JetPA rüyası: Siirt’te paranın, yıldızların ve futbolun kısa ömürlü masalı
Türk futbolunda bazı hikâyeler vardır; başarıdan çok, bıraktığı iz ile hatırlanır. Siirt JetPA da onlardan biridir. Bir Anadolu kulübünün yıldız transferleriyle bir anda ülke gündemine oturduğu, Süper Lig’e yükseldiği, sonra aynı hızla çözüldüğü kısa ama çarpıcı bir dönem.

Paranın, yıldızların ve futbolun kısa ömürlü masalı: Siirt JetPA
Bu hikâyenin merkezinde iki isim vardı: Siirtspor ve Fadıl Akgündüz’ün JetPA’sı. 1999’da kulüp, JetPA sponsorluğuyla Siirt Jet-PA Spor adını aldı.
Bu sadece bir forma göğüs reklamı ya da isim sponsorluğu değildi; dönemin futbol ikliminde bir tür güç gösterisiydi. Siirt, kısa süre içinde Türk futbolunun en çok konuşulan kulüplerinden biri haline geldi.
JetPA projesinin vitrininde ise futbolun büyük isimleri vardı: Sergen Yalçın, Alpay Özalan, Oktay Derelioğlu, Ceyhun Eriş, Hamza Hamzaoğlu…
Bugünden bakınca liste neredeyse gerçek dışı görünür. Çünkü Siirt’in hikâyesi, klasik bir altyapı planı, şehir-kulüp bütünleşmesi ya da uzun vadeli sportif akıl üzerine kurulmadı. Daha çok, büyük isimlerin yarattığı sarsıcı tanıtım etkisi üzerine kuruldu.
Sergen Yalçın transferi o dönemin en büyük sembol hamlesiydi. Basında Siirt Jetpaspor’un Sergen için 9 milyon dolar ödediği yazıldı. Oktay Derelioğlu için de kaynaklarda 3,5 milyon dolar ifadesi geçer. Alpay Özalan ise Siirt Jetpaspor’dan Aston Villa’ya giden yoluyla bu projenin uluslararası vitrinine dönüştü; Goal’un dosyasında Alpay’ın Aston Villa’ya 6,72 milyon euro bonservisle transfer olduğu aktarılır.
Ama futbol bazen isimlerle değil, yapı ile kazanılır.
Siirt JetPA, 1999-2000 sezonunda büyük bir ivme yakaladı ve Süper Lig’e çıktı. Bu, proje açısından ilk bakışta başarıydı. Bir Anadolu kulübü, sponsor desteğiyle bir anda en üst lige yükselmişti. Fakat asıl sınav yükselmek değil, orada kalmaktı.
2000-01 sezonu, rüyanın gerçeklikle karşılaştığı sezon oldu. Siirt JetPA Süper Lig’de kalıcı olamadı. TFF kayıtlarına göre sezonu alt sıralarda tamamladı ve küme düştü. O kadroda Hamza Hamzaoğlu, Ceyhun Eriş gibi sahaya çıkan isimler vardı; fakat Sergen Yalçın ve Alpay Özalan gibi büyük vitrin transferleri Siirt formasıyla beklenen hikâyeyi yazmadı.
Asıl dramatik kırılma ise bir sonraki sezon Dardanelspor ile geldi.
2001-02’de Siirt JetPA, bugünkü 1. Lig seviyesindeki 2. Futbol Ligi A Kategorisi’nde oynadı. İlk yarıyı tamamen kopmuş bir takım görüntüsünde geçirmedi. Hatta sezonun başlarında üst sıraları da gördü. Fakat ikinci yarıda takım adeta çözüldü.
Bu çözülmenin sembol maçlarından biri, 10 Mart 2002’de Siirt’te oynanan Siirt JetPa Çanakkale Dardanelspor maçıydı. Siirt JetPA, kendi sahasında Dardanelspor’a 3-2 kaybetti. Üstelik Dardanelspor 32. dakikada 10 kişi kalmıştı. Hatta maçın son bölümüne 3-1 önde girmişti.
Bu maçtan sonra Siirt’in sezon sonuna kadar sadece 1 puan toplayabilmesi, o yenilgiyi sıradan bir üç puan kaybından çıkarıp projenin psikolojik kırılma anlarından birine dönüştürdü.
O unutulmaz maçta Dardanelspor’un başında olan daha sonra Beşiktaş başkanlık adayı olarak futbol dünyasında tanınan teknik direktör Hürser Tekinoktay vardı.
Siirt Jetpa Spor’un başında ise Türk futbolunun önemli isimlerinden merhum Tevfik Lav vardı.
TFF’nin 2001-02 sezon kayıtlarında Siirt JetPA’nın son haftalarda aldığı ağır sonuçlar ve sezon sonunda küme düşüşü görülüyor.
Sezon bittiğinde tablo açıktı: Siirt JetPA bir yıl önce Süper Lig’den düşmüş, ertesi yıl bir alt ligde de tutunamamıştı. 2001-02 sezonu sonunda Siirtspor, 20 takımlı ligde küme düşen ekipler arasında yer aldı.
Böylece JetPA futbol projesi iki sezonda şu sonuca ulaştı:
Büyük transferler, büyük reklam, kısa süreli yükseliş; ardından Süper Lig’den düşüş, bir alt ligden de düşüş ve kalıcı mali/sportif çöküş.
Bu hikâyenin en çarpıcı yanı, harcanan para ile yaratılan yapı arasındaki uçurumdu. Sergen Yalçın, Alpay Özalan, Oktay Derelioğlu gibi isimler, Siirt’i Türkiye’nin gündemine taşıdı.
Ama o gündem kalıcı bir kulüp düzenine dönüşmedi. Transferler vardı; fakat sürdürülebilir kadro planlaması yoktu. Marka değeri vardı; fakat kurumsal devamlılık yoktu. Büyük vaat vardı; fakat futbolun sabır isteyen zemini yoktu.
JetPA’nın şirket olarak yaşadığı krizler, kulübün de kaderini belirledi. Sponsor gücü çekilince, proje sahada da masada da ayakta kalamadı. Siirtspor daha sonra farklı isimlerle yaşamaya çalıştı; ama uzun vadede toparlanamadı. Kulüp tarihçelerinde Siirtspor’un yıllar sonra mali sorunlarla amatöre kadar gerilediği ve sonunda 2020’de kapandığı belirtilir.
Bugünden bakınca Siirt JetPA hikâyesi, sadece nostaljik bir futbol anısı değildir. Türk futboluna dair çok önemli bir ders taşır:
Futbolda para, kapıyı açabilir; ama kulüp kültürü, doğru planlama ve sürdürülebilir yapı yoksa o kapıdan giren rüya çok kısa sürer.
Siirt JetPA, Süper Lig’e “jet hızıyla” çıktı. Ama aynı hızla düştü. Geriye de Türk futbol tarihinin en parlak ama en kısa ömürlü projelerinden biri kaldı: yıldızlarla süslenmiş, büyük vaatlerle başlamış, fakat iki sezon içinde dağılıp gitmiş bir futbol masalı.
Futbolistan






