]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Rijkaard]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Tugay]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Tugay Kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Nationalturk]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Rijkaard]]></category>
		<category><![CDATA[Tugay Kerimoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=8555</guid>
		<description><![CDATA[Bir derbi nelere kadirmiş!..
“Galatasaray fark yiyecek” derken, galibiyeti kaçırması” inanılır gibi değil” gibi geldi herkese.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Bir derbi nelere kadirmiş!..<br />
“Galatasaray fark yiyecek” derken, galibiyeti kaçırması” inanılır gibi değil” gibi geldi herkese.<br />
</strong><br />
Tabi kehanetin kimde olduğuna dair bahisler söz konusu iken en çok nasibi Tugay almaya aday gibi gözüktü.<br />
Hiçbir teknik adamlık deneyimi olmayan Tugay’ın böyle nasiplenmesi onun yeteneklerinden mi? Yoksa ligin kalitesizliğinden mi? O da ayrı tartışılacak bir konu ya… Neyse onu başka bir zaman dilimine bırakalım.</p>
<p>4 Mart 2010 tarihinden itibaren Galatasaray ile anlaşan Tugay imza töreninde Fatih Terim ve Adnan Polat ile beraber imza törenine katılmıştı.<br />
İki futbol adamı da Tugayın uzun yıllar altyapıda çalışarak kaliteli futbolcuları yetiştireceğini beyan etmişlerdi.<br />
Kendisi gibi, Arda gibi futbolcu beklentileri camiayı heyecanlandırmıştı.<br />
Ama…<br />
Gel gör ki kazın ayağı öyle değil.<br />
“Galatasaray yönetimi, Rijkaard`dan sonra takımın başına sizi düşünüyor, Adnan Polat, `Galatasaray`da Barcelona modeli var` dedi. Birkaç yıl sonra A takımın antrenörlüğü için ne düşünüyorsun?” sorusu üzerine de Tugay Kerimoğlu, “Ben şu an altyapılardan sorumluyum. Benim şu an öyle bir hedefim yok. Tabii ki antrenörlük tecrübesini elde etmek isterim. Blackburn Rovers`ta da çalışmalarım vardı. Şu anda hocanın arkasından gelip insanları ezmek değil, A takıma ne kadar faydalı olurum, ne kadar oyuncu verebilirim, en büyük hedefim bu” diye konuştu.</p>
<p>…Ki kazın ayağı öyle değilmiş.<br />
Altyapının suçu ne?..<br />
Yani “Galatasaray’ın altyapı ile ilgili hiç mi bir beklentisi yok?..”<br />
Demek geliyor insanın içinden…<br />
Bir maç…<br />
Bir derbi…<br />
Bir geçiş dönemi…<br />
Sonu belli olmayan bir dönem…<br />
Altyapıdan daha mı önemli?..<br />
Gırtlağına kadar borca batmış bir kulübün, çıkış noktası olması gereken altyapısını bu kadar dışlaması sadece günü kurtarmaktan başka bir şey olmadığının gerçeğinden başka bir şey değildir.</p>
<p>Belki de Tugay’ın alt yapının başına geçmesinin doğruluğunu veya yanlışlığının tartışmamız gerekirken A-Takıma çıkmasının hatasını tartışıyor olmamız bile çelişkiler ile dolu…<br />
Aslında bu sürecin başlangıcı sayın Aziz Yıldırım’ın “Türkiye’de sporcu yetiştirecek eğitimci yok” demesini onaylayan bir durum olmakla beraber bu sorunun eğitimci eksikliğinden değil, yönetici bakış açısı ile ilgili bir sorun olduğunun teyidinden başka bir şey değildir.<br />
Galatasaray belki bir derbiyi kazasız belasız atlattı ama geleceği ile ilgili bir çok endişeyi de beraberinde getirdi.<br />
Bence tüm Galatasaraylıların düşünmesi gereken konu budur.<br />
…Yoksa derbiden alınan bir puanın sevincinin Tugaya atıf edilmesi değildir.<br />
Konfiçyüs,<br />
“Hedefin bir yıl ise pirinç ek, on yıl ise ağaç dik, yüz yıl ise insan yetiştir” der.<br />
1905 kuruluş, 2010 yaşam sürüyor…<br />
105 yıl ve ortadaki insana dair sorunlar…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?campaignid=17&amp;what=60");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=a3b85aac&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?campaignid=17&amp;what=60&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=a3b85aac' border='0' alt='' /></a></noscript>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=8555&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/galatasaray-tugay-4568413.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İspanya Futbolu Bize XXL</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/ispanya-futbolu-518993.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/ispanya-futbolu-518993.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Oct 2010 10:52:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Futbolu Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Alman Futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Futbol Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Futbolu Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Nationalturk]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=8424</guid>
		<description><![CDATA[Hem Galatasaray’ın, hem de Beşiktaş’ın getirdiği iki farklı yabancı ve
İspanyol olmayan hocanın ortak yönü; İspanyol futbol sistemini iyi bilmeleri ve her iki Türk takımına da bu sistemi uygulamaya çalışmalarıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Hem Galatasaray’ın, hem de Beşiktaş’ın getirdiği iki farklı yabancı ve<br />
İspanyol olmayan hocanın ortak yönü; İspanyol futbol sistemini iyi  bilmeleri ve her iki Türk takımına da bu sistemi uygulamaya  çalışmalarıdır.</strong></p>
<p>Gerçi Hollanda Futbol yapısının İspanyol yapısı ile ortak yönlerinin fazla olması<br />
Rijkaard ve Galatasaray için avantaj görünse de, sistemin Sosyolojik yapısı ve oyuncu kalitesi maalesef sıkıntıları da beraberinde getirmiştir. Bunun yanında ki en önemli sıkıntı: Rİjkaard’ın</p>
<p>Galatasaray’ı Barcelona gibi “kurumsal” kimliğini tamamlamış bir takım olarak algılama ile işe başlamasıydı.</p>
<p>Belki çok sonra fark etmiştir; Türkiye’de takımların tüm yapısal unsurları saha</p>
<p>kenarında ki hoca kadardır.<br />
Zaten sırf bu yüzden işe başlayan tüm hocalar işe 1-0 mağlup başlamaktadırlar.<br />
Ayrılırken de hükmen mağlup olurlar.<br />
Hele-hele bize uygun olmayan futbol kurgusu ile cebelleşmek ise tam bir sıkıntı…<br />
İşte İspanyol futbol yapısı…<br />
İşte bizim futbolcu yapımız…<br />
Arada ki fark en az Kopenhag kriterleri kadardır.<br />
İspanyol oyun kurgusu rakip saha da oynama, çok pas yapma, derinlemesine oynama,<br />
hareketli oyun, boş oyun ve iradeyi hakim kılan “özgürlük” üzerine kurulmuştur.<br />
Ama en önemli özelliği ise;<br />
Rakip sahada ki hücum organizasyonunun aynı zamanda savunma prensiplerini de içermesidir.<br />
Yani…<br />
İki prensipin iç içe geçmesini sağlayan üstün bir disiplin yapısına sahip olmasıdır.<br />
İşte bizim için işin can alıcı nokta burasıdır.<br />
Rakip sahada kurulmuş bir hücum prensiplerini içeren ”özgür” oyunun “disiplin” sorunudur.<br />
Eğer bu özgürlük içinde ki disiplin sağlanamazsa,<br />
savunma diye kurgu oluşamaz ve mağlubiyetler kaçınılmaz olur.<br />
Hücum kurgusu içinde özgürlük ve savunma disiplini…<br />
Bizde oluşamayan veya sıkıntılı olan iki olgu…<br />
O yüzden bize İspanyol futbolu XXL dır.</p>
<p>Bize yakın olan L veya M nedir diye düşünürseniz?..<br />
Alman ve İtalyan oyun kurgusunun tamamı sahanın her yerinde total disiplin içermesi, bize bu her iki oyun kurgularını da daha yakın kılmaktadır.<br />
Sistemler aynı zamanda toplumların yaşam gerçeklerinin aynasıdır.<br />
Alt yapısı oluşturulmamış bir takım uygulamalarda ki fiyaskolar bizlerin gelecek ile ilgili her hangi bakış açısına sahip olmamıza en büyük engeldir.<br />
O yüzden “özgürlük” kişiselleştirilmiş ve “disiplin” biat ettirilmiştir.<br />
Ne zaman özgürlük ve disiplinin kolektif şuur kültürünün olmazsa olmazı olduğunu anlarsak;<br />
İşte o zaman bir şeylerin farkına varmaya başlarız.<br />
Sanırım; haddimizi bilmekle başlayacak her şey.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?campaignid=17&amp;what=352");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=ac81bd90&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?campaignid=17&amp;what=352&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=ac81bd90' border='0' alt='' /></a></noscript>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=8424&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/ispanya-futbolu-518993.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Piontek&#8217;ten Hiddink&#8217;e</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/sepp-piontek-guus-hiddink-32045023.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/sepp-piontek-guus-hiddink-32045023.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2010 08:40:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Guus Hiddink]]></category>
		<category><![CDATA[Hamit Altıntop]]></category>
		<category><![CDATA[Milli takım haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Takım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Çetin]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Sarıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sepp Piontek]]></category>
		<category><![CDATA[Sepp Piontek Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sepp Piontek Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=8302</guid>
		<description><![CDATA[Yıl 2010. Türkiye Ulusal Takımı Almanya ile Berlin’de maç yapıyor ve 3-0 yeniliyor. Herkes ne oluyoruz derken değerli hoca Hiddink’ten tarihi açıklama geliyor, “1-0 veya 2-0 bitseydi sorun olmazdı ama 3-0 bitmesi her şeyi berbat etti”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-8303" title="Sepp Piontek" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/sepp_piontekk-280x186.jpg" alt="" width="280" height="186" />Yıl 2010. Türkiye Ulusal Takımı Almanya ile Berlin’de maç yapıyor ve 3-0 yeniliyor. Herkes ne oluyoruz derken değerli hoca Hiddink’ten tarihi açıklama geliyor, “1-0 veya 2-0 bitseydi sorun olmazdı ama 3-0 bitmesi her şeyi berbat etti”</strong></p>
<p>Hayır, Verilecek cevap yok.</p>
<p>Adam Hollandalı 4-3-3 iyi oynatır ve her şeyi bilir, laf söylemek de anlamsız olabilir.</p>
<p>Geçmişine baktığımızda; ortada ki başarı ve başarısızlıkların dengesi ile beraber, Dünya Futboluna katkısı ise yok derecesinde.</p>
<p>Peki… Bize katkısı ne?..</p>
<p>7 lig maçı seyri,</p>
<p>Oğuz Çetin&#8217;in raporlarının okunması,</p>
<p>Sabri’nin sol bek oynayışı,</p>
<p>Hamit’in sol çizgi oynayışı,</p>
<p>Nuri’yi sadece Almanya’ya karşı oynatması…</p>
<p>Bunlar; yarar mı? Zarar mı? Siz karar verin.</p>
<p>Peki diğer yabancı hoca Piontek ne yaptı…</p>
<p>Hayır adımız yabancı düşmanına çıkmasın diye örnek vermiyorum; aksine hak ettiği için Piontek’i örnek veriyorum</p>
<p>1990 Yılında Türkiye Ulusal Takımıyla anlaşıp işe koyulurken…</p>
<p>1986 yılında Danimarka’yı ilk defa Dünya Kupası Finallerine götürdü,</p>
<p>Daha önce ise; 3-5-2 sistemini bularak var olan sistemlere karşı alternatif yaratma cesaretini gösterdi.<br />
Yani, futbol emekçisiydi…</p>
<p>Onun kurduğu alt yapı ile Danimarka 1992 yılında Avrupa Şampiyonu oldu.</p>
<p>İlk göreve başladığında Türkiye Ulusal Takımı daha önce 8-0 yenildiği İngiltere’ye karşı Wembley’de 1-0 yenilerek Hiddink’in aksine hiç ummadığımız cesarette bir mağlubiyet aldı.</p>
<p>Bu mağlubiyet bizim için kırılma noktasıydı…</p>
<p>Sanki olumlu sürecin başlangıcı gibi herkese görünmüştü.</p>
<p>Artık 8-0 yenilmiyorduk ve hücum etme cesaretini gösteriyorduk…</p>
<p>Hatta abartarak! Ünal’ın şutu direkten bile dönmüştü.</p>
<p>Ve biz henüz Dünya üçüncüsü olmamıştık!..</p>
<p>Hatta o zamanlar Alman Ulusal takımı Avrupa ve Dünya Şampiyonu olmaya aday kuvvetli bir takımdı!!!</p>
<p>Bu günkü gibi sadece Dünya üçüncüsü değildi.</p>
<p>1990 tarihinde Dünya Şampiyonu olmuş bir Almanya vardı.</p>
<p>Piontek, tüm zamanını Türkiye’de geçirerek işinin hakkını vermeye çalışan bir kişilikteydi.</p>
<p>Sadece A-Ulusal Takım için değil bu işin alt yapısı olan Ümitleri ve Genç Takımlar ile de ilgilenerek geleceğin Ulusal Takımını kurmaya çalışmıştı.</p>
<p>Ki o Ümit jenerasyonu; Akdeniz Oyunlarındaki başarıdan sonra…</p>
<p>A takım seviyesine geldiklerinde:</p>
<p>Galatasaray için UEFA Şampiyonluğunun alt yapısı,</p>
<p>Dünya Üçüncüsü olan Ulusal takımın alt yapısını oluşturmuştu.</p>
<p>Fatih Terim ve Rasim Kara ise Türkiye Futboluna teknik adam olarak Piontek tarafından hazırlanmıştı.</p>
<p>Şenol Güneş’in başarısını küçültmek gibi bir gayret olmadığının anlaşılmasını da rica ediyorum.</p>
<p>Süreç ise…</p>
<p>İstanbul’dan Erzurum’a Bir Piontek ile,</p>
<p>İstanbul’dan Amsterdam’a bir Hiddink arasında sanırım oldukça büyük bir fark var.</p>
<p>En az Azerbeycan maçı kadar…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<p><strong><div class="blog610 solahizala ustara20">
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="610" height="90"> 
    <param name="movie" value="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/29-ekim-avrupa-610x90.swf" /> 
    <param name="quality" value="high" /> 
    <embed src="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/29-ekim-avrupa-610x90.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="610" height="90"></embed> 
  </object> 
 <div class="solahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="http://www.hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Hot-Affiliates Reklamları</a></div> 
<div class="sagahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="mailto:info@hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Bu panoda reklam ver.</a></div>
</div></strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=8302&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/sepp-piontek-guus-hiddink-32045023.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mesut Özil Sendromu 2</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/mesut-ozil-sendromu-53468313.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/mesut-ozil-sendromu-53468313.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Oct 2010 12:19:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Jose Mourinho Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Sendromu 2]]></category>
		<category><![CDATA[Mourinho]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Mesut Özil Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik Direktör Jose Mourinho]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=8225</guid>
		<description><![CDATA[Müslüm Gülhan: Mesut Özil Sendromu 2]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Daha önce Mesut Özil sendromunu yazdığım için 2 kullandım.<br />
</strong><br />
Birinci yazıda yazmaya çalıştığım şey; Mesut’un olayının Almanya’ da ki Türkiye kökenli futbolcular için kırılma noktası olacağına dairdi.<br />
Hala olacağı kanısındayım.<br />
Artık Almanya’da ki futbolcularımız çantada keklik değil; Mesut bu süreci tersine çevirecek gibi görünüyor.<br />
Gelelim gündeme, Türklük ile alakalı duygusal tepkimelere…<br />
Önemli olan doğru saptamaları yapmak lazım ki resmin bütününü doğru görelim.<br />
Öncelikle;<br />
Mesut Özil olayı Fatih Terim döneminin bir yansımasıdır.<br />
Ailesinin, Mesut için Terim’den oynama garantisi istemesi; Terim tarafından süreci başlamadan bitirilmesine neden olmuştu.<br />
Peki, neden böyle bir garanti istenmişti?<br />
Önlerinde Nuri Şahin örneği ve sonra ki dönemde onları haklı çıkaran 2008 Avrupa şampiyonasında Almanya’da oynayan Türkiye kökenli futbolcuların bertarafı durmaktaydı.<br />
Nuri Şahin 18 yaşında Avrupa’da yıldız adayı gösterilirken, hatta Chelsea tarafından transferi düşünülürken…<br />
A Ulusal Takıma seçilip hazırlık maçı oynatıp bir daha A Ulusala çağrılmayıp Ümit takıma yollanılması ve sürekli orada oynatılması ciddi kaygı nedeni olmuştu.<br />
Özil ailesi için kötü için iyi bir örnek oluşturmuştu.<br />
Hala Almanya’nın yıldız futbolcusu olmuşken, A Ulusal da oynatılmaması da cabası…<br />
2008 ise tam bir kabustu…<br />
Hamit dışında kimse Almanya liginden Ulusal kadroya alınmamıştı.<br />
Bunlar ortalıkta dururken nasıl olurda yıldız adayı Mesut ve ailesi garanti istemesin, hatta korkmasın.<br />
Dünya futboluna yıldız futbolcu yetiştirmek kolay iş değil…<br />
O futbolcunun tüm sportif ve sosyal sorumluluklarını üstlenmek gerekir.<br />
Ailesinin tüm koşullarını kolaylaştırmak gerekir.<br />
Tıpkı löw’ün Mesut için yaptıkları gibi.<br />
Tıpkı Serdar Taşçı’ya Alman Ulusal takımında kaptanlık vermeleri gibi.<br />
Biz ise Nuri Şahin için ne yaptık ki Mesut için yapalım.<br />
Eğer Mesut Türkiye’yi seçseydi eminim Terim onu da Ümit takıma yollardı.<br />
Oğuzda aynı süreci devam ettirip bugün ki koşullarda onu tribüne Nuri’nin yanına çekirdek yemeye yollardı.<br />
Mesut’u haklı çıkaran diğer bir husus var ki…<br />
Her futbolcu Dünya Kupasında oynamak ister.<br />
Her futbolcu vitrinde olmak ister.<br />
Ulusal Takımımız yıllar sonra 2002 de Dünya Kupasına katılıp üçüncü oldu.<br />
Sonra…<br />
Hala gruplardan çıkmayı başaramıyoruz.<br />
Peki Almanya!..<br />
Her Dünya kupasında var, hep ilk üç için oynuyor.<br />
Ve her futbolcu vitrinde;<br />
Mourinho işte bu koşullar için de Mesut’u Real Madrid’e aldı.<br />
2008 de çok başarılıydık , ama kimse bir yere gidemedi?..<br />
Gerçek ise; gidebildiği kadar futbolcu Avrupa’ya gitmeliydi, hala gitmeli.<br />
İşte Türkiye’de kalan Arda Turan’ın durumu…(Dünya Futboluna Yıldız adayı olurken)<br />
İşte Mehmet Topal…<br />
Kırk yıllık Valencia’lı gibi oynamakta.<br />
Ama hala Oğuz Çetin tarafından beğenilmedi, Ulusal Takım için yeterli değil!..<br />
Mesut için gurur duyulması gereken durumdayız.<br />
Hem bize karşı en önemli faktör olması için,<br />
Hem futbolu için,<br />
Hem Real Madrid içinde ki kalitesi için.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?zoneid=327");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=ae296b1f&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?zoneid=327&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=ae296b1f' border='0' alt='' /></a></noscript>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?zoneid=326");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=a7b7267a&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?zoneid=326&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=a7b7267a' border='0' alt='' /></a></noscript>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=8225&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/mesut-ozil-sendromu-53468313.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Putlaştırılmış Metin Oktay</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-putlastirilmis-metin-oktay-249683.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-putlastirilmis-metin-oktay-249683.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2010 08:05:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Metin Oktay]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Sporcuları]]></category>
		<category><![CDATA[Gol Kralı Metin Oktay]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Oktay]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Oktay Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Oktay Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Oktay Tesisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Oktay Video]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Metin Oktay Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=8164</guid>
		<description><![CDATA[Ölen insanlarımızı anma şeklimiz, sanırım metot olarak bize has özellikler taşımaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Ölen insanlarımızı anma şeklimiz, sanırım metot olarak bize has özellikler taşımaktadır.</strong></p>
<p>Ölenlerin anma töreninin mezar başında yapılması ve katılan sayısının her yıl istikrarlı bir şekilde azalması bu duruma örnek verilebilir. İşin özüne baktığımızda; ölen kişinin toplum üzerinde yarattığı etkilerin gözden kaçırılarak şekillerle uğraşılması ne ölen kişiyi anlamamıza yardımcı olmakta ne de törene bir anlam katmaktadır.</p>
<p>Metin Oktay sadece gol kralı mı?</p>
<p>Taçsız kral mı?</p>
<p>Sadece santrafor mu?</p>
<p>Yoksa bir insan mı?</p>
<p>George Best ve Bobby Charlton, İngiliz ve dünya vatandaşları için ne ifade ediyorsa, Metin Oktay’ın anlamı da Türkiye ve dünya için o olmalıdır. Burada tartışılması gereken, bu etkinin oluşamama sebepleridir.</p>
<p>Ben yıllardır Metin Oktay hakkında herhangi bir bilimsel araştırma, panel veya sempozyum yapıldığına şahit olmadım.</p>
<p>Galatasaray Kulübünde de mezar başı anma törenlerinin dışında Metin Oktay’ın sporcu ve sosyal taraflarını anlatan detaylı bir çalışması olmadığını, hatta buna öncülük etme gibi bir kaygı taşımadıkları hissiyatı oluşmuştur.</p>
<p>Galatasaray camiasının okullu olma özelliğinin bu konuda ciddi bir ironi teşkil ettiğini belirtmek isterim.</p>
<p>Metin Oktay’ın Türkiye ve dünya futbolları ile ilgili düşüncelerini, futbolun içerik olarak ne olduğunu ve olması gerektiğine dair yorumlarını, gol atama hazını, golün bir santrafor için ne ifade ettiğini, takım olma nedenlerini ve kendini bu sürecin neresine koyduğunu kısacası futbolu anlatmasını isterdim.</p>
<p>Metin Oktay’ın sporculuk kariyerinde en üst noktada olduğu zaman, Türkiye’yi ve dünyayı algılamasıyla ilgili düşüncelerini, demokrasi algısını, özgürlük anlayışını, bir erkek olarak kadına bakışını bilmek isterdim.</p>
<p>Yani, Metin Oktay bir insan… Sadece futbolcu değildi.</p>
<p>Türkiye’deki yeni nesle Metin Oktay’ı sadece gol kralı olarak tanıtıp, bir insan olarak ne olduğunun altını dolduramazsak, unutulmasını kaçınılmaz olur.</p>
<p>Metin Oktay bir isimden ve mezar taşından ibaret değildir.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<div class="blog610 solahizala ustara20">
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="610" height="90"> 
    <param name="movie" value="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/29-ekim-avrupa-610x90.swf" /> 
    <param name="quality" value="high" /> 
    <embed src="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/29-ekim-avrupa-610x90.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="610" height="90"></embed> 
  </object> 
 <div class="solahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="http://www.hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Hot-Affiliates Reklamları</a></div> 
<div class="sagahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="mailto:info@hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Bu panoda reklam ver.</a></div>
</div>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=8164&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-putlastirilmis-metin-oktay-249683.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Futbolda yabancı harakirisi</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-futbol-yabanci-harakirisi-174938.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-futbol-yabanci-harakirisi-174938.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 15:14:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Alex]]></category>
		<category><![CDATA[Emmenike]]></category>
		<category><![CDATA[Futbolda yabancı harakirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Guti]]></category>
		<category><![CDATA[Isaac]]></category>
		<category><![CDATA[Lugano]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Nationalturk]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Niang]]></category>
		<category><![CDATA[Nobre]]></category>
		<category><![CDATA[Simpson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=7805</guid>
		<description><![CDATA[Müslüm Gülhan: Futbolda yabancı harakirisi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Pazar akşamı TV seyrederken ekranın altındaki bantta maç sonuçları geçmeye başladı ki bir şey dikkatimi çekti…</strong><br />
Fenerbahçe-Manisa maçının gollerine baktım Alex, Niang , Lugano, Isaac, Simpson  atmışlar<br />
Karabük-Beşiktaş maçının gollerine baktım Emmenike, Nobre, Guti, Quaresma atmışlar.<br />
Galatasaray maçında da keza yabancılar gollerin yarısını atmış.<br />
Futbol Federasyonu yabancı futbolcular için yeni bir uygulama başlattı: 6-2-2 kuralı…<br />
Uygulanmakta da…nasıl olur da yabancı oyuncu transfer edilirde  kulübeye ve tribüne gönderilir anlaşılır gibi değil?..<br />
Hangi koşullarda veya maç trafiğinde bu oyunculardan verim alına bilinecek ki belli değil!<br />
Yıl içinde toplasınız kaç maç yapılıyor zaten!..<br />
Nasıl bir mantık?..<br />
Hem para, hem verim, hem yerli oyuncu kaybını sağlayan bu sistemin uygulanmasının gerekçeleri açıkça ortaya konamamıştır.<br />
Yok, eğer büyük kulüplerin ellerindeki hatalı olarak alınan yabancılardan kurtulma yolu olarak ve bununla beraber yeni yabancı oyuncu transferi sağlamak amacıyla uygulanıyorsa iki kere hata yapılmaktadır.<br />
Birincisi, kadroda kullanılmayacak yabancı oyuncu sayısının şişmesi.<br />
İkincisi, yerli ve altyapıdaki genç oyuncuların önünün kapanması&#8230;<br />
Bunlar; uzun vadede kaliteli yerli oyuncu yetişmesinin önünü kapatacak gerekçelerdir.<br />
Şimdiden Ulusal Takımın kadro sıkıntısı olarak ortada durmakta ki büyük kulüplerde yedek veya sakat oyuncular kadroya çağrılmakta.<br />
Şu anda tek jenerasyon futbolcular ortada durmaktadır… ikincisi için sadece tek-tük isimler söylenebilinir, ama kadro açıklamak oldukça zor görünmektedir.<br />
Şayet Avrupa’dan örnek verilecekse…<br />
Unutulmasın ki orada Bossman kararlarından dolayı serbest çalışma izni olduğundan AB üye ülke futbolcuları yabancı statüsünde sayılmamaktadır.<br />
İngiltere’ bir Fransız futbolcu yedek veya tribünde oturabilir çünkü o Fransız oyuncu aynı zamanda İngiliz futbolcu konumundaki tüm haklara sahiptir.<br />
Türkiye Ligi için ödenen paraların büyüklüğü karşısında,saha, tesis ve oyuncu kalitesindeki çelişkiler; spor anlamında futbola ciddi zararlar vereceği kaçınılmazdır.<br />
Sadece yabancı almak için almanın altında futbol dışı gerekçelerin yatması olduğu şüphesi oluşmakta en azında bende öyle.<br />
Etik bakımından futbolun mesleki unsurlarına darbe almakta…<br />
Bu sürecin sonunda nasıl olurda başarıdan söz edilebilinir?..<br />
Edilemediği gibi Fenerbahçe ve Galatasaray Avrupa’da ikinci sınıf takımlara elenmesi aslın da bir şeylerin kötü gittiğinin ilanıdır.<br />
Daha önemlisi; bence bu kötü gidişin başındayız.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?campaignid=17&amp;what=352");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=ac81bd90&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?campaignid=17&amp;what=352&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=ac81bd90' border='0' alt='' /></a></noscript>
<p><strong><br />
</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=7805&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-futbol-yabanci-harakirisi-174938.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Aurelio in Necip out</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-aurelio-in-necip-out-174523698.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-aurelio-in-necip-out-174523698.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 08:23:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[M. Aurelio in Necip out]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Aurelio]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Aurelio Beşiktaş'ta]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Aurelio Transfer]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=7727</guid>
		<description><![CDATA[Müslüm Gülhan: M. Aurelio in Necip out]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Az gelişmişliğin en önemli sorunu; insana yapılamayan yatırımlardır.</strong></p>
<p>Çünkü kendi yaşadığım toplum ve mevcut devlet yapısı her zaman insan faktörünü ikinci plana atarak, kendilerini kutsama modunda, yaşamımızı ayarlamaya çalışmışlar ve üstelik de bunu başarmışlardır.<br />
Kutsal devlet…<br />
Kutsal büyükler…<br />
İnsanlık sadece kutsama tepkisinde, ikinci bir varlık konumunda kala kalmış.<br />
İşte biz kendimizi ikinci konumunda tutarken; karşımıza en birinciler çıkmaktadır.<br />
Bunlar; saydığım kendi kutsallarımızın dışında, bizim yarattığımız ilah durumundaki ithallerimizdir.<br />
Geldikleri konuma kendileri de şaşırsalar da durumun hiç fena olamadığını sezip ortamdan yararlanmaya özen gösterirler.<br />
Çoğu da kendi toplumlarında ikinci durumdalar…<br />
Asıl” ironi” burada.<br />
70 Milyonluk toplumda nedense onlar gibilerini bir türlü bulup çıkartamayız.<br />
Çünkü öncelikle insan yetiştirmek:<br />
Emek ister…<br />
Sabır ister…<br />
Akıl ister…<br />
Sistem ister…<br />
Uzman ister…<br />
Eğitim ister…<br />
…Ve ciddi maliyetlerde yatırım ister.<br />
Bunlarla uğraşmak zaman ister.<br />
Kolayı var:<br />
İthalat üzerine kurulu tüketim…<br />
Tıpkı ekonomideki gibi insan ithalatı…<br />
Ve acı olan hasbelkader ortaya çıkan insanlarımızı da bu girdap içinde yok etmemizdir.<br />
Pırıl-pırıl, genç insanlarımız…<br />
Mehmet Aurelio haklı…<br />
Hem de yerden göğe kadar haklı…<br />
Bu olayı düşünmesi gereken bizleriz.<br />
Necip’in resmini karşımıza koyarak düşünmemiz gereken bizler…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?campaignid=17&amp;what=352");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=ac81bd90&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?campaignid=17&amp;what=352&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=ac81bd90' border='0' alt='' /></a></noscript>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=7727&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-aurelio-in-necip-out-174523698.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaray&#8217;ın derdi oyuncu, Rijkaard’ın sistem</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/galatasaray-oyuncu-rijkaard-sistem.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/galatasaray-oyuncu-rijkaard-sistem.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 13:38:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Galatasaray Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=7641</guid>
		<description><![CDATA[Müslüm Gülhan: Galatasaray'ın derdi oyuncu, Rijkaard’ın sistem]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Sayın Aziz Yıldırım iki hafta önce futbolcular ile yaptığı “kötü gidişin nedenleri” toplantısında; Emre ve Alex’e dönerek “Zico ve Dedeyi siz istemediğiniz için yolladım” dedi.</strong></p>
<p>Demesiyle birlikte “Kral Çıplak” olduğu ortaya çıktı.<br />
Bu konuyu nereye bağlıyacağımı anlatayım:<br />
Rijkaard, Galatasaray’ı toparlayamıyor. Bu bir sonuç&#8230;<br />
Bana göre nedeni: Galatasaray’ı Barcelona gibi kurumsal anlamda  tüm yapısal sorunları tamamlamış  kulüp olarak algılayıp gelmesidir.<br />
Kazın ayağı öyle değil&#8230;</p>
<p>Sayın Aziz Yıldırım’ın Sabah’ta çıkan haberini bu yüzden yazdım.<br />
Türkiye’nin en önemli kulüplerinden biri olan, 1907’de kurulan Fenerbahçe Kulübü’nün başkanı, teknik adamların görevlerine son verirken futbolcuların taleplerine göre hareket ediyor.<br />
İşte bizim kurumsal kimliğimiz!!!!<br />
Hiçbir yapısal sorunları halledememiş olan büyük kulüplerin teknik adamları eğer kendilerine ait çözüm mekanizmaları yoksa sudan çıkmış balığa dönerler ki işte Rijkaard&#8230;<br />
Kendine ait ekolü olmayan “Türkiye Futbolu” ve bunun uzantısı olan; yapısal sorunlu  kulüplerdeki tüm sorumluluk, gelen teknik adama aittir.<br />
İşte bu yapıda olamayan teknik adamı getirirseniz başarısızlık kaçınılmaz olur.<br />
Rijkaard  örneği gibi.</p>
<p>Elindeki futbolcu kalitesine ve bütçesine bakmadan İspanya’da öğrendiği sistemi uygulamaya çalışması; file zorla zürafa olduğunu itiraf için işkence yapmaya benzer.<br />
Rıdvan Dilmen her ne kadar yerli oyuncuların kalitesinin Galatasaray için yeterli olduğunu savunsa da ben aynı kanaatte değilim.<br />
Arda, Baroş ve Kewell’ı çıkarırsak takımdan, geriye  sadece  normal   standarttakiler  kalıyor.<br />
Olanların farkına varamayan Rijkaard, bu nedenden dolayı zaaflarının ortaya çıkmasını engelleyemedi.<br />
Öncelikle Galatasaray’ın Barcelona olmadığını anlaması gerekir.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?campaignid=32&amp;what=152");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=a2289ebc&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?campaignid=32&amp;what=152&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=a2289ebc' border='0' alt='' /></a></noscript>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=7641&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/galatasaray-oyuncu-rijkaard-sistem.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğlenceli Hazırlık</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-eglenceli-hazirlik.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-eglenceli-hazirlik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 12:27:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Aeorillo]]></category>
		<category><![CDATA[Arda Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Emre]]></category>
		<category><![CDATA[FİFA kokartlı bir hakem]]></category>
		<category><![CDATA[FİFA kokartlı Hakem]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Spor Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Çetin]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Çetin Kİmdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=7508</guid>
		<description><![CDATA[Ulusal takımın resmi maça bu kadar yaklaşmışken yaptığı hazırlık müsabakasındaki sıkıntılar oldukça fazla idi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Ulusal takımın resmi maça bu kadar yaklaşmışken yaptığı hazırlık müsabakasındaki sıkıntılar oldukça fazla idi.</strong></p>
<p>Maça döneceğim de Kanaltürk’ün iki yorumcusu hakkında da bir şeyler söylemek gerektiği inancındayım.<br />
Birincisi; iki eski hakemi aynı anda yorumcu olarak çıkarmak sanırım taktiksel analiz bakımından sıkıntılar yarattı.<br />
Sadece:<br />
-ben vermem.<br />
-sen verirmisin?<br />
-doğru karar.<br />
Gibi değerlendirmeler maçın yorumu için beklentileri ne kadar karşılar bilemiyorum.<br />
En azından bir tane teknik insanın orada bulunması gerekirdi.<br />
İlk yarıdaki en önemli aksaklık :<br />
Kadro da sadece Arda ve Hamit’in adam eksiltme özelliğine sahip oyuncular olmasıydı ki  oyunu ön tarafa gitmesini engelledi.<br />
Aeorillo, Nuri, Emre daha çok oyun bozan, top kapan oyuncular, oyun kurma ve rakip eksiltme, asist yapma özellikleri çok kuvvetli oyuncular olamaması oyunu fazlasıyla  sıkıştırdı.<br />
Hele-hele Emre’nin Mevlüt arakası oynaması anlaşılır gibi değildi.Hem hücum etkinliği azalttı, hem de gol pozisyonu bulmayı engelledi.<br />
O yüzden ilk iki pozisyon 21 ve 35 dakikada geldi.<br />
Sanırım Türkiye futbolunu bekleyen en önemli sıkıntı, günümüz koşullarına uygun stoper bulunamaması ve bulunmayacak olması.<br />
Hakan Balta’nın bu açık için düşünülmesi bu sorunu daha da derinleştirmektedir.<br />
Penaltının verilmesi FİFA kokartlı bir hakem için ciddi hata olduğu ortada…<br />
Gökhan Gönül’ün de hakemin “Penaltı mı?” sorusana evet demesi de ayrıca tartışılması gereken  etik bir konu.<br />
Sırp hakemin iyi niyeti bizim zaaflarımızı kapatacak kadar etkili olmadığı da bir gerçek.<br />
Bu kadroda hala eskinin oyun izinin olması da Oğuz Çetin katkısı olarak algılamamız lazım da… Eğer ortada geçmişe ait bir hata var idiyse niye aynı hatalar devam ediyor  veya Oğuz’un etkisiyle niye ettiriliyor anlamak güç.<br />
Hiddink niye bu kadar stresliydi oda belli değil…<br />
Sadece hazırlık maçı…<br />
Beni üzen diğer bir hususta:<br />
Nihat gibi bir oyuncunu hazırlık maçının son 2 dakikasında oyuna alınmasıydı ki nasıl böyle bir şey yapılır anlamakta güçlük çekiyorum.<br />
Nihat olayı bana göre takım ahengini sağlamak için ciddi kimyasal sorun.<br />
Bu tip kimyasal sorunlar; yapısal sorunlara dönüşür ki o zaman maçlar sadece kaybetmemeye oynanır.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<script type='text/javascript'><!--//<![CDATA[
   var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php':'http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ajs.php');
   var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);
   if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';
   document.write ("<scr"+"ipt type='text/javascript' src='"+m3_u);
   document.write ("?campaignid=3&amp;what=212");
   document.write ('&amp;cb=' + m3_r);
   if (document.MAX_used != ',') document.write ("&amp;exclude=" + document.MAX_used);
   document.write (document.charset ? '&amp;charset='+document.charset : (document.characterSet ? '&amp;charset='+document.characterSet : ''));
   document.write ("&amp;loc=" + escape(window.location));
   if (document.referrer) document.write ("&amp;referer=" + escape(document.referrer));
   if (document.context) document.write ("&context=" + escape(document.context));
   if (document.mmm_fo) document.write ("&amp;mmm_fo=1");
   document.write ("'></scr"+"ipt>");
//]]&gt;--></script><noscript><a href='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/ck.php?n=aae6d7f5&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://www.ajansreklam.net/ad/www/delivery/avw.php?campaignid=3&amp;what=212&amp;cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&amp;n=aae6d7f5' border='0' alt='' /></a></noscript>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=7508&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-eglenceli-hazirlik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haliç Üniversitesi Avrupa Şampiyonu</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/halic-universitesi-avrupa-sampiyonu.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/halic-universitesi-avrupa-sampiyonu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 11:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi Avrupa Şampiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi Avrupa Şampiyonu Oldu]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Gündüz Gedikoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=7415</guid>
		<description><![CDATA[Haliç Üniversitesi Avrupa Şampiyonu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>İnsanın yazdığı yazıda kendini anlatabilmesi zor zanaat olduğuna inanıyorum.<br />
Hani neyi abartmayayım…</strong></p>
<p>Neyi eksik anlatmayayım! Derken sıkıntı alıp başını gidiyor.<br />
Tabi objektif olabilmek en kolay ve rahat yol.<br />
Neyse günah çıkardıktan sonra şampiyonluk hikayesine geri dönelim.<br />
2002 yılında Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Prof. Dr Gündüz Gedikoğlu’na sunduğum raporda “Eğer burslu sisteme geçip futbol takımı için öğrenci alabilirsem, 4 sene içinde Türkiye ve Avrupa şampiyonu olabileceğimizi” yazmıştım.<br />
Sayın Gedikoğlu hiç düşünmeden bu öneriyi kabul ederek uygulamamı istemişti.<br />
Ve işte her şey bu süreç ile başladı…<br />
Futbol, riski en yüksek branştır…<br />
Başarı ile başarısızlık arasındaki fark büyük değişimlere neden olur.<br />
Şiddetin tüm unsurlarını içerisinde barındırma riski vardır.<br />
Ama…<br />
İşler doğru yapılıp, doğru bir süreç izlenilirse de zevkine doyum olmaz.<br />
Hele hele bir üniversitede…<br />
2004, 2005, 2006 İstanbul Şampiyonluğu,<br />
2006 Avrupa şampiyonluğu,<br />
2007 Türkiye Şampiyonluğu, Avrupa ikinciliği,<br />
2008 Türkiye Şampiyonluğu,<br />
2010 Türkiye Şampiyonluğu,<br />
2010 Avrupa Şampiyonluğu.<br />
Düşünebilirisiniz mi?..<br />
12 Senelik Üniversite ve elde ettiği başarıların büyüklüğü…<br />
Bunun tek sebebi vardır;<br />
İstikrar…<br />
İstikrarı sağlayan koşullar ise:<br />
Siteme sadık kalma,<br />
Sistemi oluşturan saha içi ve saha dışı prensiplerden asla taviz vermeme,<br />
Güven,<br />
Sabır,<br />
Herkesin kendi işini yapıp sınırların belirlenmesidir.<br />
İşte üniversite de teknik adam olmanın dayanılmazlığı bu noktadadır.<br />
2004 ile 2008 arasındaki futbolcuları ile 2009, 2010 arasında oynayan futbolcuların iki farklı jenerasyon olması ise…<br />
Oturtulmuş prensiplerin sağlamlığının kanıtıdır.<br />
İki farklı jenerasyon ve aynı başarılar…<br />
Bu olması gerekenin kanıtıdır.<br />
İlk gruptaki; Caner, Hasan, Ümit neyse…<br />
İkinci gruptaki; Kıvanç, Onur, Adem, Eser Şen odur.<br />
Aynı ruh, aynı azim, aynı istek ve tek amaç; başarılı, doğru olan oyunu oynamak&#8230;<br />
Önemli olan; futbol için olması gerekenleri temin etmektir.<br />
Ve en önemlisi futbolu araç değil, amaç olarak görmektir.<br />
Saha içinde, saha dışında emeği geçen ve bizi destekleyen herkese sonsuz teşekkür ediyorum.<br />
Sayın Prof.Dr.Gündüz Gedikoğlu’na parantez açmak istiyorum.<br />
Kimsenin elini taşın altına koymadığı yapıda futbola yaptığınız katkıdan dolayı ve bize verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<div class="solahizala blog610">
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="610" height="90" title="national Turk Yazarları"> 
    <param name="movie" value="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/holidayinmaldives-610x90.swf" /> 
    <param name="quality" value="high" /> 
    <embed src="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/holidayinmaldives-610x90.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="610" height="90"></embed> 
  </object> 
 <div class="solahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="http://www.hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Hot-Affiliates Reklamları</a></div> 
<div class="sagahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="mailto:info@hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Bu sitede Reklam ver.</a></div>
</div>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=7415&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/halic-universitesi-avrupa-sampiyonu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şampiyon olmanın diyeti</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-sampiyon-olmanin-diyeti.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-sampiyon-olmanin-diyeti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 13:27:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Nationalturk]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nevin Yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[Süreyya Ayhan]]></category>
		<category><![CDATA[Süreyya Ayhan Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=7411</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de belirli koşullara sahip olmak için sadece mesleki ve insani koşullar yeterli olmayabiliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>Türkiye’de belirli koşullara sahip olmak için sadece mesleki ve insani koşullar yeterli olmayabiliyor.</strong></p>
<p>Koşulluları belirleyen siyasi ve ekonomik bir takım beklentilerinde giderilmesi zaman- zaman ön şart olarak önünüze cesurca konabilmektedir.</p>
<p>Eğer bunların dışında kendi koşularınızı yaratarak başarıyı hedefliyorsanız; sadece ama sadece kendinizden çok şey vermeye hazır olmak zorundasınız.</p>
<p>Hele- hele kadınsanız…</p>
<p>İşte karşımızda ibret tablosu olarak duran; Süreyya Ayhan ve yeniden kazanılan değer Nevin Yanıt.</p>
<p>70 Milyonda iki kişi…</p>
<p>İki bayan…</p>
<p>Birini hep beraber kaybettik.</p>
<p>Birini yeni kazandık.</p>
<p>Ortak noktaları kendi kendileriyle mücadele ederek değer kazanmalarıdır.</p>
<p>Destek az…</p>
<p>Başarıya ortak çok…</p>
<p>Burada gerçek anlamdaki destekçileri (az da olsa) ayırmak istiyorum ki haksızlık olmasın.</p>
<p>Ülkemizdeki spor anlamında en önemli sorun: Türkiye’nin spor politikasına sahip olmamasıdır.</p>
<p>Sporcu olma koşularını sağlayacak hiçbir bilimsel donanımın kullanılmaması, var olan büyük kaynakların heba edilmesinden başka bir şey ifadesi değildir.</p>
<p>Kendiliğinden ortaya çıkan değerleri sahiplenmeyi çok iyi bilip, korumayı ve sürekliliği sağlayacak alt yapı koşullarını sağlamamayı nasıl oluyorsa çok iyi beceriyoruz.</p>
<p>Sportif başarının neması olmaz,</p>
<p>Sadece sürekliliğini sağlama zorunluluğu olur.</p>
<p>Bu da ancak sağlam spor politikaların tabana yayılması ile sağlanır ki bizde olmayandır.</p>
<p>Var olan spor yapılanması içindeki siyasi yapının kırılıp, siyaset üstü kurumsal yapının oluşturulması en birinci başlangıç olarak önümüzde durmaktadır Ancak doğru süreç bundan sonra başlayabilir.</p>
<p>Sıkıntılı süreç içinde başarılı olamaya çalışan biri olarak, her başarıdan sonra nasıl kaygılara sahip olmanın gerçeğini iyi bilen birisiyim.</p>
<p>Nevin sadece bir gerçek…</p>
<p>Başlangıçtır ama sonuç değildir.</p>
<p>Çünkü sonuç Nevini aşacak kadar etkisi büyüktür.</p>
<p>Süreyya Ayhan da olduğu gibi…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<div class="solahizala blog610">
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="610" height="90" title="national Turk Yazarları"> 
    <param name="movie" value="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/holidayinmaldives-610x90.swf" /> 
    <param name="quality" value="high" /> 
    <embed src="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/holidayinmaldives-610x90.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="610" height="90"></embed> 
  </object> 
 <div class="solahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="http://www.hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Hot-Affiliates Reklamları</a></div> 
<div class="sagahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="mailto:info@hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Bu sitede Reklam ver.</a></div>
</div>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=7411&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-sampiyon-olmanin-diyeti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;ye yazık oldu</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/turkiye-dunya-kupasi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/turkiye-dunya-kupasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 08:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fifa 2010 Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Terim Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Terim Hamburg Yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[Hiddink]]></category>
		<category><![CDATA[Messi]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Fatih Terim]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Dünya Kupası Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye 2010 FIFA Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Dünya Hupası 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Yazık Oldu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=7069</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'ye yazık oldu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6941" title="Müslüm Gülhan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/muslum_gulhan_yaziresmi.jpg" alt="" width="100" height="132" /></a>“Kıtaların Festivali” olan Dünya Kupasının doyumuna zevk olmadığı süreci sonlanırken, kendimizle yüzleşmemiz gerektiği kanısına vardım.</strong></p>
<p>Vardım varmasına da, bu sadece beni bağlayan bir şey olmadığı da açıkça ortada…<br />
Sağ olsunlar her kanalda “Dünya Kupası” hakkında yorum ve açıklamalar istemediğiniz kadar…<br />
Katılabilmenin anahtarlarını bulmamız gerektiği inancındayım.<br />
Tabiî ki hiçbir kanal bu süreci atlamak istemez.<br />
Ama bizim payımıza düşeni de alıp kafa yoralım…<br />
Bu davet de benim!..</p>
<p>Futbolda ki paritenin bu kadar kapandığı bir Dünya Kupasını görürmüyüz bilemiyorum.<br />
Tamamen takımların sistematik yapılarının ön plana çıktığı bu yapı da ki yıldız adaylarının da tarifi değişimi uğradı ki bu kaçınılmazdı.</p>
<p>İşte; Mesut, Forlan, Xavi, Villa. Suarez, Schneijder, Robben, İniesta.<br />
Messi gibi üst düzey bir oyuncu bile takımın yapısal sorunları için de yok oldu.</p>
<p><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/turkiye-milli-takim-2.jpg"><img class="size-full wp-image-7073 alignleft" title="turkiye-milli-takim-2" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/turkiye-milli-takim-2.jpg" alt="" width="280" height="210" /></a>Türkiye Ulusal Takımına baktığımızda hem sistematik yapının kurulabilme kolaylığı,<br />
hem de bu sistem içinde yıldız oyuncuyu Dünya Futboluna sunma kolaylığını kaçırmanın sıkıntısı her maç seyredişimde ne yazık ki karşıma çıkmaktadır.</p>
<p>Kişiler ile uğraşmayı bir kenara bırakarak her ne olursa olsun bu Dünya festivaline katılma anahtarlarını bulma becerisini göstermek zorundayız.</p>
<p>Düşünürmüşsünüz lütfen…</p>
<p>Bu renk cümbüşü içinde olma şansını.<br />
Bizim kendi karakteristik renklerimiz inanılmaz farklılıklar yaratacağından adım gibi eminim.<br />
En azından; Vuvuzuleya karşılık zurnayı çıkarma şansını kaçırdık!!!</p>
<p>Her kesin olması gerekenler ve olamayanlar hakkında bir öz eleştiri yapması kaçınılmaz durumda.<br />
Aksi taktirde doğruların ne olması gerektiğini bulamayıp, kısır döngü içinde futbol rantına hizmet edilmiş olunur.</p>
<p>Önceliği teknik adamlara vermek gerekir.</p>
<p>Fatih Terim’in süreci çok önemli!<br />
Hem sahadaki oynanan futbol ve sonuçları hakkında…<br />
Hem de Almanya’da ki gurbetçi futbolcuların kaybedilmesi ve sonuçları hakkında…<br />
Terim’in sonuçlarında Dünya Kupasına katılmak yok.<br />
Mesut Özil yok.<br />
Hiddink ise başka bir bakış açısına sahip.</p>
<p>Bana göre; Ulusal Takımları ihale gibi alıp belirli bir sonuca getirip “Beyler sizin başarınız ancak bu kadar olur” diyerek başka bir Ulusal Takım ihalesine katılarak sürecini bitirir.</p>
<p>Bizim şimdi; kendi payımıza düşen başarıyı Hiddink’ten beklemekten başka yapacak bir şeyimiz olmadığı gerçeğiyle yaşamamız gerekmekte.</p>
<p>26-02-2010 tarihli yazımda Türkiye Ulusal Takımı için Löw’den başkasının doğru olamayacağını belirtmiştim.<br />
Mesut için gösterdiği çaba referans olarak yeter de artar bile.</p>
<p>Hele elindeki Türkiye kökenli yeni futbolcu jenerasyonu bizim için bulunmaz bir fırsattı.<br />
Teknik adam olarak Almanya’nın dünya kupasında ki başarısı zaten orta da…</p>
<p>En önemli farklılık ciddi bir futbolcu kaynağını Türkiye’ye döndürecek olmasıydı.<br />
İşte bizim tartışmamız gereken gerçeklerimiz ve biz.</p>
<p>Belki “final” oynayabilecek durumdayken; evde maç seyretmemiz bana göre vicdan azabından başka bir şey değil.</p>
<p>Vicdan da,<br />
Kimin?..</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<div class="solahizala blog610">
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="610" height="90" title="national Turk Yazarları"> 
    <param name="movie" value="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/holidayinmaldives-610x90.swf" /> 
    <param name="quality" value="high" /> 
    <embed src="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/holidayinmaldives-610x90.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="610" height="90"></embed> 
  </object> 
 <div class="solahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="http://www.hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Hot-Affiliates Reklamları</a></div> 
<div class="sagahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="mailto:info@hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Bu sitede Reklam ver.</a></div>
</div>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=7069&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/turkiye-dunya-kupasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıtaların Rengi</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/kitalarin-rengi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/kitalarin-rengi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 09:01:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kupası 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kupası 2010 Final Maçı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Dünya Kupası Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Spor Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6899</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Kupasının renk ayrımı; tamamen kıtaların rengini ortaya koymaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/kitalarin-rengi-futbolistan.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6900" title="Dünya Kupası: Kıtaların Rengi" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/kitalarin-rengi-futbolistan-194x220.jpg" alt="" width="194" height="220" /></a>Dünya Kupasının renk ayrımı; tamamen kıtaların rengini ortaya koymaktadır.</strong></p>
<p>Bence böyle büyük bir organizasyonda sadece ülkelerden söz etmek kıta insanlarına haksızlık olur kanaatindeyim.<br />
Kıtanın karekterestik özellikleri tüm sahip olduğu ülkelere küçük nüans farkları ile yansımıştır. Bunları görmezden gelmek sanırım bütünü inkarı anlamına gelir.<br />
Günlük yaşantıları, olaylar karşısındaki duygusal tepkiler, yaşam şekilleri…<br />
Spor ile ilgili koşullara bakıldığında; farklılıklar bütünün içindeki ayrıntılardan başka bir şey olamadığıdır.<br />
Dünya Kupasının en önemli özelliği; endüstriyel yaftasını bir kenara bırakırsak, kıtaların kendilerini eşit koşullarda ifade etmelerinin ortamının sağlanmasıdır.<br />
İşte Afrika’nın renkleri…<br />
Hayta kalabilmenin mucizesi ile özgürlük histerisinin sahaya yansımasından başka bir şey değildir.<br />
Sürekli koşmak,<br />
Sürekli sıçramak,<br />
Sürekli saldırmak,<br />
Eğer arkada bir bedel ödenecekse gözlerini kırpmadan bunu vermek.<br />
Tek amaçları siyah insanı yaşamın kıyısında tutabilmek<br />
Asya’da ki küçük sarı benizli insanın amacı; çalışıp didinip var olduğu toplumu başarı ile temsil etmektir. Başarısızlık da ki sonucu baştan kabul ettiği kesin olup mücadeleye öylece başlamışlardır.<br />
Başarmanın yolunun kolektif mücadeleden geçtiğinin bilincinde top oynamaları kıtanın karakteridir.<br />
Güney Amerika…<br />
Namı değer “Latin Amerika”.<br />
“Latin Ayakta Ölür” sözü boşuna söylenmemiştir.<br />
Dansın,<br />
Estetiğin,<br />
Ruhlarındaki özgürlük mücadelelerinin hovardalıkları,<br />
Ve isyanın sahaya yansımasının tüm ayrıntılarını hepsinde görebilmekteyiz.<br />
Salsanın, çaçanın, tangonun ayrıntılarını ortaya koymalarındaki ahenk hepimizi büyülemektedir.<br />
Uzak diyarlar…<br />
Uzaklardaki beyazların, imparatorluklarına olan bağlılıklarını ortaya koymaları tamamen bir sınırsız güç gösterisinden başka bir şey olmadığı açıkça ortadadır.<br />
Yerlilerden farklı ve üstün olma paranoyası onları daha saldırgan ve dirayetli kılmıştır.<br />
Aslında bu bir Anglo-Sakson histeriden başka bir şey değildir.<br />
Avusturalya, Yeni Zellanda bu grubun en iyi örneğidir.<br />
Amerika ise bunlara yakın Latine uzak çakma Avrupa  kültürün yansımasıdır.<br />
Avrupa’nın açılımı ise:<br />
Araştırmak,<br />
Geliştirmek,<br />
Denemek,<br />
Var olana tempo kazandırmaktır.<br />
Renklerdeki ahenk farklı olmakla beraber aslında zenginliğinde gösterisidir.<br />
İngilizlerin kuralcılğı,<br />
Akdeniz de ki sıcaklık ve ateş,<br />
Almanların mekanik yapısı,<br />
Slavların spora olan genetik uyumu,<br />
Koloni egemen ülkelerin renk ayrımı!!!<br />
Kuzeydeki sabır ve dirayet,<br />
Oyun temposundaki birliktelik, yaşamın sınırlarını ortadan kaldırmıştır.<br />
İnsanı keşfetme ile ortaya çıkan felsefi anlam, sömürme ihtirasının olduğu zamana denk gelmesi bir zenginlik ifadesidir.<br />
İşte o zenginlik yeşilin üstünde de kendini net olarak ortaya koymaktadır.<br />
Kıtaların yaşamsal süreçleri ayrışmalar üzerine kurulsa da özdeki bütünlüğü ortadan kaldırması mümkün değil.<br />
Zenginlikleri karşılıksız sunabilecekleri bu ortamın tadını çıkarmak da bir zenginliktir.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6899&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/kitalarin-rengi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Sarp’ın Teri Elona’ da Olsa</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/galatasaray-mustafa-sarp-elona.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/galatasaray-mustafa-sarp-elona.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 13:28:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya Elano]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya Maçları]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilyalı Futbolcu Elano]]></category>
		<category><![CDATA[Elano]]></category>
		<category><![CDATA[Elano Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Elano Blumer]]></category>
		<category><![CDATA[Elano Blumer Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Elano Blumer Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Elano Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Elano]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Mustafa Sarp]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sarp]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sarp Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sarp Hangi takımda]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sarp Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sarp Resimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6857</guid>
		<description><![CDATA[Futbolun unsurları göreceli bir takım değerler içerse de başarıyı kıstas aldığımız zaman da doğrularını ortaya koymak kaçınılmaz oluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/galatasaray-elano-mustafa-sarp.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6858" title="Mustafa Sarp’ın Teri Elona’ da Olsa" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/galatasaray-elano-mustafa-sarp-280x165.jpg" alt="" width="280" height="165" /></a>Futbolun unsurları göreceli bir takım değerler içerse de başarıyı kıstas aldığımız zaman da doğrularını ortaya koymak kaçınılmaz oluyor.</strong></p>
<p>Takım kurmanın amacı kazanmak üzeredir.<br />
Yapılan transferler bu başarıyı sağlayan temel faktörlerin başında gelmektedir.<br />
Neye göre transfer yapılır?<br />
Tartışılması gereken konu bu olmalı.<br />
Alınan veya alacağınız oyuncunun özellikleri ile sizin takımızın özellikleri arasındaki bağ ne ki? Bu transferi yapmak istiyorsunuz.<br />
Elano sanırım bu çerçevede tartışılması gereken bir futbolcu.<br />
Son Brezilya maçını da çok fazla baz almadan tartışmak gerekir.<br />
Bakış noktası olarak Dunga ne bekliyor ve oynatıyor…<br />
Rejkard ne bekliyor ve oynatıyor…<br />
Her iki takımdaki oyun anlayışında çok fark olmamasına rağmen verimlilikteki fark nerden kaynaklanmaktadır?..<br />
Sanırım aldığı sorumluluk ve ona verilen sorumluluklar burada kilit rol oynamakta.<br />
Galatasaray Elano’dan beklentisi ile oynatıldığı oyun ve takım arkadaşlarının oyun içindeki onun oyununu ortaya çıkaracak şablonun olmaması, buradaki Galatasaray’ın sorunu olarak gözükmektedir.<br />
Elano aşağı yukarı her maç ortalama 9 km koşmaktadır.<br />
Ve hiç terlemediği var sayıldığına göre ortada bir verim kaçağından söz edilmesi gerekliliği gözükmektedir.<br />
Bu kaçağı incelerken bence Mustafa Sarp’ı da incelememiz lazım.<br />
Çünkü suçun deliline ancak o zaman ulaşabiliriz.<br />
Sarp’ın hücum bölgesindeki katkısını ve kullandığı top sayısını Elona ile kıyasladığımızda sanırım ortaya bir ‘cari açık’ çıkacaktır.<br />
Ama maalesef bu ‘cari açık’ ekonomideki gibi bizim aleyhimize olan açıktır.<br />
Çünkü Sarp’ın donanımları ile Elano’nun donanımlarına bakıp buna göre görev dağılımı olursa verim kaybı giderilebilinir.<br />
Elano’nun olması gereken yerde sürekli Sarp olursa…<br />
Elano’nun kullanması gereken topları Sarp kullanırsa…<br />
Tabiî ki Sarp Elona’dan daha çok terler.<br />
Hatta Elano da ancak sıkıntıdan terler.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6857&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/galatasaray-mustafa-sarp-elona.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mesut Özil sendromu</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/mesut-ozil-sendromu.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/mesut-ozil-sendromu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 13:14:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[2008 Avrupa Şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih terim]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Terim Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Terim Werder Bremen]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Fatih Terim]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Kemal Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Werder Bremen]]></category>
		<category><![CDATA[Werder Bremen Mesut Özil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6759</guid>
		<description><![CDATA[2008 Avrupa şampiyonası sadece maç neticeleri bakımından sonuçlanmadı;teknik heyetin futbola ve futbolcuya bakış ve tercihleri açısından da bir yapı ortaya çıkarmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.futbolistan.net/images/haber/mesut-ozil.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6760" title="Mesut Özil sendromu" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/mesut-ozil-280x210.jpg" alt="" width="280" height="210" /></a>2008 Avrupa şampiyonası sadece maç neticeleri bakımından sonuçlanmadı;teknik heyetin futbola ve futbolcuya bakış ve tercihleri açısından da bir yapı ortaya çıkarmıştır.</strong></p>
<p>Yıldıray, Nuri, Halil&#8217;in kadroya alınmamaları gurbetçi futbolcuların Türkiye Milli Takımına olan bakış açılarının değişmesine neden oldu.<br />
Serdar Taşçı, polemik oluşturmadan direk Alman Milli Takımını seçti,duygusallığı bir kenara  bırakarak karar verdi.<br />
Mesut ise uzun bir süreç yaşadı Milli takımlar tercihinde…<br />
Babasının  Fatih Terim ile görüşmesi ve bazı güvenceler istemesi Terim tarafından “15 yaşındaki çocukla pazarlık yapmam” diyerek ret edilmeleri aslında başlangıcın sonu olmuştur.<br />
Yıldız futbolcu yaratıp Dünya futboluna sunmak sadece futbolcuyla değil onun tüm çevresine sahip çıkarak gerçekleştirilen unsurdur.<br />
Bu yaklaşımlar için tüm egoları ve saplantıları bir kenara bırakarak sosyal ve kültürel anlamda davranışı zorunlu kılar.<br />
Olayın  Almanya açısından da zorlanması Mesut ile tercihler bakımından kendi lehlerine kırılma sürecine neden olmuştur.Onların açısından bakarsak , onlara hak vermemek elde değil.<br />
Mesut kendi içlerinde yaşayan ve bir takım sosyal hakları kazanması ile beraber mesleği ile ilgili maddi ,manevi emek harcanan vatandaş olarak kabul edilmiştir.<br />
Onlar için ciddi değer ifade ediyor;sonuç ne olursa olsun.<br />
Asıl sorun bizim olaya bakış açımız…<br />
Her olayda olduğu gibi bunda da objektif değerlendirmeyi bir kenara bırakarak ; duygusallık için de milliyetçi etki ile tepkiler verdik.<br />
Ve Mesut’u hak etmeyeceği hakaretlere  maruz bıraktık.<br />
Mesut  sadece sportif anlamda seçim yapmıştır,herkesin buna saygı göstermesi lazım.<br />
Bu olayın sonuçlarının sağ duyu için de değerlendirerek analiz etmekte yarar olduğu kanısındayım.<br />
Birincisi, 2008 Avrupa Şampiyonasının tercihlerinin etkisi hala devam etmektedir.<br />
İkincisi, Mesut tercihi Almanya’da veya diğer ülkelerde yaşayan Türkiye kökenli futbolcuların bakış açıların da değişimlere neden olmuştur .<br />
Üçüncüsü bizim alehimimize kırılma süreci yaşanmaktadır.<br />
Son olarak da sayın Terim’in bu olayın arkasından Milli takımda oynamak için onurlu futbolculardan bahsetmesini talihsizlik olarak değerlendiriyorum.<br />
Mesut Alman Milli takımı için de ,Werder Bremen  için  de onurlu bir futbolcudur,üst düzey yetenekleri olan kaliteli bir futbolcudur.<br />
İnanıyorum ki onun Avrupa da ki başarıları bizler için gurur kaynağı olacaktır.<br />
Eğer tavırlarımızdaki duygusallıklar devam ederse diğer yetişen oyuncular için ‘sendrom’ vesilesi olacak tehlikeyi unutmamakta yarar olduğu kanısındayım.</p>
<p><strong>Not: Yukarıdaki yazı Müslüm Gülhan tarafından, 13 Şubat 2009 tarihinde yazılmıştır. </strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6759&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/mesut-ozil-sendromu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biz 2016&#8242;nın olabilme ihtimalini sevdik</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/biz-2016nin-olabilme-ihtimalini-sevdik.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/biz-2016nin-olabilme-ihtimalini-sevdik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 07:40:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[2016 Avrupa Futbol Şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Euro 2016 Futbol Şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[Euro 2016 Hükümet Garantisi]]></category>
		<category><![CDATA[Euro 2016 Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih terim]]></category>
		<category><![CDATA[hakan şükür]]></category>
		<category><![CDATA[Müsküm Gülhan Kİmdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan 2016 Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Senol Gunes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6564</guid>
		<description><![CDATA[Biz 2016'nın olabilme ihtimalini sevdik]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir tarafta: Platini, Zidane<br />
Diğer tarafta:Şeniz Erzik, Mahmut Özgener.</strong></p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan ile de Sarkozy eşleşmesi söz konusu…<br />
Hadi işin siyasi boyutunu bir tarafa bırakalım ki sonucu etkileyen en önemli faktör bu olmasına rağmen, gene de biz spor insanlarının eşleşmesine bakalım…<br />
Sayın Erzik spor bürokrasisinden gelen bir insan,<br />
Sayın Özgener ise spor kulübü başkanlığı yapıp dış destek ile Federasyon başkanı seçilmiş bir kişi.<br />
Futbol ile ilişkilerine baktığımızda her iki insanımız da ulusal ve uluslar arası arenada sporcu veya antrenör olarak herhangi ciddi bir geçmişleri olmadığını görüyoruz.<br />
Şimdi gelelim Zidane ve Platini’ye…<br />
Platini Avrupa ve Dünya Futbolunun gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden; hem oynadığı kulüplerin kalitesi ile hem de Avrupa’da üç kez yılın futbolcusu seçilmesiyle.<br />
Zidane için sadece Dünya Kupasını kazandırması yeter de artar bile…<br />
Zaten bu eşleşme kafadan durumu 2-0 mağlup hale getiriyor.<br />
Bence kimsenin Platini’ye kızmaya hakkı yok ki aynı durumda Sayın Erzik olsaydı aynı şeyi yapardı…</p>
<p>Sorun: bizim uluslararası futbol alanında kuvvetli isimlere sahip olamamamızdır.<br />
Ne oynanan veya çalıştırılan kulüp kalitesiyle,<br />
Ne de elde edilen başarıların büyüklüğü ile…<br />
Bir tek Galatasaray’ın ve Dünya üçüncüsü Ulusal Takımın arkasına saklanarak bir ömür geçmez.<br />
Doğru olan başarılardaki süreklilik ile beraber Avrupa Futbol Alanında aktif olarak görev almaktır. ‘Futbolcu’ olarak, ‘teknik adam’ olarak…<br />
Aksi taktir de işimiz Godo’yu beklemeye döner.<br />
Gene de Şenol Güneş, Fatih Terim, Hakan Şükür’ün orada olması konusunda yapılan yorumlarda az da olsa yarar vardı.</p>
<p>Her üç futbol adamının başarı sürecindeki sıkıntıları ister istemez etkileme şiddetini düşürüyor.<br />
Ama bilenen bir gerçek de siyasetçilerin olası başarıyı kimseyle paylaşmama egosudur.<br />
Olayın başka bir boyutu da var;<br />
Elimizin bu konular bakımından kuvvetli olmamasından dolayı; kazanmamız ve kaybetmemizin bizim elimizde olmadığı gerçeğidir.<br />
Eğer biz kazansaydık inanınki biz kazanmış olmayacaktık; onlar bize vermiş olacaktı.<br />
Tabi ki kaybetmemizde onların sayesinde…<br />
Fark ise; Fransa’nın kendi çabası ile şampiyonayı almayı başarmasıdır.<br />
Sorun bu koşullardaki hesaplaşmalarda kendi irademizin bizde olmamasıdır, olamamasıdır.<br />
” Spor Adamı” gerçeği ve kuvveti bu koşullarda ortaya çıkmaktadır.<br />
İşte Beckenbauer, işte Cruyff, işte Platini, işte Zidane…<br />
Kendimizi kandırmayalım…<br />
Biz sadece 2016’yı alabilme ihtimalini sevdik.<br />
Maketler üzerinde ki stat inşaatları eşliğinde…<br />
<strong><br />
Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6564&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/biz-2016nin-olabilme-ihtimalini-sevdik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reklamlar</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/reklamlar.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/reklamlar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 14:40:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mourinho]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Reklamlar Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6537</guid>
		<description><![CDATA[“Anneme Reklamcı Olduğumu Söylemeyin... / O Beni Bir Genelevde Piyanist Sanıyor!” Jacges Seguela’ nın kitap başlığı aslında her alan için bir şeyleri içinde barındırdığını sanıyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Anneme Reklamcı Olduğumu Söylemeyin&#8230; / O Beni Bir Genelevde Piyanist Sanıyor!”  Jacges Seguela’ nın kitap başlığı aslında her alan için bir şeyleri içinde barındırdığını sanıyorum.<br />
Yıldız olmanın koşulları vardır…</strong></p>
<p>En başında da, ciddi emek gelir.<br />
Donanımlar ve gelişmeğe açık olmak; beklentileri ve hedeflerin belirlenmesi için ciddi yol haritası olmaktadır.<br />
Tabi yıldız olmak; başarılı olmak anlamına gelmektedir.<br />
Bu da tüm komu oyu tarafından kabul görünme anlamına gelir ki zaten hedef budur.<br />
Asıl olan, hatta olması gereken, prensiplerden taviz vermeden hedefe yönelmek ve başarmaktır.<br />
Eğer koşullarını senin dışında ki yetkililer belirler ise ne başarıdan, ne hedeften, ne de prensipten bahsedebiliriz.<br />
Bu zaten sanal alem için pop-star olmaktan başka bir şey değildir.<br />
Spor Dünyasına baktığımız zaman; başarılarından dolayı yıldız olanlar ile dış etkenlerin koşullarını yerine getirerek iradesi dışında pop-star olanlar ile karşılaşmaktayız.<br />
Bu ayrımı yapmak zorundayım ki derdimi rahat anlatmayı kolaylaştırayım.<br />
Geleceğim nokta ise Yılmaz Vural’ın reklam filmindeki rolüdür.<br />
Sayın Vural Ulusal Takım ile ilgili ciddi çıkışlar yaparak kendine bir kamu oyu oluşturmaya çalıştığı döneme de denk gelmesi çok ilginç olmakla beraber benim anlatmak istediğim bu değil tabiî ki…<br />
Aldığı rolün şekli&#8230;<br />
Saha kenarın da oyuncuyu kovalama şekli…<br />
Reklamın ana teması bu.<br />
Sayın Vural’ın mesleki donanımları aşama yapabilecek düzeyde olduğu herkes tarafından kabul görülen gerçektir.<br />
Fakat Sayın Vural nedense bu olguyu göz ardı ederek piyasa koşullarını kullanmayı seçip hedefe ulaşmak arzusundadır.<br />
Tabi buda iradenin dış etkenlerin eline geçmesi anlamına gelmektedir.<br />
İşte sırf bu yüzden Sayın Vural’ın mesleki donanımlarındaki doğruları değil de kişisel sıkıntısını reklamlarda kullanmayı uygun görmüşlerdir.<br />
Sanırım Mourinho bu koşullarda rol almayı kabul etmezdi…<br />
Ki önemli reklamlarda da rol aldı.<br />
Fakat sanırım tüm koşulları da kendi belirlemiştir. Çünkü mesleki donanımlarında ki başarılarından dolayı bu rolleri almıştır.<br />
O yüzdendir Mourinho bir sözleşme yaparken kulübünde pay istemesi.<br />
Sorun Mourinho değil …<br />
Sorun doğru örnek olmasıdır.<br />
Yoksa Sayın Vural kırçıllı paltoda giydi fakat değişen bir şey olmadı, olamadı.<br />
Saha içi ve saha dışında irade kimin elindedir asıl olan budur.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6537&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/reklamlar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahlaki katagoriler ve husumet liderliği</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/ahlaki-katagoriler-ve-husumet-liderligi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/ahlaki-katagoriler-ve-husumet-liderligi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 11:25:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Fulya Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[fulya projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6486</guid>
		<description><![CDATA[Ahlaki katagoriler ve husumet liderliği]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumumuzdaki var olan ahlak bütünlüğünün dağılıp farklı gruplar tarafından oluşturulmuş ve kendine göre biçimlendirilmiş ahlak modelleri tamamen ayrışmaları neden olmaktadır.</strong></p>
<p>Tabiî ki bunların oluşmasını sağlayan bir çok argüman vardır.<br />
En önemli faktör bana göre; siyasi konjektör ile ortaya çıkan ”Biz” ve “Onlar” siyasi ve sosyal  ayrışmadır.<br />
Yaşamın her alanına egemen olan bu demokratik olmayan anlayış, sporda da kendini bir hayli göstermektedir.<br />
İster istemez bu koşullar kendine has ahlaki değerleri de beraberinde getirmektedir.<br />
Ama var olan “Doğru” “Yanlış” genel kavramları yerini kendi koşulları için geçerli olan “İyi” ve  “Kötü” kavramlarına  bırakmıştır.<br />
Haliyle ”İyi” “Kötü” kavramlarının özneleri de “Biz” ve “Onlar” olarak oluşur.<br />
Eğer kendine kuvvetli bir “Biz” tabanı oluşturursan veya oluşmuşsa, işte bu modele uygunda başkanlık veya liderlik yapısı ortaya çıkar. Hatta ya buna uygun lider olursun, ya da bertaraf olursun.<br />
Sonuç ise…<br />
“Husumet Liderliği” ortaya çıkar.<br />
Bu liderlik kavramı kendine uygun insan tipini de beraberinde oluşturur.<br />
Temelinde; karşı tarafa acımasız saldırı ve şiddet vardır.<br />
Tabanın beklentisi, karşı tarafa verebilecek en fazla zararı vermektir.<br />
Oluşan sistemin ahlaki yapısı; bütünden ayrışmış, kendi rengine bürünerek sınırları bu motiflerle belirlenmiş çıkarcı kategoridir.<br />
“İyi” ve “Kötü” kavramları renktaş olup “Biz” için çalışmaktadır.<br />
Ne kadar saldırırsan, o kadar iyi başkan olursun.<br />
Ne kadar ayrıştırırsan, o kadar kuvvetli olursun.<br />
Ne kadar kuvvetli olursan, o kadar husumetin olur.<br />
Ve ne kadar husumetin olursan, o kadar iyi olursun.<br />
İstenilen ve beklenilen başkan modeli bu…<br />
Beşiktaş’ta kimse Fulya Projesi yüzünden ortaya çıkan zarar için kızmıyor.<br />
Tabata için kimse hesap sormuyor.<br />
Ama husumet yaratılmadığı zaman ortalık ayaklanıyor.<br />
Çünkü herkes “biz” ayrıcalığını yaşamak istiyor.<br />
Galatasaray’da da kimse yapılan transfer hataları için kızmıyor ve le Franco, Jo için kimse nedenleri aramıyor…<br />
Ama “Biz” olarak onları yok etme husumeti sekteye uğradı mı vay haline yönetimin.<br />
İşte bu yüzden Fenerbahçe başkanından beklentilerdeki farklılıklar…<br />
Aziz Yıldırımı bu koşullara getiren kendisi değil, var olan yapı içindeki beklentilerdir.<br />
Bu yüzdendir soyunma odalarında ki koridorlarda hakeme ve rakip oyunculara bağırması…<br />
Basın toplantıları yaparak; TFF Başkanına ve MHK Başkanına yüklenmesi…<br />
Kendine uygun medya istemesi bu yüzdendir…<br />
“İyi” ve “Kötü” , ”Biz” ve “Onlar” için…<br />
Yaratılan krallık; husumet üzerinedir&#8230;<br />
Dürüst olmakta yarar varsa; Sayın Yıldırım doğru olanı yapmaktadır…<br />
Ortada bir yanlış varsa o da “Biz” beklentilerindeki husumettir.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6486&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/ahlaki-katagoriler-ve-husumet-liderligi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki kulvarlı yol bize zor</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/iki-kulvarli-yol-bize-zor.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/iki-kulvarli-yol-bize-zor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 14:16:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Barcelona Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi Finali]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi Finali Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6417</guid>
		<description><![CDATA[Dijitürk’ün ihalesiyle başlayan, ligimizin kalitesi üstüne yönelik söylemler; ister istemez ortaya çıkan belirgin sonuçlarla beraber kıyaslama açısından çok elverişli ortamı da yanına taşımaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijitürk’ün ihalesiyle başlayan, ligimizin kalitesi üstüne yönelik söylemler; ister istemez ortaya çıkan belirgin sonuçlarla beraber kıyaslama açısından çok elverişli ortamı da yanına taşımaktadır.</strong></p>
<p>İşte Türkiye Kupası Finali, sonucu ve genel stratejisi bakımından bizler güzel mesajlar vermiştir.<br />
Hem her iki takım için hem de her iki takım üzerinden genele yönelik mesajlar…<br />
Trabzonspor’un sadece kupaya odaklanması ile ortaya çıkan bir maçlık motivasyon debisi ile lig debesi arasındaki inanılmaz farkın izahı; anlaşıl görünmekle beraber aslın içerik olarak izahı zor bir durumdur.<br />
profesyonelliğin tek maç üstüne nasıl indirgeneceği ve prim yapacağının iyi yapıda da görüntüsü çok net ortadaydı.<br />
Farklılıklar içindeki kalitenin hem saha içinde hem de saha kenarında belirgin olarak uygulanmasının artık çıkış olmadığı anlara rastlamasının tatlı tesadüfünün izahı nedir acaba!<br />
Kalite bir bütün olarak tüm lige yayılsaydı istikrarı da beraberinde getirirdi, işte olmamasının nedenleri kanımca final maçında açıklanmıştır.<br />
Her şeye rağmen şampiyon olmamanın mutluluğu, taktiri ve etik değeri hiçbir şekilde küçümsenemez.<br />
Fenerbahçe’nin maçın tamamını rölantide oynaması,<br />
Emre’nin oyundan alınarak, kırmızı kart korkusunun sonraki maç için yaşanması,<br />
Oyuncu değişikliklerindeki gecikme ve müdahalelerde ki gönülsüzlüğü,<br />
Daum’un tercihini açıkça ortaya koymaktaydı.<br />
Daum, Trabzon ile yapılan final maçının etkisini lig şampiyonluğunun altında tutarak hedefinin Ankaragücü maçı olduğunu göstermiştir.<br />
Yani iki kulvar, Fenerbahçe’ye ağır gelerek lig şampiyonluğunu kupaya tercih etmiştir.<br />
Yani ligin kalitesi tek kulvar kadar olduğu belirmiştir.<br />
Yani lig tek haneli kadardır.<br />
İşte kalitemiz ve tempomuz budur… Kendimizi kandırmayalım.<br />
Kaliteden söz açmışken…<br />
Barcelona, geçen sene altı kulvarda şampiyon olarak kalitenin ne olduğunu ortaya koymuştur.<br />
Bunlar sadece yurt içi değil, iki tanesi yurt dışı olup prestiji en yüksek başarılardı.<br />
Aynı şekilde İnter bu sene üç kulvarda mücadele ederek o da kalitenin ne olduğunu ortaya koymuştur.<br />
En önemlisi Barcelona gibi Şampiyonlar Ligi Finali oynaması olacaktır.<br />
Bizimkilerin Avrupa kupaları ile ilgili şükürler olsun en ufak bir kaygısı yok ki hepimizi rahatlatmaktadırlar.<br />
Eğer her şeyimiz doğruysa, yanlış olan; İnter ve Barcelona mı!!<br />
Yoksa bir yerde hata var da…<br />
Biz neredeyiz.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<div class="solahizala blog610">
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="610" height="90" title="national Turk Yazarları"> 
    <param name="movie" value="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/bayern-inter-610x90.swf" /> 
    <param name="quality" value="high" /> 
    <embed src="http://www.ajansreklam.net/media/banner/tr/flash/bayern-inter-610x90.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="610" height="90"></embed> 
  </object> 
 <div class="solahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="http://www.hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Hot-Affiliates Reklamları</a></div> 
<div class="sagahizala link9 ustara2"><a class="yazi9 altcizgi" href="mailto:info@hot-affiliates.com" title="Hot-Affiliates Reklamları" >Bu sitede Reklam ver.</a></div>
</div>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6417&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/iki-kulvarli-yol-bize-zor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şampiyonluk ne anlama gelir?</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/sampiyonluk-ne-anlama-gelir.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/sampiyonluk-ne-anlama-gelir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 15:38:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Lazio Şampiyonluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Şampiyonluk Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Spor Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6408</guid>
		<description><![CDATA[Şampiyonluk, hak edilmiş bir başarının sonucudur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şampiyonluk, hak edilmiş bir başarının sonucudur.</strong></p>
<p>1992 yılında Bundesliga’da ki şampiyonluk mücadelesi son haftanın son dakikasına kadar sürmesi unutulur gibi değil.</p>
<p>Öyle bir süreç vardı ki Sututgart’ın başarıya ulaşması 90 dakika içinde defalarca gidip gelen bir şampiyonluk serüveni sonucunda ortaya çıkmıştı.<br />
Üç takım, her dakika da şampiyon adayının değişmesi; inanılmaz bir ‘haz’ kazandırdı taraflı tarafsız tüm spor kamuoyuna.</p>
<p>Aynı şekilde… 1993 yılında da Lazio’nun şampiyonluğu da büyük bir ‘tat’ vermişti.<br />
Şampiyonluk sonuçtur ve büyük emek verilerek elde edilen başarının ödülü olarak belirlenir.</p>
<p>İşin içinde emek olduğu zaman ahlaki bir saygınlık da kazanır şampiyonluk…</p>
<p>Şampiyonluğun içinde onlarca kişinin alınteri, binlerce kişinin desteği vardır. Manipülasyonlardan uzak, dış katkısız şampiyonluk herkes tarafından takdir edilir.<br />
Aksi takdirde şampiyon takımın kendi taraftarından başka heyecanın yayılması söz konusu olamaz ki kendi içinde bile bu durumdan rahatsız olanlar çıkması kaçınılmazdır.<br />
Hala 1992 ve 1993 yıllarında farklı liglerdeki örnekleri kullanabiliyorsak bunun taraftarlıkla ilgisinin olmadığı açık ve seçiktir.</p>
<p>Takdir edilerek kazanılmış şampiyonluk her zaman en iyi örnektir ve unutulması mümkün değildir. Bu başarıyı anlamlı şekilde kazanılmasını sağlayacak olan başkan ve yönetim kuruludur.<br />
Saha içinin şekli(taktiksel hariç) ise şeref tribününün yansıması kadardır.</p>
<p>Bugün eğer maçlar hakkında taraflı tarafsız herkes dış etkilerin nasıl oluştuğundan bahsediyorsa ve bunun kullanılmasının zorunluluğunu da ortaya koyabilecek cesareti gösteriyorsa, ortada ciddi bir yozlaşmanın olduğu gerçeği sonucu çıkmaktadır.</p>
<p>Siyasi baskı…<br />
Federasyonu baskı altında tutmak…<br />
Hakem kurumunun direnci kırmak…<br />
Medyayı kullanmak&#8230;<br />
Eğer bunların hepsi herkes tarafından konuşulabiliniyorsa ve kazanan memnunsa!!Ortada ne başarıdan ne de gerçek bir şampiyonluktan bahsedemeyiz. Son on yıl böyle geçti ve belki de daha da devam edecek.</p>
<p>Şaibeleri ortadan kaldırmak ancak kaliteyle mümkün olur. Bu kalite ise kulübe veya kişiye göre değil futbolun tüm kurumlarının kalitesiyle olur.</p>
<p>Maalesef futbolumuzda bir standarttan veya kaliteden bahsedemiyoruz, kısır döngü içinde, kendimizi kandırıp imparatorlar ve krallar yaratarak oyalanıyoruz.<br />
Ve bunların yaptıklarını da ‘mubah’ sayarak…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6408&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/sampiyonluk-ne-anlama-gelir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Denizli, Göçek, Bilica ile derbi sonrası</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/denizli-gocek-bilica-ile-derbi-sonrasi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/denizli-gocek-bilica-ile-derbi-sonrasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 12:44:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Futbolistan Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Denizli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6397</guid>
		<description><![CDATA[Aslında derbiyi tartışmak için uzun bir süre geçmesine rağmen uzun uzun konuşulması gereken; bizle ilgili saptamaları gündemde tutmak gerektiği kanısındayım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aslında derbiyi tartışmak için uzun bir süre geçmesine rağmen uzun uzun konuşulması gereken; bizle ilgili saptamaları gündemde tutmak gerektiği kanısındayım.</strong></p>
<p>Birinciliği Sayın Denizli’ye vermek lazım…<br />
Maça başlangıç kadrosundaki kaygıları ile maçı kazanma arzusundaki çelişki; kimsenin gözünden kaçmamıştır.<br />
Daha ikinci dakikada kaygılarının kurbanı olan Denizli, ikinci hamleyi yapmaktan bile korkar durumdaydı…<br />
Eğer maçı kazanma arzusunda olsaydı  15. dakikada Holosko’yu oyuna alırdı: Rakibe ve tribünlere “Ben bu maçı alacağım” mesajını da verirdi…<br />
Zaten 84. dakikada Holosko’yu almasıyla, Denizli sözü, “Benim kazanma ile ilgili değil, kaybetmemeyle ilgili beklentilerim var” demeye getirmekteydi.<br />
Göçek ise…<br />
En büyük zararı kendisine verdi.<br />
Hakemde olması gereken asgari şartlara sahip olmadığını, derbideki yönetimiyle herkese onaylattı.<br />
Hele hele o son kırmızı kartların izahının olabileceğini sanmıyorum.<br />
Eğer bir sporcuya veya hakeme ‘personel trainer’ tutacaksanız; öncelikle yetenek bakımdan altyapısının kuvvetli olması gerekir.<br />
Bir uygulamayı sırf yapmak için yaparsanız, saatli bomba olarak elinizde patlar ki bu kaçınılmazdır.<br />
Yani, kısaca, bir uygulamanın doğru olabilmesi; içeriğinin doğru ve dolu olmasına bağlıdır. Aksi takdirde; uygulama, uygulama olmaktan çıkar,  sadece tribünlere oynanır…<br />
Bilica’nın durumuna gelince:<br />
Avrupa’daki maçları seyrettiğinizde; saha kenarlarında ‘respect’ yazısı tabelalarda sürekli döner.<br />
Sanırım bunun anlamı da ”oyuna saygı” anlamına gelmektedir…<br />
“Eşit koşullarda” mücadele anlamına gelmektedir…<br />
Bilica’nın ‘hafriyat’ hareketi, kural hatasıdır veya değildir tartışmasından çok, ahlaki olarak değerlendirilip mutlaka ceza gösterilmeliydi.<br />
Bu ceza… mutlaka maç cezası olmak zorunda değildir.<br />
Bu ceza… bir anaokulunda veya ilköğretim okulunda yarım gün çocuklara ‘fair play’ içeriğini anlatma cezası olabilir ki bu bence en doğru ‘sosyal yardım’ olur.<br />
Çok iyi örnekmiş gibi sürekli Torres’in bir maçta aynısını yaptığını göstermek abesle iştigalden başka bir şey değil.<br />
Eğer Torres’ten örnek verilecekse; nasıl Torres olunduğu hakkında bilgi vermek en doğrusu olurdu.<br />
Bizim doğru örneklere ihtiyacımız var…<br />
Zaten kötü, her an karşımıza çıkabilecek potansiyele sahip!..</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6397&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/denizli-gocek-bilica-ile-derbi-sonrasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bursaspor&#8217;un şampiyonluk olasılığı</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/bursasporun-sampiyonluk-olasiligi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/bursasporun-sampiyonluk-olasiligi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 10:38:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell Süper Lig Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Bursaspor Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Spor Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6357</guid>
		<description><![CDATA[Geçen seneki şampiyonluk mücadelesi; mağlubiyetler üzerine kurularak belirlenmişti. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="size-medium wp-image-6387 alignleft" title="Bursaspor-Futbolistan" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/bursaspor-futbolistan-280x182.jpg" alt="Bursaspor-Futbolistan" width="280" height="182" /><br />
Geçen seneki şampiyonluk mücadelesi; mağlubiyetler üzerine kurularak belirlenmişti. </strong></p>
<p>Hatırlayacağınız gibi Beşiktaş, Sivasspor’dan daha az mağlup olarak şampiyon olmuştu.<br />
Sanki bu senede süreç oraya doğru gidiyor…<br />
Ortadaki 15 puanın kaçını takımlar kaybederse şampiyon olur hesabı üzerinde durmak lazım.</p>
<p>Tabii ki geçen sene iki takım çekişirken, bu sene dört takım çekişiyor.<br />
Fikstür olarak, Bursaspor ile Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın, Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın maçları olması puan kayıplarını tetikleyecek durumda.</p>
<p>Bu süreç içindeki en farklı konuma haliyle Bursaspor sahip…<br />
Trabzonspor’dan sonra Anadolu’dan şampiyon çıkmaması, Bursaspor için ayrıca ayrıcalıklı konum ve misyonu üzerilerine yıkmaktadır.</p>
<p>Süreci Bursaspor nasıl kullanıyor?<br />
Nasıl kullanacak? Bu çok önemli koşul.</p>
<p>Son demeçler ortamın biraz sıkıntılı olduğu izlemini vermektedir.<br />
Ertuğrul Sağlam ve başkanın açıklamaları “şampiyonluk” üzerine değil sürekli ”üzerimizde baskı yok” durumundadır.</p>
<p>Bu demeçlerin gizli gündemi; baskı belirtisinin kaygısını ortaya koymak yorumu bende bırakıyor. Bu demeçler olayın bu tarafını gösterirken, diğer taraftan Sercan ve Volkan ise Ronaldo ve Messi boyutunda hareket etmektedirler.</p>
<p>Yani, öbür tarafa geçip, şampiyonluğu aşıp, sonraki alemi yaşamaya çalışıyorlar. Halbuki ortada hala olmamış bir şampiyonluk var.</p>
<p>Hem teknik heyet ve başkan tarafından bakınca hem de futbolcu tarafından bakınca şampiyonluk motivasyonundan çok, farklılıklar ve kaygılar üzerine yorumlarla karşılaşıyoruz.</p>
<p>Sahip oldukları ve içinde bulundukları durumun, sonucuna varabilme şartlarını, sağlamaya yönelik, donanıma sahip olmadıkları izlemini ortaya koymaktadırlar.</p>
<p>Eğer kulüp ve saha içi organizatörleri tedirginlik yaşarsa; seyircinin ve şehrin beklentisi ayrıca üzerilerinde baskı unsuru olarak kalır.</p>
<p>Sonuç olarak ortaya çıkan:<br />
Bursaspor’un önceliği; şampiyon olmak üzere olduğu süreci, doğru algılayıp, stratejisini doğru belirlemesi gerekir.<br />
Aksi taktide ligi üçüncü bitirme olasılığı bile ortaya çıkabilecektir.</p>
<p>Büyük takım olabilme Bursaspor’un elinde, hatta bu nokta Bursaspor için kırılma noktası durumdadır; üst düzey takım kalabilmek için.</p>
<p>Şampiyon olmak; iyi takım olma olgunluğunun göstergesidir.</p>
<p>Önce Türkiye’de, sonra Avrupa’da&#8230;</p>
<p>Şimdi ise herkesin ayaklarını öz güven içinde yere basma zamanı.<br />
Bu bir sınav, sadece şampiyonluk için değil, iyi ve üst düzey takım olabilmek için.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<p><!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --> <!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6357&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/bursasporun-sampiyonluk-olasiligi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölümün Gerçekliği</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/olumun-gercekligi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/olumun-gercekligi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 09:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Alp Can]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Alp Can Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6255</guid>
		<description><![CDATA[Yaşam koşullarımızı belirlerken; sürenin sanki hiç bitmeyecekmiş gibi düşünerek hareket ederiz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam koşullarımızı belirlerken; sürenin sanki hiç bitmeyecekmiş gibi düşünerek hareket ederiz.</strong></p>
<p>Ta ki çevremizden birinin ölümü  ile karşılaşıncaya kadar&#8230;<br />
O an kendimizde yüzleşme anıdır&#8230;<br />
Ölümü yanımızda hissetmek; artık bunu da hesaplamamız gerektiğini ortaya koyar.<br />
Bir de kaybettiklerimizin boşluğunu hissetmek var ya işte o çok koyar insana.Onu görmezsek de, uzakta olsak ta, onun varlığı yerini korumaktadır.<br />
Ama kaybetmek başka bir sonsuzluktur ruhumuzun derinliklerinde. Çünkü bu saatten sonra dolduramayız yerini sevmek yada sevmemek üzerine anlamsızlıklara rağmen.Varlığı nasıl bir parçamızsa yaşam ile bizimle olan…kayıp da bir boşluktur bizim ile beraber yaşamımızın içinde sürecek olan ve asla bitmeyecek bir boşluk&#8230;<br />
İlk tanıştığımız gün ile başlayan boşluk; kavgalarını, sevinçlerini, tartışmalarını ve coşkularını kronolojik sıra ile arşive alır.<br />
&#8230;Ve başlarsın yalnızlığın yüzleşmesi ile beraber arşivi kullanmaya.<br />
İstesek de istemesek de günlük yaşam içindeki objeler bizi yakalar anıları kullanmak üzere.Acı ile dolu mutluluğun kullanım alanıdır bu süreç .<br />
Artık yaşam reflekslerin bunu kabul ederek sana yeni bir alan yaratmıştır; onun başkalarınca unutulmasının gereksizliği bizi bağlamayan etki olarak bizim ile beraber sonsuzluk sözleşmesi yapar.<br />
Gerçi &#8220;21.Yüzyılda ölümün acısı bir ay sürer&#8221; dedirtse de bizi bağlayan bir şey yoktur unutturtmaya dair.<br />
Zaten duygularımızın ve belleğimizin arşiv zenginliği buna izin vermez.<br />
Evet sevgili ALP CAN bizimkide böyle bir şey.<br />
Doğadaki mekanın cennet olsun .</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6255&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/olumun-gercekligi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekolümüz: İstikrarsızlık</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/ekolumuz-istikrarsilik.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/ekolumuz-istikrarsilik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 15:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan TEKEL]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6196</guid>
		<description><![CDATA[Futbolun çok popüler olmasına rağmen aslında tüm spor yapımız için istikrarsızlık adeta bir sistem olmuş durumda.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Futbolun çok popüler olmasına rağmen aslında tüm spor yapımız için istikrarsızlık adeta bir sistem olmuş durumda.</strong></p>
<p>Branşları incelediğimizde; başarı seviyesinde ve başarının takımlara göre dağılımındaki değişkenlik bir zenginlikten veya rekabetten değil aksine başarısızlıktan kaynaklandığını görürüz.<br />
Olimpiyatlar,Dünya şampiyonaları, Avrupa Şampiyonaları kıyas açısından bizim için çok iyi örnekler teşkil etmektedir.İşin ilginç yanı bazen katılamamak bile bizim için çok şey ifade edebilir.<br />
Tabi gene dönüp dolaşıp işi futbola getireceğim, çünkü talep bakımından ve bütçe bakımından büyüklüğü ile başarı arasındaki çelişki paritesi o kadar açık ki bizim için çok değerli kıyas aracı olmaktadır.<br />
Futbolda kıyas için tanımlar yaparsak:<br />
Sahada oynanan ile medya gözünde oynanmış olan arasındaki farkının hala anlanamamış olması, anlayamamak&#8230;<br />
Teknik adamların beklentileri ve takım hedefleri arasındaki oluşamayan ortaklık bizim için ne ifade ediyor hala farkında değiliz.<br />
Yöneticilerin futbol yorumları ile Dünya Futbolu arasındaki&#8217; bu ne demek şimdi&#8217; karşısında apışıp kalmamızı nasıl ifade ederiz?<br />
Bahis üzerine kurulmuş takımlar ve oynanan oyun için maniple edilmiş tasvirlerin içeriğindeki siyah abilerin bir türlü bulunamaması!!<br />
Şike üzerine hala hukuki anlamda yasal boşluğun olmasının nedensizliği…<br />
1905 yılında kurulmuş kulüp başkan adayının 70 milyonluk ülkede bir türlü bulamadığı  sistem adamını İngiltere ve İspanyada bulmaya çalışması. En azından Peter Kenyon(Chelsea olmadı GS yi verelim)<br />
Tek bir sistem özelliğine sahip takımların hatta sadece psikolojik gazla bile şampiyonluğa oynayabilmesi. Sivas&#8217;tan Bursa&#8217;ya giden yol.<br />
Üç büyüklerin yıllarca üç maymunu oynamaları.Duymadım, görmedim, bilmiyorum&#8230;<br />
Bu üçlü o kadar çok tuttu ki alan memnun satan memnun.Seyirci memnun , medya memnun, bahis memnun.<br />
Zaten yurdumun insanı artık günlük beklentiler üzerine yaşam felsefelerini kurmuşlar!!!<br />
Bir gol, bir asist, bir çalım, bir küfür, bir tekme,bir bilet , bir bıçak darbesi bile yeter de artar bile&#8230;<br />
Alt yapılardaki futbolculara 5-2 yi tamamlayan olarak bakılması ..Haksızlık yapmayayım bazen perşembe günleri çift kalede 11 de tamamlıyorlar.<br />
Ve Mr Kenyon&#8217;dan medet beklentisi ( Acaba bu öneriyi ortaya koyanlar Türkiye ile İngiltere arasındaki saat farkının farkındalar mı?)<br />
Eğitim seviyesindeki kaliteli düşüş&#8230;<br />
Eğitimi düşünmeyen futbolcu kitlesi&#8230;<br />
Bunların hepsini bir bir toplandı  mı tek bir sonuç veriyor; anlamlı bir başarısızlık<br />
Bizde zaten anlam kazandırmak için kullana bildiğimiz kadar bunu kullanmaya çalışıyoruz.<br />
Deve kuşu misali kıç pozisyonundayız.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6196&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/ekolumuz-istikrarsilik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daum Sendromu, Aziz Yıldırım ve Dede</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/daum-sendromu-aziz-yildirim-ve-dede.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/daum-sendromu-aziz-yildirim-ve-dede.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 10:16:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Futbol Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Daum]]></category>
		<category><![CDATA[Daum Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6146</guid>
		<description><![CDATA[Kulüplerin neden Alman çalıştırıcı ile çalışmak istedikleri açıktır…
Başkanla uyumlu çalışırlar… Dışarıya kolay kolay demeç vermezler… Paralarını aldıkları sürece sorun çıkarmazlar…
Tabi ki bu özellikler Türkiye’de ki kulüp başkanları için bulunmaz nimettir.
Daum ise bunlara sahip olmak ile beraber bizim koşullarımızda artıları olan bir çalıştırıcıdır.
En önemli özelliği ise kısa dönemde patlayıcı başarılar sağlayarak camiayı gaza getirmesidir.
Fakat uzun vadede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kulüplerin neden Alman çalıştırıcı ile çalışmak istedikleri açıktır…</strong></p>
<p>Başkanla uyumlu çalışırlar… Dışarıya kolay kolay demeç vermezler… Paralarını aldıkları sürece sorun çıkarmazlar…<br />
Tabi ki bu özellikler Türkiye’de ki kulüp başkanları için bulunmaz nimettir.<br />
Daum ise bunlara sahip olmak ile beraber bizim koşullarımızda artıları olan bir çalıştırıcıdır.<br />
En önemli özelliği ise kısa dönemde patlayıcı başarılar sağlayarak camiayı gaza getirmesidir.<br />
Fakat uzun vadede de bir o kadar kulübe zarar verir, önemli değil o da ‘görev zararı’…<br />
Demeçlerindeki kamu- oyuna verdiği mesajlar bazen “benden istediler” gibi olmakla beraber akıllıca topu yönetime veya başkana atarak kendini sıyırmayı biliyor.<br />
Buda bizim ona katkımız!<br />
Bu sene Daum gelir gelmez Alex’in Fenerbahçe’si ile anlaşarak işe koyuldu.<br />
Çünkü Dede ile Alex anlaşamayıp; Dede kendine göre bir Fenerbahçe yaratmaya çalışıyordu&#8230;<br />
Bu Fenerbahçe’de Alex’in işi zordu; o yüzden Dede gidip Daum gelmişti.<br />
Brezilya kökenli futbolcuların Dede tepkisi maalesef skora ve oyuna yansıyınca her Türkiye takımı gibi Fenerbahçe de faturayı Dede’ye keserek işi Duam’a havale etti.<br />
Şimdi görün ki Daum da Dede gibi faturayı almak üzere…<br />
Şimdi kim suçlu,<br />
Kim suçsuz ve kim haklı gibi bir takım saplantılar içinde sıkışıp kalıyoruz.<br />
En önemlisi Aziz Yıldırım bu sürecin neresinde durmaktadır.<br />
Her şeyi en baştan itibaren gözden geçirmeyi düşündüğüne göre sürecin asıl sorumlusu başkanlık makamı görünmektedir.<br />
Diğer bir sorun ise Fenerbahçe Spor Kulübünün yönetim kültürü içerisinde hiçbir zaman oluşamayan yetki dağılımına rağmen Spor Direktörünün atanmasıdır.<br />
Tek yetkili olan başkanlık makamının asla kabul edemeyeceği bu oluşumun yinede başkanlık makamınca kurulması işin içinde farklılıkların aranmasına neden olmaktadır!!!<br />
Sanki biraz başkanlık makamının yıpranmasını korumak için açılmış bir sipere benzemektedir.<br />
Toplum olarak kağıt üzerindeki farklılıkları kullanmayı severiz de sıkıntı sadece içeriğinin özentiden ibaret olmasıdır.<br />
Çünkü bu oluşumlar bize ait değil…<br />
Farklı kültürlerin oluşumudur.<br />
Başka sorunda Fenerbahçe’de ki Brezilyalıların Avrupa Futbol Kültüründen uzak olmalarıdır.<br />
Latin anlayışının Türkiye üzerindeki etkisi zaman içerindeki dilimlerde belki kısıtlı başarı getirebilir; fakat Avrupa Arenasında başarı beklentisinin oluşumunda yetersiz kaldığı yaşanılarak öğrenilmiş bir doğru olarak karşımızdadır.<br />
Fenerbahçe’nin gözden geçirmesi gereken doğruları ile başarı beklentisindeki yanlışlıklarının kıyası ancak zihniyet farklılığı ile giderilebilineceğinin tüm camianın görmesi gerekmektedir.<br />
Her sene sadece şampiyonluk hesabı yapılan esnaf anlayışının terk edilmesi kaçınılmazdır.<br />
Artık Fenerbahçe’nin yeni Daum sendromlarını yaşamasına zamanı yoktur.<br />
Futbolda doğru tektir.<br />
Kişilere bağlı olmakla beraber doğru isimlere ihtiyaç vardır.<br />
Ve doğru zamanda!!</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6146&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/daum-sendromu-aziz-yildirim-ve-dede.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Spor Siyallaşırsa şiddet kaçınılmaz olur</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/spor-siyallasirsa-siddet-kacinilmaz-olur.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/spor-siyallasirsa-siddet-kacinilmaz-olur.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 12:19:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa-Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır-Bursa Maçları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6124</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa’da yaşanan sosyal değişimleri yaşamamız bizim kendimize has bir demokrasi anlayışımızın oluşmasına neden oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa’da yaşanan sosyal değişimleri yaşamamız bizim kendimize has bir demokrasi anlayışımızın oluşmasına neden oldu.</strong></p>
<p>Tabiî ki bunun adına demokrasi demek komik olur ama maalesef bizde böyle işliyor. Durum bu olunca ortaya büyük bir açık çıkmaktadır.<br />
İşte bu süreçte demokrasi açığımızın yerini haliyle alt kültür başlıkları almakta…<br />
Bunların tamamıda feodal kırıntılardan oluşur nokta.<br />
Noktadan geleceğim yer siyasetin müdahale alanları ve müdahale olmaması gereken alanların sınırlarının çizilebilmesine.<br />
Feodal kırıntıdan oluşan siyasetimiz yıllardır her iktidarın kendine ait kurum şekillendirmeleriyle karşılaşmaktadır.<br />
“Her şey bana bağlı olsun”,<br />
“Her yerde bizim adamlar olsun”,<br />
“Her yer ve her kes bana biat etsin”.<br />
İşte karşılaştığımız demokrasi kültürü bu.<br />
Haliyle sporda bu kültürden nasibini almaktadır. Hem de fazlasıyla.<br />
Bizim adamlar kim?..<br />
Spor ile bağlantıları ne kadar?..<br />
Donanımları Türkiye’ye ve dünyaya hitap ediyor mu?<br />
Ve en önemlisi siyaset üstü biri mi?<br />
İşte süreç burada tıkanıyor…<br />
Çünkü bizim adamlar bizden olanın yanında oldukları için taraf oluyorlar.<br />
Bizim adamlar karar mekanizmasında bize uygun kararlar alıyorlar.<br />
Bizim adamlar sporun var olan rekabet onurunu ayaklar altına alıyorlar.<br />
Ve kendilerine karşı taraf yaratıyorlar.<br />
İşte bütün sorun karşı tarafın yaratılıp ortaya çıkmasıdır.<br />
Karşı taraf statta veya sahada hak ettiği davranışı veya sonucu alamayınca ortaya bir tepki koymaktadır, bu tepki önceleri cılız kalmakla birlikte zamanla şiddet unsurlarını kullanmaya yönelik olur.<br />
Tekrar sonuç alamazsa bu sefer şiddetin tüm unsurlarını kullanmaya başlar.<br />
Aslında bu tepki; şiddeti ortaya çıkaran tüm unsurların temeli siyasi yapıya aittir Hiç bir şekilde sporla ilgili bir unsur taşımamaktadır.<br />
Futbol ise bu unsurların tamamını çok rahat içinde barındırmaktadır.<br />
Haluk Ulusoy dönemi,Mahmut Özgener dönemini incelediğimizde tamamen siyasetin yönlendirmeleriyle karşılaştığımız gerçektir.<br />
Futbol gibi çok büyük kitlelere hitap eden ve çok büyük ekonomik güce sahip olan ve yanlış yönlendirmelere hemen tepki veren bu branş siyasi yönlendirilmeye bulaşırsa şiddet olarak hemen tepki verir.<br />
İşte Bursa-Diyarbakır, Diyarbakır-Bursa maçları yukarda sıraladığım tüm unsurlar için en iyi örneklerdir.<br />
Gerçek spor insanı olmanın nedeni siyasi oluşumlara tepki vererek, sporu kendi sınırlar içerisinde tutmayı başarmaktır.<br />
Bedeli ne olursa olsun.<br />
İşte Süper Ligin kalitesi,<br />
Ulusal Takımın durumu…<br />
Her şey ortada.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6124&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/spor-siyallasirsa-siddet-kacinilmaz-olur.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Löw&#8217;ün 100&#8242;lük Jenerasyonu</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/lowun-100luk-jenerasyonu.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/lowun-100luk-jenerasyonu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 11:39:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Federasyonu Löw]]></category>
		<category><![CDATA[Ersun Yanal]]></category>
		<category><![CDATA[Guus Hiddink]]></category>
		<category><![CDATA[Löw]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Özgener]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Özil]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Spor Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Raşit Çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[Raşit Çetiner Ersun Yanal]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Ulusal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=6002</guid>
		<description><![CDATA[Hiddink ile yazılıp çizilenlere baktığımızda; haklılık ve haksızlıklarla ilgili birtakım saptamalar yapmak mümkündür. Tabii bu saptamalar kendimizi bağlayan gerçekleri oluşturur…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hiddink ile yazılıp çizilenlere baktığımızda; haklılık ve haksızlıklarla ilgili birtakım saptamalar yapmak mümkündür. Tabii bu saptamalar kendimizi bağlayan gerçekleri oluşturur…</strong></p>
<p><img class="size-full wp-image-6034 alignleft" title="low-alman-milli-takimi-kadrosu" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/low-alman-milli-takimi-kadrosu2.jpg" alt="low-alman-milli-takimi-kadrosu" width="340" height="220" /></p>
<p>Mahmut Özgener için Hiddink ismi çok şey ifade etmektedir.<br />
Üstündeki baskıdan ve zamandan sıyrılmak için Hiddink ismi çok yerinde isim olabilir.</p>
<p>Bizdeki kırılma noktalarını yabancılar sayesinde yaşamamıza rağmen Hiddink’in fazla olan profesyonel hali başlangıç için bizleri biraz futbol dışına iten olumsuz açıklamalara neden olacağa benzer.</p>
<p>Başarı konusundaki kısır döngünün olumsuz etkileri bizleri başka türlü olumsuzluklara sürüklemektedir.</p>
<p>Bir de bu süreci etkileyen bizim gerçeklerimiz var…<br />
Öncelikle; bizim geleceğimizi sağlayacak yeni bir jenerasyondan söz etmemiz mümkün değil.</p>
<p>Ulusal Takım’ın altyapısı ile ilgili ciddi sorunlarımız olması zaten kaçınılmaz bir boyutta olduğu gerçektir.</p>
<p>Raşit Çetiner’in ve Ersun Yanal’ın çalışma programlarının bu konuda yeterli olacağını sanmıyorum.</p>
<p>Raşit Çetiner’in daha önceki Ümit Ulusal Takım seçimi ve çalıştırma metotları, Yanal’ın da bu konudaki donanım eksikliği handikap olacak gerçeklerdir.<br />
Ama bu konuda inanılmaz bir kaynak önümüzde durmaktayken biz elimiz ile bir kenara bırakıyoruz:</p>
<p>Almanya’daki Türkiye kökenli futbolcular…</p>
<p>Mesut Özil’in Löw ve Klinsman’ın ciddi çabaları sonucunda Almanya Ulusal Takımı’nı seçmesi Türkiye tarafında ciddi bir travmaya sebep olmuştu.<br />
Bu süreç sadece Mesut Özil’i bağlamadığı ortadadır. Çünkü oradaki tüm biz kökenli futbolculara model olarak ortaya konmuştur.</p>
<p>Löw’ün Almanya Federasyonu ile olan sıkıntıları onu Dünya Kupası’ndan sonra yeni arayışlara itmesi kaçınılmaz gözükmektedir.<br />
Ulusal Takım için bu kadar büyük tecrübe…<br />
Elindeki 100’lük Türkiye kökenli jenerasyon…<br />
Aileleri ve futbolcuları ikna etmek için kullandıkları ikna metotları…<br />
Bunların hepsi Türkiye lehine çevrilebilecek saptamalardır.<br />
Yani tersine göç…</p>
<p>Daha önce belirttiğim gibi “yabancı çalıştırıcının etkilerinin büyüklüğü” kendiliğinden oluşmamıştır.<br />
Koşulları etkileyen, hatta belirleyen kendine has dış faktörlerin bu çalıştırıcılar tarafından belirlenmesi, haliyle futbolumuza olumlu etki olarak farklılık yaratmıştı.</p>
<p>İşte Löw’ün bu farklılıkları; sadece Löw’ün çalıştırıcı farklılığını değil, oluşabilecek önemli kaynağın da Türkiye ye dönmesine neden olacaktır.<br />
Hiddink’e göre hiç de fena farklılık değil yani…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! -->
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=6002&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/lowun-100luk-jenerasyonu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Futbolcular işçi, TEKEL şampiyon</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/futbolcular-isci-tekel-sampiyon.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/futbolcular-isci-tekel-sampiyon.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 14:18:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Amatörler Şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbol Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan TEKEL]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[TEKEL Hakkında Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=5696</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluğumdaki futbol hastalığının en iyi rehabilite edilme şekillerinden biri de İstanbul amatörler şampiyonasıydı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukluğumdaki futbol hastalığının en iyi rehabilite edilme şekillerinden biri de İstanbul amatörler şampiyonasıydı.</strong></p>
<p>Yani namı diğer sekizler şampiyonasıydı.<br />
Hatırladığım kadarıyla; TEKEL, Gedikpaşa, Süleymaniye Sirkeci, Dikilitaş, Yeşildirek, Çapa, Cerrahpaşa, Davutpaşa, İETT genelde şampiyonaya katılan takımlardı.<br />
Maçlar  Vefa Stadyumu’nda olurdu ki o tarihlerde ki kalabalık ve izdiham bu zaman diliminde hâlâ yaşanmamıştır.<br />
Vefa’nın zemini; kışın balçık, yazın ise adeta zımpara durumundaydı. Kışın topun ağırlığı ise bir kilonun üstündeydi.<br />
O zamanki futbolcu simsarları Vefa’da yatıp kalkar, iyi futbolcuları adeta çalarak Anadolu’daki takımlara satarlardı.<br />
Bu konudaki en iyi takım Boluspor’du; şampiyonadan bu yetenekli oyuncuları alıp, bir-iki sene oynattıktan sonra yüksek miktarda paralara büyük takımlara satıp çok iyi para kazanırdı.<br />
O turnuvanın bir de gediklisi vardı: TEKEL<br />
Tam 11 sene üst üste grup şampiyonu olup tüm şampiyonalara katılan…<br />
1975-1985 arasında hep grup şampiyonu olmayı başarmış…<br />
Vural, Hüseyin, Erol, Esat, Nuri, Hüseyin, Şenol, Şeref, Halil, Sinan, Şenol takımın iskeletini oluşturan TEKEL.<br />
Takım kaptanlığını  Abdullah yapardı ki ondan biraz söz etmek lazım.<br />
Abdullah bek oynardı…<br />
Fizik yapısı öyle devasa, kalın ve sağlamdı ki zaten karşısına gelen 1-0 mağlup maça başlardı. Çalım atıp geçmeyi başaran yoktu, Bunu deneyenler ayakta değil genelde yatarak tedavi olurlardı.<br />
Takımın kazanma iç güdüsü öyle bir büyük sorumluluk omuzlarına yüklemişti ki kafa-göz ve hırs dolu oyundan vazgeçmesi mümkün değildi.<br />
Takım halinde başarılı defans yapıp, karşı ataktaki başarıları hâlâ önemini kaybetmeyen anılarıdır.<br />
Maçları genelde 1-0, 2-0, 2-1 gibi skorlarla biterdi.<br />
Forvetteki Şenol ve Sinan uçurtma durumları bekler için sadece topa çıkış anına hatırlamalarını sağlardı. Sonra; nasıl olduysa rakip kalede göründüklerinde top ya ağlarda ya dışarıdaydı, rakibin müdahale şansı hiç olmazdı.<br />
Maçlara Paşabahçe’den, Cevizli’den TEKEL işçileri takımlarını desteklemeye gelirlerdi.<br />
Kendi mesai arkadaşlarını seyrederlerdi.<br />
Paşabahçe’den gelenler anormal cömert davranıp iş hammaddeleri olan ‘anason’u yanlarında veya içlerinde taşıyarak getirip maça renk katarlardı!<br />
TEKEL işçisi mutluydu…<br />
Hem saha içinde, hem saha dışında mutluydular.<br />
Peki…<br />
Tekel, futbolcuları nasıl bulurdu?<br />
Tekel futbolcuları pek aramazdı onlar oraya gelmek için can atarlardı.<br />
Yalnız tek istekleri vardı; TEKEL’e bağlı fabrikalarda işçi olarak işe alınmak.<br />
Transferin adı; işçi olmaktır.<br />
Neden?<br />
Birincisi garanti işti…<br />
İkincisi sendikalı işti…<br />
Üçüncüsü iyi maaş, ayrıca ikramiyeleri vardı.<br />
Anlayacağınız garanti içinde ve güven dolu bir yaşamdı.<br />
Hak edilen değerledi.<br />
Ve hâlâ istenilen şeyler…<br />
İş kaybetme korkusu yok,<br />
Sürülmek yok,<br />
Açlık yok,<br />
Herkesin tek isteği var; onurlu insanca bir yaşam.<br />
“Kaptan Abdullah” sorumluluğu hepsinin omuzlarında onurlu bir apolet olarak taşınmaktadır.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=5696&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/futbolcular-isci-tekel-sampiyon.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dijitürk Flaması ve Haiti Depremi</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/dijiturk-flamasi-ve-haiti-depremi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/dijiturk-flamasi-ve-haiti-depremi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 12:15:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Dijitürk Flaması ve Haiti Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Haiti Depremi Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Spor Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=5564</guid>
		<description><![CDATA[Haiti depremi aslında sözün bittiği andır. Konuşmanın gereksizliği yerine yardım çabalarının aldığı, yardımdan uzaktaysan da gönül bağının orada olduğunu belirtmek ahlaki bir vicdandır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haiti depremi aslında sözün bittiği andır. Konuşmanın gereksizliği yerine yardım çabalarının aldığı, yardımdan uzaktaysan da gönül bağının orada olduğunu belirtmek ahlaki bir vicdandır.</strong></p>
<p>İşte öyle bir vicdan ki bizim ile gelişmişliğin ince kırmızı çizgisinin ortaya çıktığı vicdandır.</p>
<p>Hafta sonu Avrupa’dan seyrettiğim tüm lig maçlarında ve Afrika Kupası’ndaki maçlarda başlama vuruşundan önce orta yuvarlakta toplanan iki takım oyuncuları ve hakemler tüm seyirciyle beraber gönül bağlarının Haiti’de olduğunu belirtmeye çalıştılar.<br />
O sadece bir saygı duruşundan ibaret değil…<br />
O, ne olduğunu anlamanın ve çaresizliğin özründen başka bir şey değil.<br />
Ama aynı zamanda büyük bir sorumluluktur.<br />
O sorumluluğu hissettiren neydi acaba?</p>
<p>İşte bizimle özellikle Avrupa futbolu arasındaki spor anlayışının farkıdır.<br />
Futbol ne kadar endüstrileşse de içindeki ahlaki kavramları unutmamak sanırım sporu algılama farklılığı olarak bizim önümüzde durmaktadır.<br />
Peki, bizimkiler hafta sonu ne yaptı?<br />
Dijiturk’e şükranlarını sunan flamalar ile sahaya çıktılar: “Teşekkürler Digiturk.”<br />
Ne için bu teşekkür?<br />
Hiçbir şekilde kalite olarak hak edilmeyen paranın verilmesinden dolayı&#8230;<br />
312 milyon doları…</p>
<p>Sporu algılamamızdaki ince kırmızı çizgi; Dijiturk flamasıdır.<br />
Dijiturk flaması kazanılan paraların şükranı olarak taşındı.<br />
Avrupa liglerindeki maçlarda ise saygı duruşu ‘insanlık’ adına yapıldı.<br />
İşin komik tarafı; Türkiye futbolu bir türlü Avrupa futbolu ve gelişmiş diğer futbol alanları gibi kaliteyi artıran endüstriye ulaşamazsa da para konusundaki hassasiyeti inanılır gibi değil.</p>
<p>Buradaki bakış açısı devletlerin Haiti üzerindeki yıllarca sürdürülen emelleri veya devletlerin şu süreçteki yardımları değil.<br />
Sadece spor anlayışının algılanmasındaki doğruluk veya yanlışlıktır.<br />
Spor camiasındaki herkesin belirli oranda misyonları vardır. İster bunun farkına varsınlar ister varmasınlar; toplumlar bu misyonun getirilerini görmek ister.</p>
<p>Özellikle sporun sevgi ve barış alanı olduğunun beklentisine cevap verilmek zorunluluğu vardır.<br />
Eğer bu beklenti karşılanamazsa şiddet bu boşluğu doldurmak için hazır kıta olarak kapının  önünde beklemektedir.<br />
İşte bu etik davranıştaki ayraçlara herkesin sahip olması öyle bir zorunluluk ki tarifi bile yok.<br />
Federasyon Başkanı,<br />
Kulüpler Birliği Başkanı,<br />
Kulüp Başkanları,<br />
Teknik direktörler,<br />
Sporcular, hepsi önce ‘insan’, sonra ‘spor insanı’.<br />
Spor insanı olmanın öğretisi yoktur. O sadece sporu algılamadaki kültür bütünlüğüdür. Beklentilerin cevabı ancak bunun varlığına veya yokluğuna bağlıdır.<br />
Sporun içerik algılanmasından başka bir şey değildir.<br />
Ya vardır.<br />
Ya yoktur.<br />
Bu süreç, flama ile saygı  sunumu arasındaki tercih kadardır.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=5564&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/dijiturk-flamasi-ve-haiti-depremi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>321 milyon dolarlık sanal ürün</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/321-milyon-dolarlik-sanal-urun.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/321-milyon-dolarlik-sanal-urun.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 12:51:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Erman Toroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Gazetesi Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Premier League]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Spor Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sporcu hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[TFF Havuz ihalesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=5212</guid>
		<description><![CDATA[İhalenin parasal boyutunun büyüklüğü kadar, hayali de iyi etki yarattı ki hâlâ yazışmalar devam etmekte.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İhalenin parasal boyutunun büyüklüğü kadar, hayali de iyi etki yarattı ki hâlâ yazışmalar devam etmekte.</strong></p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-5317" title="ihale-futbol" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/ihale-futbol-275x220.jpg" alt="ihale-futbol" width="193" height="154" />Meblağdaki açık öyle büyük ki yazar, çizer tayfası neyi nereye koyacağını şaşırdı.<br />
Dikkat ettiniz değil mi, açık dedim?..</p>
<p>Çünkü ürün ile ödenen para arasındaki kalite farkı o kadar büyük ki ortaya kocaman bir açık çıkmakta.<br />
Ha… Bu açık paradan kaynaklanmıyor.</p>
<p>Bu açık tamamen ürünün kalitesi ile para arasındaki çelişkiden kaynaklanıyor.<br />
Aslında TFF’ye teşekkür etmek gerekir ki bu parasal boyuta bu ürünü pazarladı!</p>
<p>Havuzu düşünebiliyor musunuz&#8230;<br />
Havuzdaki kulvar paylaşımındaki savaşı doğrusu merak ediyorum.<br />
Üç büyükler ve diğerleri…<br />
Kriterler ne olacak?<br />
321 milyon dolarlık bir üründeki defoları bertaraf edecek çözümlerin bulunması kaçınılmaz görünmektedir.<br />
Yoksa ürün bertaraf olur…</p>
<p>Ürün nasıl olmalı acaba?..<br />
Veya nerden başlamalı?..<br />
Ve bence…</p>
<p>321 milyon dolar olmayan ve bir türlüde olmayan ürünün değerini bir şekilde artırılması gerek.<br />
Ligin kalitesi öncelikle yönetim tarzındaki stratejik yanlışlıkları, futbolun evrensel yapısına uygun iç değerler ile karma hale getirilip doğruların uygulanması gerek.</p>
<p>İşe buradan başlarsak;<br />
Doğru hedefler,<br />
Doğru teknik adam,<br />
Doğru futbolcu, doğru uygulama da kendiliğinden gelir.</p>
<p>Ve geniş anlamdaki başarıya ancak bu şekilde ulaşırız.<br />
Bunun yanında olmazsa olmazlar var ki yukarının anlamı onlar sayesinde ortaya çıkar:</p>
<p>Altyapıdan yetişip A takımda oynayan oyuncular için o kulüplere ciddi bir kaynak aktarılması&#8230;<br />
Altyapıdan yetişip ulusal takımlarda oynayanlar için kulübe yetiştirme kalite bedeli adı altında ödenek çıkartılması…</p>
<p>Futbolcular adına, açıkta kaldıkları zaman, sosyal güvencileri için fon oluşturup, günlük yaşantısını sürdürebilecek yardım yapılması&#8230;</p>
<p>Açıkta kalan futbolcuları düzenli antrenman yapmasını sağlayacak yapı gerçekleştirilmeli.<br />
Sporcu hastanesi yapılmalıdır.</p>
<p>Süper Lig, Bank Asya, 2. lig, 3. lig oyuncularının hepsine ve ailelerine bu hastanelerde hizmet verilsin.</p>
<p>Profesyonel futbolcu olup maddi sıkıntısı olan, üniversiteye giden sporculara burs imkânı sağlanmalı.</p>
<p>7-8 adet ulusal kamp merkezleri yapılıp yetenekli oyuncular belirli dönemlerde burada kampa alınarak gelişmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>70 milyonluk ülkede bu kadar sevilen ve imkân sağlanan spor branşı için sınırsız yabancı talebinin anlamsızlığını sağlamak için fon mu oluşturulmalı?..</p>
<p>Yoksa ciddi önlemler ile Türkiye futboluna kalite sağlayacak yabancılar dışında kendi futbolcularımızın önünü mü açmalıyız.</p>
<p>Ürünün kalitesini artıracak önlemler:</p>
<p>Onun Premier League veya La Liga ile karşılaştırılması değil,<br />
Ya da iki dijital platformun; bilek güreşinin karşılaştırılması değil,</p>
<p>Ligimizi tüm ligler içindeki seviyesinin üste çıkarılmasından başka bir şey olmaması gereken durum halidir.<br />
Ama…</p>
<p>Ürün sakat,<br />
Ürün yetersiz,<br />
Ürün yanlış ise yapabilecek şey haddimizi bilmek ve ne olduğumuzun dışında, ne olmadığımızı anlamaktır.</p>
<p>Ve asıl sorun ne olmadığımızın haddini bilmemektir.<br />
İşte asıl sorun burada yatmaktadır; biz neyiz?..</p>
<p>Bu kadar büyük paralar ile yapılması gerekenleri bilmezsek, ticari hanedeki zararın dışında, üründeki kalitesizlik asla bitmez.</p>
<p>Zarar ise; kalitesizliktir.<br />
Zarar 321 milyon değildir.<br />
Zarar yetersizliklerimizdir.</p>
<p>Tüm evrensel değerleri bilmemize rağmen…<br />
Premier League milyar dolar piyasa değerine sahipse; ürünün kalitesinden dolayıdır.</p>
<p>Erman Toroğlu’nun işine son verdirmek ürünün kalitesini artırmaz, aksine yetersizliğini tescillemiş olur.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=5212&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/321-milyon-dolarlik-sanal-urun.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Futbolumuzdaki Cari Açık: Altyapı</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/futbol-cari-acik-altyapi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/futbol-cari-acik-altyapi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 11:43:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Bundesliga]]></category>
		<category><![CDATA[Futbaol Cari Açık Altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[La Liga]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[premier lig]]></category>
		<category><![CDATA[Seri A]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4929</guid>
		<description><![CDATA[Üçüncü haftadır Türkiye futbolunun altyapısı ile ilgili yazı yazıyorum. Sebebi, tabii ki konu bulma sıkıntısı veya ara dönemi değerlendirme değil. Tamamen ihtiyaç nedeniyle didiklemeye devam ediyorum.
İşin gerçeği de… Nasıl etmeyeyim ki?..
Teknolojinin ve iletişimin bu kadar gelişmiş olması; artık her şeyi değil evin içine, ruhumuzun derinlilerine kadar sokuyorlar.
Tabii bu süreç de her şeyin gözler önüne serilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üçüncü haftadır Türkiye futbolunun altyapısı ile ilgili yazı yazıyorum. Sebebi, tabii ki konu bulma sıkıntısı veya ara dönemi değerlendirme değil. Tamamen ihtiyaç nedeniyle didiklemeye devam ediyorum.</strong></p>
<p>İşin gerçeği de… Nasıl etmeyeyim ki?..<br />
Teknolojinin ve iletişimin bu kadar gelişmiş olması; artık her şeyi değil evin içine, ruhumuzun derinlilerine kadar sokuyorlar.<br />
Tabii bu süreç de her şeyin gözler önüne serilmesi ile kıyas yapma yetkisini bize veriyor.</p>
<p><strong>İşte kıyas…</strong></p>
<p>Premier Lig,<br />
La Liga,<br />
Bundesliga,<br />
Seri A,</p>
<p>Şimdi bunların hepsi gözler önündeyken; devekuşu gibi baş içeride, kıç dışarıdaki pozisyon… Sanırım pozisyon hatası olur. 17 yaşında, 19 yaşında, 20 yaşında yıldızlar bu saydığım liglerde oynamaktadırlar. İşin ilginç yanı hemen hemen hepsi bu ‘dünya devi’ liglerin takımlarının altyapısından yetişmişler! Bizim ligimizle arada elli yıllık mesafe olan ligler bunlar (onların lehine).</p>
<p>O liglerdeki üst düzey bir takımın bütçesi ve takım değerleri bizim ligimiz kadar olan ligler bunlar…<br />
Artık isim yazmak da istemiyorum.<br />
Ama…<br />
Gerçek olan, bu futbolcuların hepsi birer dünya yıldızı…<br />
Ronaldo’ yu  Manchester United 17 yaşında  25 milyon avroya aldı,  bu yıl 90 milyon avroya sattı.<br />
Messi, Barcelona’da16 yaşında oynamaya başladı şimdi yeni sözleşmede satış değeri 250 milyon avro.<br />
Hayır… İşi paraya dökmek derdinde değilim.<br />
Ama bizim gibi futbolda hiçbir dış girdisi olmayıp, sürekli çıktısı olan bir ülke için belki bir kıyas olabilir.</p>
<p><strong>Biz nerelerdeyiz…</strong></p>
<p>Seyirci ve medya baskısının etkisinde kalan üç büyüklerin hedeflerini sadece şampiyonluğa kilitlemeleri…</p>
<p>Anadolu takımlarındaki antrenörlerin ise pazar paylarının yükseltmek için Üç Büyükler’den birini yenmek üzere kurulan hedefler…<br />
İster istemez hedeflerin içselleşmesi ligimizi günlük başarılara yoğunlaştırmaktadır.<br />
O zaman neler olur?<br />
İkinci sınıf yabancı,<br />
Ligleri tanıyan yaşlı topçular,<br />
İlişkileri iyi tutan antrenörler,<br />
Başkan odaklı kulüpler,<br />
Ve altyapıdan kaçış&#8230;<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>İşte canalıcı nokta burası: “Altyapıdan kaçış”</strong></p>
<p>Çünkü bu kısırdöngü içinde altyapı oyuncusu bir risktir.<br />
Riske yatırım yapılır mı?.. Tabii ki hayır.<br />
O zaman?<br />
Az maaşlı çalıştırıcı bulmak,<br />
Sadece Federasyon’un isteklerini yerine getiriyor(muş) gibi yapmak,<br />
Altyapı düzenini korumak için işleri oldukça kolaylaştırır.<br />
Risk yok, emek yok, sorumluluk yok.<br />
Türkiye futbolunda dünya yıldızı da yok.<br />
Ama…<br />
Kaybolup giden kocaman nesiller var.<br />
Cari açıktaki parite ise ‘risk’ olarak görünen altyapıdaki anlayıştır.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4929&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/futbol-cari-acik-altyapi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daum&#8217;dan Denizli&#8217;ye, Semih&#8217;ten Batuhan&#8217;a</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/daum-denizli-semih-batuhan.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/daum-denizli-semih-batuhan.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 12:04:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[A2 Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[Batuhan Karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Christoph Daum]]></category>
		<category><![CDATA[Korcan Çelikay]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Okan Koç]]></category>
		<category><![CDATA[Roberto Carlos]]></category>
		<category><![CDATA[Semih Şentürk]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Özkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4763</guid>
		<description><![CDATA[Başlıktaki ‘ahenge’ sonra dönmek üzere şu A2 olayına biraz değinmek istiyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başlıktaki ‘ahenge’ sonra dönmek üzere şu A2 olayına biraz değinmek istiyorum.</strong></p>
<p>Bu sistemin yani A2’nin, İngiltere’den ithalinin anlamı Rezerv Lig’dir,  yani A Takımda kadroya giremeyenler ile genç takımdaki yetenekli oyuncuları bir araya getirerek oynanan bir ligdir. Hafta içi oynanmasının nedeni ise; hafta sonu oynanacak A takım müsabakasında oynayabilecek oyuncular var ise, onları seyretmek içindir. Bu kadarrrr.<br />
Ama bizde resmen U17 pozisyonunda lig müsabakası haline getirdiler .<br />
Bu konuda ki en anlamlı  mesajı Sergen Yalçın vermiştir: Sporculuk ve antrenörlük hayatındaki tek olumlu hamle; bu anlamsızlaştırılan lige istifa ederek anlam katmasıdır!!!<br />
Neyse gelelim başlığımıza…<br />
Daum burada yabancı hoca gerçeğini yansıtmaktadır.<br />
Denizli ise yerli hoca gerçeğini yansıtmaktadır.<br />
Yabancıdaki Daum ile yerlideki Denizli aslında aynı amaca hizmet etmektedirler…<br />
“Günü kurtarma”<br />
Günü kurtararak bunun nemasından yararlanmaya, yani kendilerine hizmet etmektedirler.<br />
Tek amaç ‘şampiyonluk.’<br />
Bunun için şartların kullanılma şekli ise ne tesadüf yerli yabancı ayrımı yapmaksızın aynı koşulları kapsamaktadır:<br />
Kaşar topçu…<br />
“Futbolcunun yetersizlikleri” diye bir probleme tahammül olmayan yapı…<br />
“Futbolcu yetiştirme” diye futbolun anlamlaştırılmaması…<br />
Bol yabancı…<br />
İşte bunlar Türkiye Futbolu’nun gerçekleridir.<br />
Bunlar bizim yetersizliklerimizin gerçekleridir.<br />
Avrupa’nın en anlamsız ve yetersiz ligi olmanın başarısı bu yetersizlikten kaynaklanmaktadır.<br />
Başarı, futbolumuz adına değil, antrenörün şampiyon yapması adına olmaktadır.<br />
Tıpkı Anadolu takımlarındaki antrenörlerin sadece üç büyüklerden birini yenmek üzere takım çalıştırmalarının amacı gibi…<br />
Bu yüzdendir; Mustafa Denizli’nin Batuhan’dan Serdar’dan kurtulma nedeni.<br />
Bu yüzdendir; Aydın’ın satılma nedeni, bu yüzdendir Korcan’ın hatalı goller yemesi.<br />
Bu yüzdendir; Semih’in 20 dakikalık futbolcu etiketi.<br />
Bu yüzdendir; Semih’in hayırsız evlat ilan edilmesi?..<br />
Bu tahammülsüzlüktür; Semih’in hakkını aramasına gösterilen tepki.<br />
Bu yüzdendir; Carlos’a gösterilen tolerans, bu yüzdendir Del Bosque&#8217;ye ödenen tazminat?..<br />
Bu yüzdendir; Okan Koç’un ve onun gibilerinin daha 15 yaşındayken kaybedilmesi.<br />
15 yaşında alınan bir sporcu sadece futbolcu değil aynı zamanda topluma kazandırılması  gereken bir ‘insandır’. Yani o yaşın insanına ”Önce İnsan” mantığıyla hareket edilmesi gerekendir.<br />
Bu eğitimdir.<br />
Bu öğretimdir.<br />
Tıpkı 19 yaşındaki Batuhan gibi.<br />
Kendimizi kandırmayalım?..<br />
Türkiye Futbolu’nun yetersizlikleri altyapısında yatmaktadır.<br />
Daum’un veya Denizli’nin şampiyonlukları bu gerçeği yok sayamaz ki. Avrupa maçlarında bu gerçek tüm şeffaflığı ile ortaya çıkmaktadır.<br />
M Unıted maçlarındaki zaferler; bizleri çılgına çevirmesi gereken galibiyetler yerine bizleri düşündürmeye sevk eden galibiyetler olduğunun farkına ne zaman varırsak belki o zaman doğru işe başlamış oluruz.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4763&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/daum-denizli-semih-batuhan.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beşiktaş&#8217;ın Korcan Çelikay&#8217;a yaptığı yanlış</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/besiktas-korcan-celikay.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/besiktas-korcan-celikay.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 11:40:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beşiktaş Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[fabregas ronaldo]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[hakan Arıkan Sakatlandı]]></category>
		<category><![CDATA[İker Casillas]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere milli takım]]></category>
		<category><![CDATA[Korcan Çelikay]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Denizli Korcan]]></category>
		<category><![CDATA[Rezerv Lig A2]]></category>
		<category><![CDATA[ronaldo rooney]]></category>
		<category><![CDATA[Rüştü Reçber]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldız Futbolcu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4650</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş Casillas yetiştirmeyebilir ama bir Korcan Çelikay yetiştirebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-4653" title="Korcan Çelikay" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/korcan___celikay___-280x168.jpg" alt="Korcan Çelikay" width="280" height="168" />Casillas, 17 yaşında Real Madrid’in kalesine geçti.</strong></p>
<div>Fabregas, 17 yaşında Arsenal’de ilk on bir oynamaya başladı.</div>
<p>Rooney 19 yaşında M United’da ve İngiltere Milli Takım’da oynamaya başladı.</p>
<p>Ronaldo, 17 yaşında M Unıted’a transfer oldu ve oynamaya başladı.<br />
Bu isimlere ve oynadıklara takımlara bakarsanız; Türkiye’de ki takımlardan hem maliyet, hem de kalite olarak ne kadar üstte olduğunu anlarsınız.<br />
Ama kimse kendiliğinden olmuyor.</p>
<p>Birilerinin ciddi emeği lazım…<br />
Birilerinin sorumluluğu lazım…<br />
Birilerinin güveni lazım…</p>
<p>Yıldız yetiştirmenin bir bedeli vardır.<br />
Ve ahlaki sorumluluğu vardır.</p>
<p>İşte Korcan Çelikay karşımızda, aslanlar gibi yıldız futbolcu yapılamamasından dolayı iyi bir örnek olarak durmaktadır.</p>
<p>Üç yılda sıfır(0) resmi maç.<br />
Üç yıl boyunca evden antrenmana, antrenmandan eve…</p>
<p>Ne hazırlık maçı, ne kupa maçı, ne lig maçı… “Sıfır tolerans”.<br />
Bu sene kurulan Rezerv Lig A2 de bile oynatılmıyor ki bu lig ne amaçla kuruldu birinin çıkıp bizlere anlatması gerekir.</p>
<p>Rüştü sakatlandı, Hakan Arıkan sakatlandı, Korcan mecburiyetten kaleye geçti.<br />
Peki, Beşiktaş camia olarak Korcan’dan nasıl bir beklenti içinde olabilir.</p>
<p>Ya da herhangi beklenti içine girebilir mi?<br />
Mecburiyetten kaleye geçmesinden başka.<br />
Aslında dua etsinler kaleye geçme cesaretini gösterdiği için.</p>
<p>Hem de…<br />
Kaleci antrenörü, Zafer hocaya rağmen,<br />
Mustafa Denizli’ye rağmen,<br />
Başkana rağmen,<br />
Yönetime rağmen.<br />
Yani ona hiçbir şekilde güvenemeyenlere rağmen.</p>
<p>Evet, iki hatalı gol yedi. Acaba o gollerin sorumlusu Korcan mı? Yoksa yukarıda saydığım isimler mi?<br />
Gazetelere baktım hiçbir sorumluluk alma ile ilgili demeç yok.</p>
<p>Sayın Denizli’nin ki mış gibi yapmaktan başka bir şey değil.<br />
Bence Beşiktaş’ın Korcan&#8217;a büyük bir özür borcu var.</p>
<p>Hem de maç sonrası Korcan hakkında yazı yazan o köşecilere inat.<br />
Hem de Beşiktaş alt yapısında oynayan tüm futbolculara hitaben.<br />
“Özür dilemek erdemdir”</p>
<p>Beşiktaş Casillas yetiştirmeyebilir ama bir Korcan yetiştirebilir.<br />
Yıldız yetiştirmenin bedeli vardır.</p>
<p>Hiçbir şey kendiliğinden olmuyor.<br />
Ciddi emek lazım.<br />
Ya da kiralık kaleci lazım.<br />
Kolayı olan bu.<br />
Karar sizin…<br />
Karar sizsiniz.<br />
Ne olduğunuza dair.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<p><!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --> <!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4650&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/besiktas-korcan-celikay.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Futbolda medeniyetler buluşması ve biz</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/futbolda-medeniyetler-bulusmasi-ve-biz.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/futbolda-medeniyetler-bulusmasi-ve-biz.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 16:32:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[İnniesta]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ronaldo]]></category>
		<category><![CDATA[Xavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4600</guid>
		<description><![CDATA[2009 Yılının FİFA ödülleri dağıtım törenini seyrederken, birden durum tespiti yapmak için duraksadığımda karşımda Ronaldo, Xavi, İnniesta ve Messi duruyorlardı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2009 Yılının FİFA ödülleri dağıtım törenini seyrederken, birden durum tespiti yapmak için duraksadığımda karşımda Ronaldo, Xavi, İnniesta ve Messi duruyorlardı.</strong></p>
<p>Üç Barcelona’lı,bir Real Madrid’li …<br />
Hepsi Latin kökenli sayılır, hepsi İspanya’da oynuyorlar.<br />
Sonra aklıma şu Samuel Huntington&#8217;ın Medeniyetler çatışmasına inat kurulan Medeniyetler ittifakı geldi.<br />
Hani bir tarafı Türkiye,<br />
Bir tarafı İspanya olan ittifak…<br />
Sürekli bir yerlere taraf oluyoruz da bir türlü kendimize taraf olamıyoruz.<br />
Niye bizden kimseler bir türlü FİFA ödül alnında olamıyor?<br />
Niye biz bu kadar para harcıyoruz futbola?<br />
Bizim amacımız ne?<br />
Biz kimleri ne için yetiştiriyoruz?<br />
Niye bu kadar büyük meblağlara yabancı oyuncular alıyoruz?<br />
Niye bu kadar yaşlı ve ikinci sınıf yabancılar alıyoruz?<br />
Niye bizim mali çıktılarımız, girdilerimizin kat- kat üstünde?<br />
Peki o zaman biz niye başarılı olamıyoruz?<br />
Biz niye futbolda medeniyetler ittifakı yapamıyoruz?<br />
Hatta niye sürekli medeniyetle çatışma halindeyiz?<br />
Spor kültürü ile futbol kültürü ile niye çatışıyoruz?<br />
Biz niye medeniyet ittifakı olarak Daum’u  veya Daum’ları tercih ediyoruz?<br />
Ve neden medeniyet ile çatışırken Piontek, Del Bosqe,  Hiddink ve Rejkard’ı seçiyoruz?<br />
Acaba bu yüzden midir bizim basiretsizliğimiz.<br />
Sanırım öncelikle  kendimize taraf olup, kendimizle ittifak yapamadığımızın farkına varmamız gerekiyor.<br />
Kendi medeni kültürümüzü oluşturamamamızın sıkıntıları, bizleri yabancı unsurları kurtarıcı olarak görme beklentisi içine girmemize neden olmaktadır.<br />
Halbuki futbol kültürün evrensel tüm değerlerini içimize alarak kendi yapımızı oluşturmayı başarmak zorundayız.<br />
İşte o zaman bizde kendi ekol ve yapımızdan söz ettirerek, ittifaklara katılıp futbolda söz sahibi olabiliriz.<br />
Ama bunun için öncü insan gücüne ihtiyacımız vardı.<br />
Tıpkı Platini, Beckenbauer ve Cruyff gibi.<br />
Ne yazık ki şimdiye kadar olamadı…<br />
Fatih Terim imparatorluk ile uğraştı.<br />
Mustafa Denizli’de Nostradamus olmayı tercih etti ve etmeye devam ediyor.<br />
Şimdiden sonra; ancak kendi medeni yapımızı belirleyip futbolun geneli ile işbirliğine gidersek birileri bizim ile ittifak yapmak zorunda kalacaklardır.<br />
Önceliğimiz bu olmalıdır.<br />
Ancak doğru zaman da doğru insanlar ile çalışırsak bu hedefe ulaşabiliriz. Bu doğru insanları bulmak için çok uzaklara gitmeye gerek olmadığı kanısındayım.<br />
Bakmasını bilmek ve görmesini bilmek medeni bir ittifakın başlangıcı olur.<br />
Bu donanımlı gözlere ihtiyacımız var.<br />
Maalesef bu gözlerden de fazla yok.<br />
Halbuki bir tek doğru göz bile her şeye yeter.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4600&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/futbolda-medeniyetler-bulusmasi-ve-biz.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgili Oğuz Çetin</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/sevgili-oguz-cetin.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/sevgili-oguz-cetin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 12:03:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih terim]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Futbolistan]]></category>
		<category><![CDATA[İhanet]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Çetin]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Çetin Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4543</guid>
		<description><![CDATA[Sakarya’da ki futbolculuk sürecini sanırım senin futbolculuk yaşamının başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Ondan öncesine de ön hazırlık devresi diyebiliriz, eğer mahsuru yoksa…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sakarya’da ki futbolculuk sürecini sanırım senin futbolculuk yaşamının başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Ondan öncesine de ön hazırlık devresi diyebiliriz, eğer mahsuru yoksa…</strong></p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-5304" title="OguzCetin-FatihTerim" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/OguzCetin-FatihTerim-280x141.jpg" alt="OguzCetin-FatihTerim" width="280" height="141" />Fenerbahçe’ye transferin ile asıl dönemin başlamış oldu.<br />
Hem saha içindeki futbolcu yeteneklerin ile…<br />
Hem de futbolcu kişiliğim ile taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanmış nadir futbolculardan biri olmayı başarman takdir edilecek durumdu.</p>
<p>Nitekim o süreç, senin için özel statülü dönem olmuştur ki bunu hak eden futbolcu sayısı 100 yıllık futbol yaşantımızda oldukça azdır.<br />
Bu bir özel değerdir, sana karşı…<br />
Fenerbahçe’de ki kaptanlığın,<br />
Milli takımdaki oyunculuğun ve kaptanlığın her zaman övgüye değer namzet olarak belirtilmişti.<br />
Ama…<br />
Nasıl bir ama ki!</p>
<p>Herkesi hayal kırıklığına uğratan antrenörlük sürecinin olumsuzlukları; futbolculuğuna inat bir yapıda ortaya çıktı ve devam etmektedir.</p>
<p>Aslında ortaya koymuş olduğun olumsuzluklar; futbol adına savunulan bir gerçeği de teyit eder cinstedir:<br />
“Futbolculuk ayrı, antrenörlük ayrı birer meslektir.”<br />
“Futbolculuk donanımları; maalesef antrenör olabilmek için yeterli değildir, sadece içinde tamamlayıcı birkaç unsur barındırır.” Demem gerekiyor, sana hitabımda tamamına…<br />
Bunun için iyi bir örneksin.</p>
<p>En büyük hatan; hiçbir evrim süreci yaşamadan direk antrenör adayı olarak kendini ortaya koymandır.<br />
Gelişim eksiklerine rağmen gösterdiğin ego cesaretleri; Mustafa Denizli’nin görevine talip olmaya kadar seni götürdü.<br />
Bu ciddi cesaret; hem mesleki donanım zaaflarına inat, hem de meslek partnerine karşı sadaka ta inattı.</p>
<p>Burada sana bir saptamada yapmak istiyorum:<br />
Eğer duygusal çıkmazların bu kadar etkiliyorsa seni, belki senin dünya çapında yıldız olmanı da engellemiştir.<br />
Var olan seni kuvvetli kıldıysa; senin için “yeterli” olmuş diye düşünmüş olabilirsin, bu senin Dünya ve Türkiye futbolu adına bir kaybını da ortaya koymaktadır.</p>
<p>Milli takımdaki görev sürecin içinde Sayın Fatih Terim’in sizleri dolayısıyla seni ön plana çıkarmadığı için suçlayıcı demeçlerini hayret ile okudum.</p>
<p>Sayın Terim’i en çok eleştiren biri olarak buradaki demecinin yeri ve zamanlama olarak son derece kötü olduğu kanısındayım.</p>
<p>Ben ve benim düşüncem de olan kişiler Fatih Terimi genel anlamda eleştirilecekse maç kazandığı zaman eleştirme ahlaki sürecinin için de olduk.</p>
<p>Skora göre olmadı hiçbir zaman…<br />
Buradan şuna varmak istiyorum.<br />
Eğer çalışma döneminizde; bu konuda bir sıkıntın varsaydı önce gündeme getirmeliydin.</p>
<p>Çözüm konusunda gelişme olmuyorsa da yine aynı dönem içinde istifa etmeliydin ki işte o zaman haklı olurdun, işte o zaman konuşmaya hakkın olurdu.<br />
Şimdi ise susma zamanıdır!<br />
Neden mi?</p>
<p>Artı süreç bitmiş sen ve dahil olduğun ekip bütün olarak hareket ederek, nasıl başladıysanız Fatih Terim önderliğinde, öğlede bıraktınız.</p>
<p>Tıpkı bir aile gibi oluşan süreç (böyle imaj verdiniz veya verdilindiniz) öylede biter.<br />
Aile sırları ailede kalmalıdır.<br />
Babaya ihanet! Olmaz&#8230;<br />
Babayı hayırsız olarak düşünsen bile…<br />
Hatta baba hayırsız olsa bile…</p>
<p>Her kötü sonuç mutlaka doğru bir saptamayı ortaya çıkarır da almasını bilene.<br />
Sevgilerle.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4543&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/sevgili-oguz-cetin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aziz Yıldırım ve futbolda demokrasi</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/aziz-yildirim-ve-futbolda-demokrasi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/aziz-yildirim-ve-futbolda-demokrasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 14:35:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[aziz yıldırım demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım İstifa]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım ve Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Kulüpler Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kulüpler Birliği Aziz Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4509</guid>
		<description><![CDATA[Bizim gibi az gelişmiş ülkelerde, spor her zaman aracı bir kuruluş ve kurtuluş olarak muamele gördüğü için kimsenin de hiçbir şikâyeti yoktur, herkesler de halinden son derece memnun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bizim gibi az gelişmiş ülkelerde, spor her zaman aracı bir kuruluş ve kurtuluş olarak muamele gördüğü için kimsenin de hiçbir şikâyeti yoktur, herkesler de halinden son derece memnun.</strong></p>
<p><strong></strong>Olan zaten spora olmaktadır…<br />
Hiçbir canlının burnu bile kanamadığından dolayı sorun yok.<br />
Süreç böyle olunca bazı etkenler ön plana çıkmakta ve çıkmasını sağlayan kuvvetli etkenleri de ortaya koymaktadır.<br />
Bu kirlilikte futbol en başı almaktadır.</p>
<p>Bütçesinin büyüklüğü, hükmettiği insan sayısı, siyasi içeriği, ego tatmini için olanca hazı, magazinsel boyutu, illegaliteye olan bütçe zaafı, ister istemez futbolu spor ile aynı kavrama kadar taşınmasına neden olmaktadır.</p>
<p>Ama başarı?<br />
Yok öyle şey.<br />
Neye göre yok?</p>
<p>Tabii ki futbolun kabul edilen kendi amaç kriterlerine göre yok…<br />
Bize göre inanılmaz başarılar vardır da dünyanın umurunda olmadığı başarılar…<br />
Çingene çalar, Kürt oynar misali.</p>
<p>Sadece kendimizi kandırmaktan başka bir işe yaramayan başarılar…<br />
… İşte bu süreçler içinde bazı olayların ortaya çıkması olamadıklarımızın tartışılması için mükemmel fırsat yaratmakta.</p>
<p>Aziz Yıldırım’ın Kulüpler Birliği’nden istifası birkaç soruyu da beraberinde getirmektedir ki tartışılması kaçınılmaz süreç içermekte. (İstifasını geri alıp almaması şu an için önemli değil.)<br />
Neden istifa etti Sayın Aziz Yıldırım?</p>
<p>Federasyon’un Fenerbahçe’nin hakkını yediğini düşündüğünden dolayı!<br />
Peki…<br />
Bu federasyonun seçilmesini Sayın Aziz Yıldırım destekledi mi?<br />
Destekledi…</p>
<p>Siyasetin spora bulaşmasını engellemek için çabası var mıydı?<br />
Yok.</p>
<p>Kulüpler Birliği başkanlığı döneminde Fenerbahçe 8’de 8 yaptığı zaman hakem hataları yüzünden canı yanan takımlar için herhangi bir beyanatı var mıydı?<br />
Yok.</p>
<p>Kulüpler Birliği’ni tam bir özerk yapıya kavuşturup, tüm profesyonel kulüpleri içine alacak bir şekilde yapılanmaya sokup, bir sivil toplum yapısı içinde federasyon dışında oluşumu sağladı mı?<br />
Yok.</p>
<p>Futbolcuların sosyal güvenliğini sağlayacak yapıyı gündeme taşıdı mı?<br />
Yok.</p>
<p>Neden Fenerbahçe’nin haklarını savunmak için Kulüpler Birliği’nden istifa etmek zorunda kaldı? (Gerçek bu, istifayı geri alıp almaması değil.)</p>
<p>Orası bir uzlaşma yeri miydi ki uzlaşmanın kendisine zarar verdiğini düşünüp istifa etti, ki ne Sayın Yıldırım’ın buna ihtiyacı var ne de Kulüpler Birliği’nin.</p>
<p>Neden Fenerbahçe’nin haklarını korumakla beraber birlik içinde kalarak da başka kulüpleri de aynı koruma duygusu için de tavır sergilemedi?</p>
<p>Sorun sadece Fenerbahçe’nin hakkının yenilmesi mi?<br />
Yoksa…</p>
<p>Bir yönetici olarak Türkiye futbolunu içinde bulunduğu çıkmazların giderilmesinde öncü rolünü oynamaması mı?<br />
İşte yöneticilik ile sayın Yıldırım’ın düşünmesi gereken açmaz budur.</p>
<p>Bu da ancak demokratik kültürün Türkiye futbolunun içine yerleştirilmesi ile olur.<br />
Sayın Yıldırım bu süreci kullanamadı üzüntü veren nokta bu.</p>
<p>Bu kadar yapısal donanım ile ortaya konulan başarının, sportif başarıya dönüştürülememesi haliyle Sayın Yıldırım için tartışılma konusu olmaktadır.</p>
<p>Sayın Yıldırım’ın sürece müdahalesindeki sorunların temelinde yetki karmaşası ve sorumlulukların dağılımının olmaması yatmaktadır.</p>
<p>Bunlar demokratik oluşumlardır; olması için de ortaya ciddi demokratik iradenin konulması gerekir.<br />
Ancak demokratik kültürün futbol kültürü içindeki yerinde; doğru zamanda, doğru yerde kullanılması ile başarı ortaya çıkar.</p>
<p>Oluşan başarı ise sadece o kulübü bağlayan başarı değil, tüm sürecin başarısını tetikler.<br />
Yeter ki bu süreci yaratacak iradenin oluşması sağlansın.</p>
<p>Sanırım Sayın Aziz Yıldırım’a burada çok iş düşüyor. Ama olması gerekenlerle beraber…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<p><!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --> <!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4509&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/aziz-yildirim-ve-futbolda-demokrasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki takım, iki yanlış ama hepsi yanlış</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/iki-takim-iki-yanlis-ama-hepsi-yanlis.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/iki-takim-iki-yanlis-ama-hepsi-yanlis.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Alex De Souza]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Manchester United]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Fink]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat kahveci]]></category>
		<category><![CDATA[ronaldo]]></category>
		<category><![CDATA[Rooney]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4460</guid>
		<description><![CDATA[Genelde sezon başlarında, transferlerle beraber Fenerbahçe 1-0 öne geçer.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Genelde sezon başlarında, transferlerle beraber Fenerbahçe 1-0 öne geçer.</strong></p>
<p>…Ve Ağustos ayında yazarlar ile tarafların yorumları doğrultusunda şampiyon ilan edilir. Artık bu süreç tüm spor kamuoyu tarafından benimsenmiş durumda. Gerçi Fenerbahçeliler bana kızacaklar; bu yorum yüzünden ama onlarında bazı gerçeklerle yüzleşmeleri gerekir kanısındayım.<br />
Tabi ki Fenerbahçe’ye has olan sansasyon transfer politikası ister istemez onu bu sürece sokan baş etken oluyor ki bu bir stratejidir doğru ama yanlış hepimiz bunu kabul etmiş durumdayız, yapılmadığı zaman da neden? Diye soruyoruz…<br />
Asıl önemlisi Fenerbahçe’nin yapabileceklerinin ne olduğudur?<br />
Fenerbahçe’nin yaptıklarının evrensel futbol kavramında nereye tekamül ettiğidir.<br />
Olması gereken hakkında kafa yorarsak; 8-9 maç üst-üste galip gelmezimi, yoksa oynadığı futbol ile Avrupa da ve Türkiye de olması gereken mi?<br />
Zaten bunu cevabını hala bulamadık…<br />
Sadece Fenerbahçe için değil Beşiktaş içinde aynı cevabı bulamadık.<br />
Galatasaray en azından bu konuda rüştünü ispatlama avantajına sahip.</p>
<p>Bu arada Dedenin olmasını istediği Fenerbahçe ile Alex’in Fenerbahçe’si uyum sağlayamadığı için dede gitmişti.<br />
Uyanık Daum gelir gelmez tüm oyun şablonunu Alex’in Fenerbahçe’si üzerine kurarak oyunu Türkiye kuralına göre oynayarak avantaj ve para kazandı da Fenerbahçe neler kaybetti veya kazandı?<br />
Bu arada Dedenin ruhu da “kollektif futbol” olarak ortalıkta dolaşıyor mu ne?</p>
<p>Beşiktaş’ın ise kaos üzerine kurulu transfer politikası ile başlayan olumsuz süreç, kötü gitmesine rağmen, ligin kalitesi ve Fenerbahçe ile Galatasaray’ın hataları onu tekrar gündeme taşıdı.<br />
Nihat’ta ki zamanlama ve para hatası(bedava almak varken)<br />
Tabata’da ki para hatası…<br />
Fink’in yedekleme hatası…<br />
Her maça ayrı on bir fantezi si…<br />
Yönetim zaafları…<br />
Bütün bunlar üst-üste gelince ne Mustafa ne de Denizli başarılı olabilirdi.<br />
Sadece nostradamus çözüm olurdu ve oda oldu! Sağ olsun…</p>
<p>M. Unıted’da yazılan B-Takım efsanesi Beşiktaş için çıkış yolu oldu!<br />
Neye karşı?<br />
Belki UEFA için.<br />
Hatırlarsanız Fenerbahçe’de zamanında M. Unıted B -Takımına a karşı 3-0 lık galibiyet ile destan yazmıştı.<br />
O Unıted’da Rooney, Ronaldo’da vardı.<br />
O Unıted B-takımı ile sonra A-Takım olup Gerçek destan yazdı.<br />
O Fenerbahçe ise bildiğimiz bizim Fenerbahçe’den başka bir şey olamadı.<br />
İşte yine B-Takımlı Unıted ve Beşiktaş A-takımı, umarım 3-4 sene sonra hep beraber izleriz, her iki takımı da, neler olup neler olunamadığını.</p>
<p>Destanlar kağıdı, kalemi ele alıp yazılmaz öyle çabuk- çabuk…<br />
Destanlar önce halk arasında uzun yıllar konuşulup kabul gördükten sonra kaleme alınır.<br />
Aslında farklı olan bu kazanıldığı zannedilen maçlardaki kaybettiklerimizi görebilmektir.<br />
Ya da Türkiye’de bir takıma karşı alınan galibiyet için farklı bir ülkede destan diye anılan bir mağlubiyete maruz kalırsak, biz kaybettiğimiz zaman çok şey kazanmış olur.<br />
İşte bizim bu mağlubiyetleri yaşamamız lazım.<br />
Aksi galibiyetlerin hepsi yanlış olur.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4460&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/iki-takim-iki-yanlis-ama-hepsi-yanlis.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akıl tutulması</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/akil-tutulmasi.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/akil-tutulmasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 09:58:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4324</guid>
		<description><![CDATA[Sanırım çağımızı anlatmaya yetebilecek en iyi izah kelimeleridir bu “akıl tutulması”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanırım çağımızı  anlatmaya yetebilecek en iyi izah kelimeleridir bu “akıl tutulması”</strong></p>
<p>Aslında hastalık veya bir vaka olarak da algılanma tehlikesine sahip bir başlık bu&#8230;<br />
Ne olursa olsun, çok başarılı  anlatım şekli olduğu inancındayım bütünü bir cümleye sığdırılmasından dolayı. Yaşanılanların insanlık ve sevgi ile olan tezadının acısı ancak bir yerlerimizin kötürüm olmasına bağlı olabilecek,  kötülükler içermektedir.<br />
Bunların bir izahı olmalıydı.<br />
İşte budur izahı: insanlık akıl tutulmasına maruz kalmıştır.<br />
Artık yaşananları anlamakta insanlık adına zorluk çekiyorum ki çoğu insanın da çektiğine inanıyorum.<br />
Sevgi yerine şiddet,<br />
Hoş görü yerine bencilik,<br />
Takdir yerine kavga,<br />
Demokrasi yerine demokrasi soytarılığı yerini almıştır.<br />
İşte spor.<br />
İşte derbiler.<br />
Derbinin kelime anlamı  içerik olarak tamamen bir kültür içermektedir. Bu kültürü  sağlayan ise tarihsel süreçtir.<br />
Süreç için ciddi açılım yapmak lazım. Nasıl yapılmasın ki?<br />
İki takım düşünün, onlarca yıl karşı karşıya gelip toplumsal bir takdir ve onay ile değer olarak tüm spor kamu- oyunun beklentisi haline gelmediktiler.<br />
Bu olgu artık nesiller boyunca devam eden beklenti halini almıştır.<br />
Nesiller değişir bu olgu asla değişmez.<br />
Ama bu süreç içindeki nesil insanların ise sorumlulukları yaşadıkları sürece bu olgunun devamına anlam katmaktadır.<br />
Anlamın içeriği o kadar derin ki anlamsızlık katılan bir durum ile karşılanırsa, süreç  sekteye uğrar ve kabulü konusundaki tereddütler anlam kazanır.<br />
Yöneticiler,<br />
Futbolcular,<br />
Teknik adamlar,<br />
Seyirciler bu sürecin olmazsa olamazlarıdır. Derbinin anlamını oluşturan öğelerdir. Bunlardan  birinin olmaması derbi olma özelliğinin yok olması anlamına gelmektedir.<br />
İşte bu yüzdendir bu kadar büyük sorumluluklara sahiptirler bu öğeleri oluşturan insanlar…<br />
İnsanlar olmazsa olmaz gerçektir.<br />
Her üç takım bir birlerin var olma sebepleridir. Eğer birinden birinin kaybolması veya statü kaybetmesi olursa, diğerinin anlamı kalmaz.<br />
Bu kadar bir birleri için önem arz eden konumdayken, nasıl bir birlerine zarar verebilirler anlaşılır gibi değil.<br />
Asıl olan bir birlerine olan saygının önemidir, işte budur her ikisine de saygınlık kazandıran faktör.<br />
Ve anlamsız olan ise karşılıklı  oluşturmaya başladıkları ’ şiddet ’.<br />
Karşı tarafı yok etme arzusunun asıl kendisinin yok olacağı anlamına geldiğin de umarım zaman çok geç olmaz.<br />
Var olma sebeplerinin karşı taraf olduğunu biri onlara anlatmalı sanırım.<br />
O yüzdendir ki karşı tarafa gözü gibi bakmalıdırlar.<br />
Sahip çıkmalıdılarr.<br />
Türkiye’de üç büyüklerin ne anlama geldiği sanırım bir birlerin de saklı olduğu bir gerçektir.<br />
Beşiktaş,<br />
Fenerbahçe,<br />
Galatasaray.<br />
İşte üç büyük olmanın anlamı; isimlerinin yan yana veya alt alta gelmelerinden dolayıdır.<br />
İşte bu üç isim sportif anlamda var olmalarını gerektiren kültür olma ve tarihsel sürec özelliğine sahiptir.<br />
Ya yok edilirler.<br />
Ya torunlara miras bırakılırlar.<br />
Tercih ortadadır.<br />
Unutmayın ki ilk tercihin özelliği bencillik ile içinin dolu olmasıdır.<br />
Zor olanı yapmak yürek ister, sorumluluk ister, donanım ister.<br />
Ama unutmayın ki alacağınız sorumluluk size ait olan değildir. Doğmamış çocuğa mirastır.<br />
İster takım tutsun ister tutmasın bu onun tercihidir ama sizlerin sorumluluğudur.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4324&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/akil-tutulmasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankaragücü&#8217;nden sosyal adamlığa</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/ankaragucunden-sosyal-adamliga.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/ankaragucunden-sosyal-adamliga.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 09:17:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Gökçek]]></category>
		<category><![CDATA[Ankaragücü]]></category>
		<category><![CDATA[Ankaragücü Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ankaragücü Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4240</guid>
		<description><![CDATA[Ankaragücü’nün Gökçek ailesi tarafından yönetilmesi ile başlayan ‘Türkiye futbolu’ yapısının zaaf tartışmaları artık yapı olmaktan çıkmış yıkıma doğru gitmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankaragücü’nün Gökçek ailesi tarafından yönetilmesi ile başlayan ‘Türkiye futbolu’ yapısının  zaaf tartışmaları artık yapı olmaktan çıkmış yıkıma doğru gitmektedir.<br />
</strong> Ankara spor ile Ankaragücü olayları bizim ne olamadığımızın ‘ham’ örneğinin kalitesini oluşturmaktadır.<br />
Kulüplerin ele geçiriliş şekleri…<br />
Yönetim kurullarının yapılanmaları…<br />
Küme düşürülme için hazırlanan tezgahlar…<br />
Ve ortada kalan futbolcu ile antrenörler…<br />
Nasıl bir zafiyettir bu?..<br />
Yapılanların aslında hiçbir şey yapılamazın  durumunda olduğu gerçeğini bize anlatıyor.<br />
İşin en acı yanı gözü  kapalı olarak  o futbolcuları ve antrenörleri kapının önüne koyma cesaretindeki cüretkarlığın aleni olmasıdır.<br />
Türkiye’de en ucuz şeylerin başında ‘insan hayatı’ ve insanın emeği gelmektedir.<br />
Saygı..Bizim için her zaman arkada bir yerlerde kalması gereken değerli bir olgu olarak kalmasıdır.Kalitesi ise..Hiç kullanılmamak üzere orada olmasıdır!..<br />
Kimsenin ahlaki değerlere de  itirazı yok  ama kağıt üstünde… sadece kağıt üstünde kalmasından dolayı ahlaki olduğu gerçeği de tüm insanlığın hizmetine sunulmuş bir kültür hüviyetindedir!..<br />
Burada tartışılması gereken önemli aktörlerin futbolcu ve antrenörlerin olduğunu ortaya koyarak olayın bu boyutunu ele almak gerektiğine inanıyorum.<br />
Çünkü hepsi süreci bizler gibi izleyerek; çözümü üçüncü şahısların ellerinde aradılar.<br />
Böylelikle çözümün aktörleri yerine sorunun etkisiz elemanı olmayı tercih ettiler.<br />
Tercih zorunluluktan olduğu gerçektir ama bu onların suçunu hafifletmez.<br />
Suçları ise:<br />
Sosyal haklarına karşı kayıtsız davranmaları…<br />
Mesleki ahlak unsurlarının başında ;haklarını oluşturmak ve bunlara sahip çıkmaktır.<br />
Asla zora düştüğü zaman bu haklar akıllarına gelmemelidir.aksine güçlü olduğu zaman bu haklarının ne olduklarını ortaya koyarak ,örgütlü savunma mekanizmaları oluşturmalılardır.<br />
İşte’ Profesyonel   Futbolcular Derneği’, tabelası bile gözükmüyor.<br />
Turgay Şeren’den önceki başkanı Adnan Sezgin’di.Ne zaman?.. İstanbul sporda profesyonel yönetici olduğu zaman .Yönetici ve bir futbolcu derneğinin başkanı.Bu nasıl bir çelişkidir!..<br />
Tek yaptığı; aidatları yatırmayarak FİFpro’dan  üyeliğimizin düşmesini sağlamıştır .<br />
Bu kadar dejenere bir yapının herhangi  bir futbolcunun hakkını savunması mümkün olabilir mi ?..<br />
İşte üçüncü liglerdeki yaş sınırının 25 çekilmesi …<br />
Hangi mantık adının önünde profesyonel isim olan bir meslek grubundaki  para kazanıp yaşamının geçimini buradan sağlayan insanları hiçbir gerekçe göstermeden sistemin dışına iterek üretim den ve istihdamdan mahrum edebilir ki.<br />
Bu bir insan hakları ihlaline değer bir yasaktır.mantığı ise..Ben yaptım oldu…<br />
Yine tekrarlamak istiyorum sorunun kaynağı ,sosyal bir varlık olan futbolcuların kendilerinin farkında olamamalarıdır.<br />
En azından gelişmiş ülkelerdeki o çok zengin kulüplerin,çok zengin futbolcularının nasıl olup ta sosyal haklarını savunan kurumlara üye olmada tereddüt yaşamadıklarını incelesinler.<br />
En azından PFA’yı(İngiliz Profesyonel Futbolcular Sendikası) incelesinler.<br />
İncelesinler ki..Yaşam kalitesini arttırmanın yolunun iş güvenliğinden geçtiğini ve hiçbir kaygının yaşamına nasıl müdahale ettirilmediğini görebilsinler.<br />
İşte bu yüzdendir futbolcunun saha içi güveni …<br />
Bu yüzdendir istikrar…<br />
Bu yüzdendir kalite…</p>
<p><strong>MÜSLÜM GÜLHAN</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4240&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/ankaragucunden-sosyal-adamliga.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beşiktaş&#8217;taki yüzleşme</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/besiktastaki-yuzlesme.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/besiktastaki-yuzlesme.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 12:35:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Aşçıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş Mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Yıldırım Demirören]]></category>
		<category><![CDATA[del bosque]]></category>
		<category><![CDATA[fulya projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Çalımbay]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım demirören]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Demirören Küfür]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Demirören'e küfür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4156</guid>
		<description><![CDATA[Esas konu… Kamuoyundan saklanan ‘Fulya Projesi’…Aşçıoğlu ile yapılan ana sözleşme ve sonradan yapılan değişiklikler ile Beşiktaş’ın uğradığı zararların kimseler tarafından önemsenmemesi insanı şaşırtıyor…
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurumsal veya kişisel olarak sorunlar ile süreç yaşamayı sevmeyiz.<br />
Sorunlar için harcayacağımız zaman bizim için hep cepten yemek anlamına gelmiştir.</strong></p>
<p>Ama bu süreç o kadar acımasız ki sonucu her zaman hüsran ve kaybet üzerine olur.</p>
<p>İşte Beşiktaş…<br />
Yıldırım Demirören ile başlayan yaşam, daha başlangıcı ile sorun olmayı garantilemiş bir başlangıç olmayı beyan etmişti.</p>
<p>Başlangıcın hata olması bilinmesi rağmen; ya bilinçli olarak(!) ya da görmemezlikten gelerek(!) sunulan yanlışlıkları kamuoyu yemeye çalıştı.</p>
<p>Bunların hazmedilmesi o kadar zor ki ister istemez çöpteki sıkışan gaz sonunda patladı.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4179" title="Fulya Skandalı Beşiktaş" src="http://www.futbolistan.net/images/haber/fulya-skandali-besiktas-280x156.jpg" alt="Fulya Skandalı Beşiktaş" width="280" height="156" />Öncelikle; <strong>Del Bosque, Rıza Çalımbay</strong>…<br />
Sadece zaman kazandırmak için seçilen ve harcanan kişilerdi.</p>
<p>Gelip geçen futbolcuları saymıyorum; abartmayayım; sanırım değil bu sütun, gazetenin spor sayfası yetmez.</p>
<p>Acı olan ise bu ciddi hatalara rağmen ana muhalefet olması gereken tribünler ve Beşiktaş sesini çıkartmadılar.</p>
<p>Hele şu: “Takıma zarar vermek istemiyoruz” geyiği yok mu …</p>
<p>Anlaşılır gibi değil.<br />
Esas konu… <strong>Kamuoyundan saklanan ‘Fulya Projesi’</strong>…</p>
<p><strong>Aşçıoğlu ile yapılan ana sözleşme ve sonradan yapılan değişiklikler ile Beşiktaş’ın uğradığı zararların kimseler tarafından önemsenmemesi insanı şaşırtıyor</strong>…</p>
<p>Üstelik her şey alenen ortadayken…<br />
Allah&#8217;tan Beşiktaş’ta da Don Kişot’lar var da Beşiktaş’ın hakkını mahkemelerde korumaya çalışıyorlar…</p>
<p>Neyse ki…<br />
Demirören sonun başlangıcını; Sayın Denizli&#8217;yi göreve getirerek yapmayı başardı.</p>
<p>Öncelikle; Denizli ile Beşiktaş’ın kimyasal olarak bir araya gelmesi mümkün değildir. Farklı kültür ve anlayışlara sahip iki farklı yapı ortaya çıkmıştır. Bu başlangıç, sonucun hüsran olacağını ortaya koymuştu.</p>
<p>Benim Türkiye futbol takımları için ölçüm her zaman ‘Avrupa’ maçları olmuştur.<br />
Çünkü ‘gerçek’ bu süreçte kendini belli eder.</p>
<p>Geçen seneki şampiyonluk yarışı her şeyin saklanmasına neden olmuştu.<br />
Şampiyonluk için çekişilen takım Sivas’tı …</p>
<p>Şampiyonluk; kaybedilen maçlar üzerine kurulmuş ’oyun’ haline gelmiş veya getirilmişti!..</p>
<p>Kim az kaybetti ise o ‘şampiyon’ olacaktı ve oldu.</p>
<h2>Çelişkiler ve Yüzleşme</h2>
<p>Sonuç: Beşiktaş şampiyon olmuştu. Ama kaybedeceklerinin farkında olmadan şampiyon olmuştu.<br />
İşte sonuç kendini göstermeye başladı…<br />
Sezon başında başlayan ana devre Wolfsburg maçında ‘Nirvana’ yaptı.</p>
<p>Alınan oyuncular ile ödenen paralar arasındaki çelişkiler…<br />
Alınan oyuncular ile oynanan oyun arasındaki çelişkiler…</p>
<p>Sistemler ile oyuncular arasındaki çelişkiler…<br />
Sistemler ile hoca arasındaki çelişkiler…</p>
<p>Hoca ile oyuncu arasındaki çelişkiler…<br />
Başkan ile kulüp arasındaki çelişkiler…<br />
Başkan ile tribünler arasındaki çelişkiler…</p>
<p>Beşiktaş’ın kendisi ile yüzleşmesini kaçınılmaz kılmıştır.<br />
Yüzleşme Beşiktaş’ın doğruları için zorunlu bir fırsattır.</p>
<p>Buradaki asıl sorunsa, Beşiktaş’ın gerçeklerinin ne olduğudur?..</p>
<p><strong>MÜSLÜM GÜLHAN</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4156&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/besiktastaki-yuzlesme.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cam tavan sendromu</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 08:35:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Tavan Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4052</guid>
		<description><![CDATA[”Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. 
Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama baslarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar baslarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>”Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. </strong></p>
<p>Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama baslarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar baslarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya) mamayı öğrenirler. Artik hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.</p>
<p>Kafalarını cama vurarak  öğrendikleri bu sınırlayıcı &#8216;hayat dersi&#8217; ne sadik halde yasarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar .Çünkü engel artik zihinlerindedir. Onları sınırlayan diş engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm&#8217;den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir.”</p>
<p>Derbiyi anlatabilmenin tek yolunun; sendromun karşılığının ne olduğunun bilinmesi ile açıklanacağı  inancındayım.<br />
Daha ısınmada maça 1-0 mağlup başlayan Galatasaraylı futbolcuların maçın ilk 30 dakikasında derin dondurucudan yeni çıkmış yüz ifadeleri ile sahada dolaşmalarının açıklamasının futbol yorumu ile olmayacağı açıktır.<br />
Bu bir  “sendromdur” …<br />
Bunu da en iyi açıklayan “Cam Tavan Sendromu” olduğunu sanıyorum</p>
<p>Maalesef  bu ‘sendrom’ Galatasaray futbol takımına   öyle güçlü etki yaratmış ki  yeni gelen oyuncular ve teknik adamlar bile  bu girdaba girmekten, önce kendilerini, sonrada takımı kurtaramıyorlar.<br />
Bu maçta oluşan offsaid, penaltının yada maçtan önceki şiddet olaylarının  , hatta maçın iptalinin bile geçerli olup olamayacağının on yıllık sendrom ile hiçbir ilgisi yoktur.<br />
Üst düzey takım olmanın en önemli saptaması; büyük baskı altındayken sorumlulukların bilincinde olma özelliğini ve iradesini kaybetmemesidir.<br />
Bu süreçte yıldız futbolcunun etkisi sadece bir maçlık olur ,asıl olan takım olma bilincidir…</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4052&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Terim&#8217;e cevaplar</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/fatih-terime-cevaplar.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/fatih-terime-cevaplar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 08:48:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Belarus]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna Hersek]]></category>
		<category><![CDATA[Estonya]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih terim]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Terim ile ilgili yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Gordon Milne]]></category>
		<category><![CDATA[Hırvatistan]]></category>
		<category><![CDATA[Jupp Derwall]]></category>
		<category><![CDATA[Karadağ]]></category>
		<category><![CDATA[Letonya]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Slovakya]]></category>
		<category><![CDATA[Slovenya]]></category>
		<category><![CDATA[SSCB]]></category>
		<category><![CDATA[Yugoslavya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=4022</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Futbol’u hakkında devrimden söz edeceksek, Sayın Fatih Terim izin verirse Derwal, Milne ve Piontek’ten söz etmek lazım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Biraz ahkam kesmek gibi olacak ama söylemem gereken şeyler için bir başlangıç yapmam lazım.<br />
Biraz bizi gaza getirecek sözcükleri kullanan kişilere karşı zaafımız olduğu gerçektir.</strong></p>
<p><strong></strong>Hele hele mazlum durumuna karşı bir deri bir kemik kalırız…<br />
İş mazluma oturtulursa…</p>
<p>Birinci sırada şu devrim(…) gelmektedir;<br />
Devrim bir kişinin itirafı ile olacak olgu değildir.<br />
Devrim: Entelektüel, kültürel ve sosyo-ekonomik değerler taşıyan bir süreçtir. Sonuçları devrimi belirler.<br />
Bu ülkede kim ne zaman mazlum duruma düşse kendini devrimci ilan eder…<br />
Ne yazık ki&#8230;</p>
<p>Sayın Fatih Terim de aynı konsepte devam etmekte…<br />
Eğer ‘Türkiye Futbol’u hakkında devrimden söz edeceksek, Sayın Fatih Terim izin verirse Derwal, Milne ve Piontek’ten söz etmek lazım…</p>
<p>Hele hele Sayın Terim’in yol göstereni olarak Piontek sanırım unutulmaz. Sayın Terim’in de Piontek’i anması gerekirdi.<br />
On beş yıl önceye dönersek de …<br />
İşlerin daha zor olduğu gerçeği ile yüzleşmek kaçınılmaz olur.</p>
<p>SSCB; Dağılmamış, Yugoslavya; dağılmamış, Almanya; birleşmemiş, Çekoslovakya var… ”Doğu Blok” ekolü başlı başına kalifiye bir yapı durumundaydı.<br />
Her şey sanırım daha zordu. Türkiye’deki futbol kalitesi ile insan kaynaklarındaki eksiklikler hat safhadaydı.<br />
Şimdi ise …<br />
Estonya, Belarus, Litvanya, Hirvatistan, Makedonya, Slovenya, Slovakya, Letonya, Karadağ, Arnavutluk, Bosna Hersek gibi ülkeler ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Nüfuslar az… Kalite gelişim sürecinde… Arayış hat safhada olmak üzere bir takım handikaplar bu zaman diliminde kendini göstermektedir.<br />
Biz ise on beş öncesi İspanya, İngiltere, Almanya, Fransa ile aynı kulvarda değil, Bosna ile çekişerek Dünya Kupası’nı kaçırdık.<br />
Sakın yanlış anlamayın rakibimiz; İspanya değil Bosna Hersek’ti… Yugoslavya’dan ayrılan Bosna… Savaştan çıkmış Bosna&#8230;</p>
<p>Hani on beş yıl önce İsviçre’yi de her maçta yendiğimizi unutmamakta yarar var kanısındayım…<br />
“CAS” olan maçtan ve şimdiki geldikleri seviyeden dolayı…<br />
Bir de beklentilerin büyüklüğünden söz etmek gerekir…</p>
<p>Beklentileri ve vizyonu düşük bir “Milli Takım” teknik adamının varlığından söz etmek mümkün olur mu acaba?..<br />
Ama beklentileri büyük tutacak donanımlar, her zaman Sayın Terim ile futbol prensipleri arasında çelişki yaşamıştır.</p>
<p>Beklentiler konusunda ise; Türkiye halkı mı Terim’in beklentilerini yüksek tuttu, yoksa Terim mi? Tartışılması gereken bu sanırım…</p>
<p>Eğer beklenti ise: Biz final takımı olamadık…<br />
Biz turnuva takımı olamadık.<br />
Biz şampiyon olamadık.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<p><!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --> <!-- Either there are no banners, they are disabled or none qualified for this location! --></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=4022&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/fatih-terime-cevaplar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli takım için aranan teknik adam</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-yazilari.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-yazilari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 10:24:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Takım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=3893</guid>
		<description><![CDATA[İçi boşaltılmış bir ülkede yaşayış amacımız ve sorunlarımızın çözümü için yaptığımız tüm tartışmalar, dünyaya entegre olmak için değil, sadece kendimiz veya varsa bağlı bulunduğumuz grubun varlığını devam ettirmesinden başka bir amaç taşımamaktadır, hatta taşıyamaz da.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçi boşaltılmış bir ülkede yaşayış amacımız ve sorunlarımızın çözümü için yaptığımız tüm tartışmalar, dünyaya entegre olmak için değil, sadece kendimiz veya varsa bağlı bulunduğumuz grubun varlığını devam ettirmesinden başka bir amaç taşımamaktadır, hatta taşıyamaz da.</strong></p>
<p>Hiç olmazsa… Acaba biz de dünyalı gibi davranabilir miyiz diye, şöyle bir içimiz geçebilir mi?..<br />
Nasıl bir yapıyı kurmamız gerekliliğini ortaya koyabilir miyiz?..<br />
Özellikle Milli Takım&#8217;da!..<br />
Ve teknik adam olarak…<br />
…Milli takım teknik adamı nasıl olmalı üzerine…<br />
-Milli takım teknik adamı: O ülkenin dünyaya açılan penceresidir.<br />
Entelektüel, kültürel, eğitim ve bilgi donanımları tam ve eksiksiz olmalıdır.<br />
-Milli takım teknik adamının  ülkesi için misyonu vardır ve bunun farkında olmak zorunda. O sadece kendi ülkesi için değil tüm dünya gençliğine istese de istemese de idol teşkil etmektedir.<br />
-Milli takım teknik adamı: Siyaset üstü olmak zorundadır, sağlanacak mutabakat; futbolun evrensel prensipleri üstüne olmalıdır.<br />
Dini, ideolojik, etnik, ırkçı söylemi olamaz.<br />
-Milli takım teknik adamı: Mesleki ahlak ve sorumluluklarının farkında olmak ile beraber davranışlarında da bunu hissettirmelidir.<br />
-Milli takım teknik adamı: Mesleki açıdan gelişime ve yeniliğe açık olacak kadar bilgi yumuşaklığı içinde olmalıdır. Eksiklikleri yüzünden hata yapacak lükse sahip değildir. Eğer bu eksiklik belirirse kendisi tartışma konusu olur ki bu kaçınılmazdır.<br />
-Milli takım teknik adamının  taktiksel ve koçluk yönü kuvvetli olmak zorundadır.<br />
Mesleğini uygulayacağı koşullar kısıtlı, süresi kısa, zaman zaman tek maç kadar sınırlıdır ve icraatının gerçek çalışma alanının tamamına yakını saha kenarındadır. Kısacası;birikim ve tecrübe esastır.<br />
-Milli takım teknik adamı: Futbol saptamaları kendi ülkesi kadar değil dünya futbolu kadar geniş ve çeşitliliğe sahip olmalı…<br />
Kendi ülkesindeki sürecin içine sıkışıp kalırsa; kendine bir kısır döngü yaratarak kapsama alanının dışında kalır.<br />
-Milli takım teknik adamı: Oyuncu seçiminde objektif olmak zorunda&#8230;<br />
Kendisine biat edecek futbolcular yerine, taktiksel bütünlüğü sağlayacak oyuncuları seçmelidir. Doğru ve zor olanı budur.<br />
-Milli takım teknik adamı: Futbolcunun içinde bulunduğu(…) sıkıntılardan ve zaaflardan yararlanarak performansını artırıcı sömürü zihniyetinden uzak durmalıdır.<br />
-Milli takım teknik adamı: Uluslararası ve ulusal tüm etik değerlere önem vermeli, hatta sahip çıkarak kendine uygulama  alanı yaratmalıdır. Kazanma ile kaybetme arasındaki kırmızı ince çizgiyi geçmemesi gerekir. Aksi “CAS”olur…<br />
“Hadi şimdi bu kadar sıralama yaptın sıkıysa bul böyle birini” deme hakkına sahipsiniz tabii ki…<br />
Gerçekten böyle birini bulmak zor.<br />
Sorun isimden önce kriterleri belirlemekte yatmaktadır.<br />
Kıstaslarımız nedir, ne değildir?..<br />
Bunların saptanması isimden önce gelmektedir.<br />
Doğru prensipleri saptarsak; zaten isimleri üst üste koyduğumuzda şablon kendiliğinden ortaya çıkmaya mahkûmdur.<br />
Kendi gerçeklerimiz ile dünya gerçekleri ne kadar uyuşmakta?<br />
Biz dünya gerçeklerinin neresindeyiz?<br />
Asıl sorun burada …İsimde değil.</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=3893&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/muslum-gulhan-yazilari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorumluluklar Rıdvan&#8217;dan, Rijkaard&#8217;a kurşunlar</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/sorumluluklar-ridvandan-rijkaarda-kursunlar.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/sorumluluklar-ridvandan-rijkaarda-kursunlar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 12:47:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Rijkaard]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Rıdvan Dilmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=3774</guid>
		<description><![CDATA[Aslında işe nereden ve nasıl başlayacağımızı iyi biliyoruz…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aslında işe nereden ve nasıl başlayacağımızı iyi biliyoruz…<br />
</strong> Nereden tutsak hüsran ve yanlışlıklar silsilesi olsa da…<br />
Mesleki donanımlardan çok (uzun ve zaman alan iş), kişileri etki altına alacak etkenleri kovalamak daha çok işimize geliyor. Çünkü biat ettirmek itaati oluşturur ki emek vermeden işleri yoluna koyarsınız, hem de zaman kazanırsız.<br />
Sonra da ne mi olur?..<br />
Rıjkaard’a akıl veriyoruz:<br />
”Bak kardeşim burası Türkiye, burada öyle Barselona’da yaptıkların geçmez, aklını başına al Türkiyeli gibi davran.”<br />
Aklı veren de Rıdvan&#8230;<br />
Sebebi ise maç akşamları “Türkiyeli topçuyu kampa almazsan sonu hüsran “olurmuş…<br />
Rıdvan Dilmen’nin anlamadığı nokta ’teknik adamlığın’ bir duruşu olduğu. Bu duruş tüm saha içi ve saha dışı faktörleri kapsamaktadır.<br />
Sorun sadece maçı kazanmak veya kaybetmek değil.<br />
Sorun profesyonellik anlamında tüm futbol kurallarının mesleki açıdan uygulanıp uygulanmamasıdır… ‘nokta’.<br />
Biz profesyonelliği maç  spikeri gibi: ”kendini profesyonelce attı” yorumuna endeksli algılatırsak , o zaman &#8216;Rıdvan haklı, Rıjkaard haksız&#8217; durumunu  ortaya çıkartırız.<br />
Yok eğer futbol için düşüneceksek, onlarca fırın ekmek yememiz lazım ki bu durumda  birilerine de fırın açmak düşer!..<br />
Futbol bir iş  koludur…<br />
Kendine ait çalışma prensipleri ve işleyiş tarzı vardır.<br />
Uzun süreli istikrar ise(günlük başarı değil) başarının temelini teşkil eder…<br />
Bu uzun vadeli yatırım ise ancak ve ancak doğru mesleki değerler ile doğru meslek adamlarının birleşmesi ile oluşur.<br />
Bunun temellerinden biri ise futbolcunun sorumluluğunu  bilmesi…<br />
Futbolcunun mesleki ahlak kurallarını  bilmesidir.<br />
Disiplin zihinsel bir süreçtir, uygulama ile kazanılacak kültürel yapısı yoktur.<br />
Eğer futbolcu maç akşamı  evinde olmalıysa bunun sorumluluğunu bilmek zorundadır.<br />
Yok eğer futbolcu maç akşamı nasıl yaşaması gerektiğini bilmiyorsa, bunu kampa alarak, nasıl disipline edeceksiniz, neyi düzelteceksiniz merak ediyorum…<br />
Eğer futbolcu profesyonelliği sadece para kazanmak ve hakemi aldatmak olarak algılıyor, hatta algılatılıyorsa …Profesyonelliğin yaşam şekli olduğunu nasıl öğreteceksiniz ki asıl sorun burası…<br />
Futbolcuyu hep zapt altında tutarak doğru olanı benimsetemezsiniz, aksine esirgediğiniz unsurları hedef gösterirsiniz…<br />
Futbolcu kendi meslek unsurlarını  bilerek kendi iradesini kullanmalı. Bu da ancak onu kendisi ile meslek prensiplerini baş başa bırakarak oluşturulur.<br />
Belki kısa sürelerde bir şeyler kaybedebilirsiniz fakat uzun vadede sadece skor değil mesleki unsurlar açısından da çok şey kazanırsınız.<br />
Bu tercih meselesidir<br />
Bir yanda Rıdvan …<br />
Bir yanda Rıjkaard…<br />
Fırıncı mı olmak istersiniz, futbol adamı mı?<br />
Şişeyi çevirmeye başlayın çünkü Rıjkaard için zaman yok!..</p>
<p><strong>Müslüm Gülhan</strong></p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=3774&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/sorumluluklar-ridvandan-rijkaarda-kursunlar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğer futbolu zıvanadan çıkartırsak&#8230;</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/eger-futbolu-zivanadan-cikartirsak.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/eger-futbolu-zivanadan-cikartirsak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 11:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Diyarbakır olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=3725</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle olayları ve anlatımın içeriğini karıştırmamak için basamaklama yapmakta yarar olduğu kanısındayım.
Sporun kendine ait kültürü ve ahlaki değerleri vardır…
Futbol bir spor branşı  olduğu için onun da  kendine ait kültürü ve ahlaki değerleri vardır…
Bu değerler; federasyonu, kulüpleri, teknik adamları, seyircileri kısaca herkesi bağlamaktadır.
Futbolun kendisine  gelirsek…
Futbol doğa olayları gibidir;kendine ihanet edersen muhakkak bir gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle olayları ve anlatımın içeriğini karıştırmamak için basamaklama yapmakta yarar olduğu kanısındayım.<br />
Sporun kendine ait kültürü ve ahlaki değerleri vardır…<br />
Futbol bir spor branşı  olduğu için onun da  kendine ait kültürü ve ahlaki değerleri vardır…<br />
Bu değerler; federasyonu, kulüpleri, teknik adamları, seyircileri kısaca herkesi bağlamaktadır.<br />
Futbolun kendisine  gelirsek…<br />
Futbol doğa olayları gibidir;kendine ihanet edersen muhakkak bir gün senden intikamını alır.<br />
Abartılı gibi duruyor ama hiç de öyle değil, bence gerçek bir saptama…<br />
Neden gerçek? Tehlikeli yanlarına bakarsak sanırım daha rahat anlarız.<br />
Birincisi; futbol sportif  amaç içerir, bir araç değildir, eğer araç olursa tehlikelere çanak tutulur.<br />
İkincisi; futbol kitlelere hitap eder ve doğrudan etkiler, aynı zamanda da fanatizme zemin hazırlar.<br />
Üçüncüsü; toplumsal tüm etkilere ivedilikle tepki veren tehlikeli  bir  branştır. Sevince dahil şiddet bulaştırabilir.<br />
Dördüncüsü ve en önemlisi; futbol şiddet unsurlarının hepsini içinde taşıyan saatli bir bombadır.<br />
Demokrasi kültürüne sahip olmayan toplumlar, alt toplumsal kimlikleri ön plana çıkararak, alt başlıkların etkisinde kalmaya mahkumdurlar.<br />
İşte bizi ilgilendiren nokta burası…<br />
Bizde hiçbir zaman oluşmayan demokrasinin yerine çözüm yolu olarak içi şiddet dolu, şoven çözümsüzlükler almıştır.<br />
Siyasi anlamda…<br />
Kültürel anlamda…<br />
Sportif anlamda…<br />
Futbolumuz da maalesef  bu durumdan nasibini almıştır.<br />
Bunun en iyi göstergesi sportif başarısızlıklar ve oyun kalitesinin dünya standardındaki yeridir.<br />
Hal böyle olunca bu yetersizliklerin  görevini içi şiddet dolu fanatizm içerikli sürü psikolojisi ile hareket eden bir takım gruplar almaktadır.<br />
Futbol da haliyle tamamen araç durumuna düşürülmüştür.<br />
Diyarbakır-Fenerbahçe ve Bursa-Diyarbakır maçlarındaki olayların altında yatan temel  budur.<br />
Eğer süreç bu haliyle işlerse, bu süreç altından kalkılmayacak sonuçlara gebedir.</p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=3725&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/eger-futbolu-zivanadan-cikartirsak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mükemmel Başarısızlık</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/mukemmel-basarisizlik.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/mukemmel-basarisizlik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 11:34:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Bobo]]></category>
		<category><![CDATA[Cisse]]></category>
		<category><![CDATA[Holosko]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Fink]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat kahveci]]></category>
		<category><![CDATA[Nobre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=3723</guid>
		<description><![CDATA[Herhangi bir alt yapımız olmadan, bize sunulan bilgileri kullanma cesaretimizin en üst  düzeyde olduğu bir gerçektir.
 Hele hele az biraz araştırma yapıyormuş gibi  yapana olan hayranlığımızda inanılmaz boyutta. Özellikle TV ve medyada.
Fakat…. İşin püf noktası esaslı araştırmacı, bilgi sahibi kişilere karşı olan tepkimizde oldukça serttir ki onun çok şey bilmesi, doğruları bilmesi çoğumuza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Herhangi bir alt yapımız olmadan, bize sunulan bilgileri kullanma cesaretimizin en üst  düzeyde olduğu bir gerçektir.<br />
</strong> Hele hele az biraz araştırma yapıyormuş gibi  yapana olan hayranlığımızda inanılmaz boyutta. Özellikle TV ve medyada.<br />
Fakat…. İşin püf noktası esaslı araştırmacı, bilgi sahibi kişilere karşı olan tepkimizde oldukça serttir ki onun çok şey bilmesi, doğruları bilmesi çoğumuza ters gelir çünkü kıt kanaat  bilgi ile ne güzel geçinenlerin işine çomak sokulur…</p>
<p>Gelelim sadede…</p>
<p>Aslında konumuz  “Türkiye Futbolu” olmalı ama her şeyi izah edebilecek Beşiktaş örneği karşımızda daha etkin bir şekilde durmaktadır.<br />
Öncelikle Beşiktaş’ın geçen seneki başarıları hem kulüp açısından hem de futbolumuz açısından kendi perspektifimizde önemlidir.<br />
Unutulmaması gereken gerçek ise Beşiktaş’ın şampiyonluk için Sivasspor ile çekişmesiydi.</p>
<p>Bugüne bakarsak  Beşiktaş geçen seneye göre daha donanımlı ve maddi açıdan daha rahat gözükmektedir.<br />
Ama…</p>
<p>İşler sanıldığı gibi iyi gitmemektedir. Donanım ve maddi gücün kullanılma şekli burada herhalde önem arz etmektedir.<br />
Bazı soru işaretlerini belirtmekte yarar var.<br />
Tabata Brezilya’da 2 milyon Dolarken Türkiye’de nasıl 8 milyon Avro oluyor?..<br />
İsmail 7 milyon Avro ise neden yedek ve niye aksaklıkları giderilemiyor?..<br />
Kaleci sorunu iki senedir var niye hala devam etmekte?..<br />
Nihat, Bobo, Nobre, Holosko varken niye hala gol sıkıntısı ve santrafor sıkıntısı çekilmektedir?..<br />
Cisse niye gönderildi?..<br />
Fink niye alındı ve yedek?..<br />
Ve Nihat…<br />
Aslında sorunların can alıcı noktalarından; Nihat Beşiktaş’tan zorla satıldı 5 milyon Avroya, kulüp para kazandı ki o zaman için çok iyi para. Zorla geri alındı Beşiktaş’a yararlı olsun diye. Nihat Avrupa’da rüştünü ispatlamış, kaliteli  bir futbolcudur ama ona gösterilenleri kesinlikle hak etmiyor.</p>
<p>Tello ve Serdar Özkan Nihat’ın önünde hiçbir zaman kaptan olarak çıkamazlar, bu hem etik değil hem de Beşiktaşlılık değildir.<br />
Nihat’ın sahada veya kulübede olması Beşiktaş için ayrıcalıktır. Sayın Denizli’nin ve başkanın bunu ayırt etmeleri gerekmektedir.<br />
Takım için ise; hala Beşiktaş futbol takımının oyun şablonu belli değil.</p>
<p>Bence tartışılması gereken en önemli nokta burası.</p>
<p>Dünyada her maça ayrı kadro ve o maçın oyuncusu üzerinden oyun kurgusu diye bir kavram yoktur ve olamaz da…<br />
Futbolun prensiplerine saygı esastır. Aksi taktirde diyet ödemek kaçınılmaz olur. Özellikle yabancı maçlarda…</p>
<p>Futbolda ayrıcalık ile benciliği birbirine karıştırmamak gerekir, ayrıcalıklı olmak futbolun temel prensiplerine sadakat ile farklılık yaratmaktır.</p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=3723&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/mukemmel-basarisizlik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çırpına çırpına batmak</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/cirpina-cirpina-batmak.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/cirpina-cirpina-batmak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 10:47:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Bağış Erten]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih terim]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Rijkaard]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Denizli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=3534</guid>
		<description><![CDATA[Futbolumuza o kadar çok etki eden yan öğeler var ki bunlardan sıyrılıp gerçek yapımızdan bahsetmek mümkün olamıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Futbolumuza o kadar çok etki eden yan öğeler var ki bunlardan sıyrılıp gerçek yapımızdan bahsetmek mümkün olamıyor.</strong></p>
<p>Sıralamanın başlarında; herkesin çok rahatlıkla futbolumuz ile ilgili bağlayıcı yorum yapma cesareti gelmektedir .<br />
Herkes bir takım tutabilir ,herkes takımının başarısını veya başarısızlığını taraftar boyutunda anlatabilir ki aslında bu bir duygusal tepkidir ve doğrudur.</p>
<p>Ama her kesimden birilerinin “Türkiye Futbolu” ile ilgili TV&#8217;de medyada’ bilgilendirme’ düzeyinde otoriter yorumları; hem toplum için hem de futbolumuz için tehlike arz etmektedir.</p>
<p>Nedeni ise?.. Gerçeklerin gözden kaçmasıdır.</p>
<p>En  iyi örnekler Mustafa Denizli ve Fatih Terim.</p>
<p>Her iki çalıştırıcı da Türkiye futboluna uzun yıllar hizmet etmiş ve belirli kariyere sahip iki uzman çalıştırıcı.</p>
<p>Başarı ve başarısızlıklarına göre değerlendirildiler…</p>
<p>Hiç bir zaman “Dünya futbolu” ve “Türkiye futbolu” arasında yaşadıkları çelişkileri ne kendileri ortaya koyabildiler, ne de otorite olarak yorumcular bunları konuşabildiler…</p>
<p>Çünkü bu süreç bilgi ve donanım ister…</p>
<p>Ondan sonra da Rijkaard’ın 3 ayda futbolumuz hakkında yaptığı son derece doğru olan(…) tespitleri karşısında şaşıp kalırız…<br />
Ne Fatih Terim ne de Mustafa Denizli böyle bir saptama yapamamışlardır…</p>
<p>Maalesef  Rejkaard’ın saydığı olumsuzluklar içinde her iki çalıştırıcının da etkisi ve yeri  vardır.</p>
<p>İşte Bosna maçı…<br />
İşte M United maçı…<br />
Daha öncelerine gitmeye gerek yok.<br />
Futbolun kendine ait prensipleri ve kuralları vardır, bunlar futbolun içindeki herkesi hem saha içinde hem de saha dışında bağlayan kurallardır.<br />
Aslında futbol için olmazsa olmazlardır…<br />
Kimse kendini bunları üstünde görme lüksüne sahip değildir …<br />
Bireysel katkı ile bencilliğin iyi ayırt edilmesi gerekir, aksi hüsran olur .<br />
Ne yazık ki bu hüsranın etkileri kişiyi değil bir toplumu veya bir kurumu etkilemektedir.<br />
Futbolun doğrularına saygı ile işe başlamak esas olmalıdır. Bu esas herkesi bağlar…<br />
Yoksa sadece Bağış Erten’in röportajı içine sıkışıp kalırız.</p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=3534&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/cirpina-cirpina-batmak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sahadaki Ceyhun, kulübedeki Nuri ve tribündeki Fatih Terim</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/sahadaki-ceyhun-kulubedeki-nuri-ve-tribundeki-fatih-terim.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/sahadaki-ceyhun-kulubedeki-nuri-ve-tribundeki-fatih-terim.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 14:34:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Ceyhun Gülselam]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih terim]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Şahin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=3397</guid>
		<description><![CDATA[Maç ile ilgili yazı yazmak gerekirken, aslında  o kadar çok yan unsur var ki ben en efektif olanı seçmeye çalıştım.
Başlık aslında bir çok mesajı kendiliğinde vermektedir, almasını bilene!..
Birincisi:Salihoviç, Dzeko ,Misivomiç Almanya’da Bundesliga’da oynayan oyuncular ve Fatih Terim bu oyunculara taktiksel anlamada önlem almaya çalıştı,fakat bizim Bundesliga oyuncumuz ise yedekte.
Yani Nuri Şahin…
Trabzonlu Ceyhun ise sahada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Maç ile ilgili yazı yazmak gerekirken, aslında  o kadar çok yan unsur var ki ben en efektif olanı seçmeye çalıştım.</strong></p>
<p>Başlık aslında bir çok mesajı kendiliğinde vermektedir, almasını bilene!..</p>
<p>Birincisi:Salihoviç, Dzeko ,Misivomiç Almanya’da Bundesliga’da oynayan oyuncular ve Fatih Terim bu oyunculara taktiksel anlamada önlem almaya çalıştı,fakat bizim Bundesliga oyuncumuz ise yedekte.</p>
<p>Yani Nuri Şahin…</p>
<p>Trabzonlu Ceyhun ise sahada orta saha göbek olarak ve elinden geleni yapmaya çalıştı ama nereye kadar ta ki stopere geçene kadar.</p>
<p>Gördük ki baskı altında öyle her oyuncu kendini ifade edemiyor ,yine  örnek ise  ilk yarıda  ki Ceyhun oldu.</p>
<p>Ama Nuri hala kulübede…</p>
<p>Bundesliganın en iyi oyunculardan biri ;Hamit ise ikinci yarı sahada yok umarım sakat değildir!&#8230;</p>
<p>İşin tuhaf tarafı Bayern Munchen’de tüm ölü topları kullanan Hamit yerine en önemli atışı Ceyhun kullanıyor ve kimse saha da sesini çıkartmıyor çünkü kulübede hoca yok kulübede olması gereken  4. hakem ile tartıştığı için tribüne yollandı…</p>
<p>Şimdi söylerimizsiniz lütfen ; hangi oyuncu Fatih Terim’in atılmasından sonra kulübeye bakar…</p>
<p>Diğer bir ironi ise  Fatih Terim’i sahadan çıkaran Arda Turan…</p>
<p>O dakikadan sonra sahada oyucular, rakip,top ve tanrı vardı ,Fatih Terim yok idi çünkü sahadan atılmıştı.</p>
<p>Hazırlık maçlarında bile diplomatik skandal  yaratan Fatih Terim sahada yoktu…</p>
<p>Maçı kazanmasından başka alternatifi olmayan Türkiye gol umudu olarak ; Sercan’ı oyuna alıyor  ama Nihat yok…</p>
<p>Barselona’ya ve Madrid’e gol atan uluslararası tecrübesi üst düzeyde olan oyuncu Nihat…</p>
<p>Başarı: kolektif uyumun bilimsel, doğru metotlar ile uygulanmasından başka bir şey değildir.</p>
<p>Fatih Terim ‘in hangi bilimsel metotları kullandığını doğrusu merak etmekteyim!..</p>
<p>Yoksa hala “Organize kaos sistemi” geçerli mi?..</p>
<p>Sonuçlar artık Avrupa Şampiyonasında ki  gibi  olamıyor da…</p>
<p>Belki Fatih Terim matematiksel hesabı işin içine katarak yine yol haritası çizebilir ama bir önemi yok bunların çünkü bu iş bitti….</p>
<p>İkinci kez Fatih Terim ile Dünya Kupasına gidemiyoruz.</p>
<p>Artık ikinci açıklamaya gerek yok.</p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=3397&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/sahadaki-ceyhun-kulubedeki-nuri-ve-tribundeki-fatih-terim.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rijkaard&#8217;ın bizi anlaması, bizim kendimizi anlayamamamız</title>
		<link>http://www.futbolistan.net/rijkaardin-bizi-anlamasi-bizim-kendimizi-anlayamamamiz.htm</link>
		<comments>http://www.futbolistan.net/rijkaardin-bizi-anlamasi-bizim-kendimizi-anlayamamamiz.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 15:47:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müslüm Gülhan]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Rijkaard]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gülhan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futbolistan.net/?p=3263</guid>
		<description><![CDATA[“Aslında her şeyden biraz var Türk futbolunda. Ama hiçbir şey tam yok. Bu işi hem zorlaştırıyor hem de komplike hale getiriyor. Daha çok tepkisel bir oyununuz var. Karşı takıma göre taktikler belirleniyor. Kalite, güç aslında üç aşağı beş yukarı aynı. Ama Türkiye’yi farklı kılan şey biraz da şu; işler kötü gittiğinde bir anda oyun mantalitesi kaybolabiliyor”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Aslında her şeyden biraz var Türk futbolunda. Ama hiçbir şey tam yok. Bu işi hem zorlaştırıyor hem de komplike hale getiriyor. Daha çok tepkisel bir oyununuz var. Karşı takıma göre taktikler belirleniyor. Kalite, güç aslında üç aşağı beş yukarı aynı. Ama Türkiye’yi farklı kılan şey biraz da şu; işler kötü gittiğinde bir anda oyun mantalitesi kaybolabiliyor”</strong></p>
<p>Rijkaard’ın  Tam Saha dergisine verdiği röportajda, ortaya koyduğu gerçek ,bizim yüzleşmekten kaçtığımız futbolumuz adına ana problemi ortaya koymaktadır.<br />
Medyada nedense hiç kimse bu konuyu dikkate almadı veya almaya cesaret edemedi.</p>
<p>Tabi üzerinde düşünülmesi gereken bu konunun açılımları ;bilimsel ve bir takım araştırmalar neden olacağından sıkıntı süreç yaratması kaçmalara neden olmaktadır.</p>
<p>Futbol adamı olmak böyle bir şey olmalı;henüz birkaç ay olmasına rağmen yaşadığı farklı  kültürde ,uzman olduğu konu hakkında doğru teşhis yapıp açıklama sorumluluğu…</p>
<p>Galatasaray futbolcuları  bu konuda çok şanslılar ;hem antrenör olarak,hem futbol adamı olarak  önlerinde  böyle bir örneğin olmasından dolayı.</p>
<p>Uğur Meleke Sabriye Kewel’ı örnekleyip kendine  pay çıkarmasını tavsiye etmesi yerine sanırım Rijkaard örneği daha sağlam ve daha doğru görünmektedir.</p>
<p>Oluşturamadığımız ekolümüz hakkında,olması gerekenin teşhisi hakkında ortaya gerçek değerleri koymadan nasıl doğru yorum yapıla-bilinir?..</p>
<p>Futbol adına  bir şeyler ortaya koymak ,emek sarf etmek taktir edilecek davranıştır.<br />
Fakat bu tanımlamaların oturtulacağı zeminin doğruluğu daha önemli görünmektedir.<br />
Yıllardır TV de,gazetelerdeki ,futbolun içindeki uzman arkadaşların yorumları yazıp çizmeleri,çalışmaları futbol adına hep kendilerine yetecek kadar olmuştur. Bir üst seviye her zaman tehlike arz etmiştir.<br />
Çünkü üst yapı ciddi bir donanım ister.</p>
<p>Birkaç aydır yurdumuzda  çalışan birinin, doğru teşhislerde bulunması ve bunu bizim görmemezlikten gelmemiz; aslında futbol kalitemizin seviyesini ve bunun kabulünün onayından başka bir şey olmadığı gerçeğidir</p>
<p>Kewel  bir futbolcudur. Vereceği şeyler oyun içi değerleridir   ve önemlidir,bu değerler bireysel taktir görür.<br />
Rijkaard farklılığı ise ,antrenör olmanın yanında futbol adamıdır, söyleyeceği şeyler futbolunun bütününe hitap eder ve topluma  tarafından tepki görür!!.</p>
<img src="http://www.futbolistan.net/?ak_action=api_record_view&id=3263&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.futbolistan.net/rijkaardin-bizi-anlamasi-bizim-kendimizi-anlayamamamiz.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

