FutbolGündem

Müslüm Gülhan; TFF’de ki Eğitim Cinayetleri!..

NationalTurk yorumcusu ve Haliç Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü kurucusu Müslüm Gülhan, bugünkü yazısında, “TFF’de ki Eğitim Cinayetleri?” ni kaleme aldı…

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan’ın ‘Ersun Hoca ve Tolunay Hoca elinize sağlık’ başlıklı yazısı;

TFF’de ki Eğitim Cinayetleri?

Eğitim kelimesinin geçtiği her yerde biraz durup düşünmek lazım; çünkü içinde muhakkak insana dair bir işlev vardır.
İnsan yetiştirmek…

Nasıl büyük bir sorumluluktur?

Nasıl bir özveri ve karşılıksız emektir?

Nasıl bir sevgidir ki insana dair bir katkı söz konusudur?

Sürekli kaygı içinde yaşamak gerekir; eğitimin içinde sorumlu kişi olduysan, kaygı kişisel değil insana dairdir.

Kaygının nedeni bilimdir, bilgidir, araştırmadır.

Ve sürecin içinden gelen kişilerin yapacağı bir sorumluluktur; eğitim.

Öyle çakma modellerin veya hatır gönül için gelinecek nokta değildir eğitim, çünkü aksi durum cinayet olur, o zaman yaşarken insanları öldürmek anlamına gelen bir cahil cesaretidir o oturulan mevki.

Hele hele işsiz kalındığı zaman; süreci atlatana kadar” gel takıl” denilecek yer değildir eğitim alanı.

Hem de yüz bin liralarda maaş alınıp yatılacak yer değildir eğitim alanı.

Futbol Gelişim Direktörlüğü bir eğitim alanıdır, işsizlik sigorta birimi değildir, vakit geçirilecek yer değildir, çünkü insana dair sistem alanıdır burası.

Bu yer ahkam kesilecek yer hiç değildir, çünkü “bilgi” esastır bu alanda, donanım esastır bu alanda ki boşluğu bir takım egolarla aşmaya çalışılacak bir yer değildir eğitim alanı.

Yetersiz kalındığında etrafına kendi egolarını geçerli kılan bir grup insan alarak çalışılan yer değildir, değerli hocalar!
Program, Proje, Uygulama, Ölçüm, Değerlendirme bunlar ancak bir eğitim kurumu ile yapılacak başlıklardır.

O yüzdendir yıllardır herhangi eğitim yapısı ile ilgili çalışmalar yapılıp devamlılığı sağlanamamıştır.
O yüzdendir Futbol Gelişim Direktörlüğü kurumsal bir kimlik kazanamamıştır ve her gelen kişinin bilgileri kadar süreç yaşamıştır.

Haliyle üniversitelerden nefret edercesine kendilerinden ve kurumdan uzak tutmaya çabalamışlardır.

Türkiye Futbolunun kalbi olan Futbol Gelişim Direktörlüğünün böyle içler acısı bir hal içine sokmak ciddi bir cesaret(!) isteyen tutumdur.

Bu tutumlarından dolayı Mahmut Özgener’i, Mehmet Ali Aydınlar’ı, Yıldırım Demirören’i, Fatih Terim’i, Ersun Yanal’ı ve Tolunay Kafkas’ı kutlamak istiyorum.

Eğitim alanındaki cesaretlerinden dolayı!

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: