Terim Spor Yazarına Küfür Etti mi ?
index.php

Terim Spor Yazarına Küfür Etti mi ?

Eylül 18, 2008

SPOR yazarı ve yorumcusu Osman Tamburacı’nın yüzü bembeyaz oluyor. “Sen ne biçim konuÅŸuyorsun” diyerek, yerinden fırlıyor, sinirden eli ayağı bir anda buz kesiyor.

9 Eylül, önceki gün. Saat 17.54. Levent Spor Yazarları Derneği. Bir grup arkadaş sohbet ediyor. Aralarında Osman Tamburacı da var. Tamburacı derneğe gelmeden önce Sky TV’de Türkiye-Belçika milli maçına ilişkin görüşlerini anlatıyor.

Dernekte arkadaş grubu sağdan soldan söz ederken, koyu sohbet sırasında Osman Tamburacı’nın cep telefonu çalıyor.

TELEFONDA KÜFÜR

Tamburacı telefon açıyor, arayan Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim.

Konuşmaya başladığı anda sinirleri gerilen Tamburacı, telefon konuşmasını bir arkadaşına dinletmeye başlıyor.

Terim:

“Yahu Osman, biraz önce Sky TV’de konuÅŸmuÅŸsun, bana söylediler. Ben ne demiÅŸim? Gündem deÄŸiÅŸtiriyormuÅŸum, öyle demiÅŸsin. Ulan bu ne biçim konuÅŸma?”

Tamburacı bu üslup karşısında şaşırıyor, nezaket içinde:

“Hocam, beni hep böyle zamanlarda arıyorsun, bir kere de, nasılsın, diye arasana.”

Terim’de fren tutmuyor:

“Ulan ben senin bıyığını s….”

Tamburacı yerinde fırlıyor, “Sen ne biçim konuÅŸuyorsun” derken, sinirden zangır zangır titriyor. Milli Takım Teknik Direktörü kendini kaybediyor:

“Ulan ben senin, ananı, avradını s….”.

Tamburacı, “DoÄŸru konuÅŸ, konuÅŸmasını öğren” diye bağırırken, Fatih Terim galiz küfürlerini sıralamayı sürdürüyor.

Huzurunuzda Milli Takım Teknik Direktörü.

GENERAL PATTON

Bu duruma en az yedi-sekiz kişi tanık. Biri de, zaten dinliyor.

Telefon kapanıyor. Osman Tamburacı derhal avukatını arıyor. Fatih Terim’i mahkemeye vermeye hazırlanıyor. Telefon kayıtlarıyla birlikte.

Bu küfür yağmuru ve ardından mahkeme, iki özel kişi arasındaki konuşma ve devamı değil. Olması mümkün değil. Çünkü, ağız dolusu küfür eden milli takımdan sorumlu teknik direktör.

Milli takımı çalıştıran bir teknik direktör, herhangi bir eleştiri karşısında kendini bu kadar kaybediyorsa, terbiye sınırlarını çoktan aşmışsa, o kişi, hangi başarıyı elde ederse etsin, artık milli takımın başında kalamaz.

Çok örnek var. Daha geçen yıl kendi yönettiği takımda futbolculara küfür eden bir teknik direktöre, bir Ankara takımı yol veriyor.

Tarihte ünlü bir örnek var. İkinci Dünya Savaşı’nın en başarılı komutanlarından General Patton. Sinirli, yerinde duramayan, ağzından ne çıkacağı belli olmayan bir general. Bir askere kızıyor, küfürle karışık, onu tokatlıyor. General Patton’ın kariyeri sona eriyor.

MESLEÄžE HAKARET

Åžimdi merak ediyorum.

Spor basını ve basın kuruluşları bu olay karşısında nasıl tavır alacak? Olayı görmezden gelip unutacak mı, yoksa mesleğe hakaret kabul ederek, Terim’in yakasını bırakmayacak mı?

Ya Futbol Federasyonu?

Bir sinir anıdır, diyerek geçiştirecek mi, yoksa ahlakın spordaki vazgeçilmez kuralını işletip, Terim’e teşekkür edecek mi?

O DA ÖFKELİ

Terim’e bakıyorum, üslup, tavır, çalım, o birisine çok benziyor. Başbakanı’ndan aldığı ilhamla, eleştiriye öfkeyle karşılık veriyor, gazetecilere ders vermeye pek hevesli.

Daha önceki gün, gazetecilere yine “ÇarÅŸamba-cumartesi arası nasıl davranacağınızı hálá öğrenemediniz” diye fırça atıyor. Yazık ki, onlar da, cevap veremiyor. Terim meydanı boÅŸ buluyor. Oysa, haddini öğrenmesi gerek.

Bu yazı dün öğleden sonra yazılıyor, Belçika maçından önce. Belçika’yı istersen 10-0 yen, istersen dünya kupasına katıl, ne fark eder?

Aristo’nun Büyük İskender’e sözü bu durumlarda geçerli: Zafer veya hiç.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Popülerlik: 2%

Etiketler: ,

Yorumlar

Kim yazmak istemiÅŸti?