“10 Kişi Kalmak, Kaybetmek Değildir”
"Futbol, 11 kişiyle oynanan bir oyundan ziyade, bir alan paylaşımı ve strateji oyunudur." Bu yüzden bir kişi eksildiğinde 10 kişi kalındığında bazen panik yapmayanlar ve sadece sahadaki stratejiyle maçların kazanıldığı olmuştur.

Futbolda 10 Kişi Kalmak Bir Maçı Kaybetmek Değildir
Futbol tarihinde hem Türkiye’de hem de dünyada deplasmanda 10 kişi kalmasına rağmen 3 (hatta daha fazla) gol atmayı başaran unutulmaz örnekler mevcut.
Bu durum genellikle “tarihi geri dönüş” veya “sayısal eksikliğe rağmen kurulan üstünlük” olarak kayıtlara geçer.
İşte öne çıkan bazı örnekler:
Türkiye’den Örnekler
Fenerbahçe 2-4 Beşiktaş (2 Nisan 2023): Belki de bu konudaki en taze ve ikonik örnek budur. Kadıköy’de oynanan maçta Beşiktaş, 51. dakikada Welinton’un kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı ve o sırada 1-0 mağlup durumdaydı. Ancak siyah-beyazlılar, eksik kalmalarına rağmen maçın geri kalanında 4 gol birden bularak sahadan 4-2 galip ayrıldı.
Fenerbahçe 3-4 Beşiktaş (29 Kasım 2020): Yine bir Kadıköy derbisinde Beşiktaş, Cyle Larin’in 50. dakikada atılmasıyla 10 kişi kalmıştı. Siyah-beyazlılar eksik oynadıkları sürede skor üretmeye devam ederek maçı 4-3 kazanmayı başarmıştı.
Fenerbahçe 3-4 Beşiktaş (17 Nisan 2005 ): maçın 80. dakikasında kaleci Cordoba’nın atılması sonrası Daniel Pancu’nun kaleye geçtiği maçta Beşiktaş, Koray Avcı’nın son dakikadaki golüyle Fenerbahçe’yi 4-3 mağlup etmişti.

Dünyadan Örnekler
Manchester City 2-3 Tottenham (2004 – FA Cup): Tottenham deplasmanda ilk yarıyı 3-0 önde kapatmıştı. City devrede 10 kişi kaldı. Ancak ikinci yarıda 10 kişiyle 4 gol birden atarak maçı 4-3 kazandılar. (Bu örnekte ev sahibi ekip eksik kalmıştı ancak 10 kişiyle 4 gol atması bakımından ekstrem bir örnektir).
Premier Lig Genel: İngiltere Premier Lig tarihinde Chelsea (2006’da West Ham’a karşı) gibi takımlar 10 kişi kaldıktan sonra 3 veya daha fazla gol bularak maç kazandıkları örnekler sergilemişlerdir.
Mucizenin bir başka adı: 60 dakika 10 kişi oynayıp 3 gol atanlar
30. dakikada 0-0 iken 10 kişi kalmak ve kalan 60 dakikada 3 gol atıp deplasmanda kazanmak belki de futbolun en zor senaryolarından biridir.
Bu “matematiksel imkansızlığa” en yakın ve en dramatik maçlardan biri de Çanakkale Dardanelspor’un 2000’li yılların başında yaşanmıştır.

Bir kahramanlık hikayesi de Çanakkale’den
10 Mart 2002 tarihinde oynanan Siirt Jetpa Spor – Dardanelspor maçı, 10 Kişi Kalmak, Kaybetmek Değildir senaryosunu kelimesi kelimesine karşılıyor.
Siirt deplasmanına çıkan Dardanelspor’un oyuncusu Yasir Elmacı, maçın 30. dakikasında iki sarı kartı aynı anda aynı dakika içinde görerek takımını deplasmanda 10 kişi bırakıyordu.
Kırmızı kart çıktığında maç henüz 0-0 devam ediyordu. Dardanelspor, 10 kişi kaldıktan sonra (maçın geri kalan 60 dakikasında) deplasmanda 36. Dakika: Ufuk Ateş (0-1), 66. Dakika: Salih Akkaya (1-2), 73. Dakika: Ufuk Ateş (1-3) attığı gollerle 60 dakika eksik oynadığı maçta 3 gollü galibiyeti buldu.
Dardanelspor, yaklaşık 60 dakika boyunca bir kişi eksik oynamasına rağmen sahadan 3-2’lik galibiyetle ayrılarak mucizevi bir başarıya imza atmıştı.
Bu maç, Türk futbol tarihinin alt liglerinde (o zamanki adıyla 2. Lig A Kategorisi, şimdiki TFF 1. Lig) kalmış gizli bir kahramanlık hikayesi gibidir.
O unutulmaz maçta Dardanelspor’un başında olan teknik direktör Hürser Tekinoktay’dı.
Bu maç, gerçekten tam bir taktiksel başarı öyküsüdür. Hürser Tekinoktay, özellikle o dönemde genç oyunculara verdiği şans ve modern futbol vizyonuyla tanınan bir isimdi. Siirt gibi zorlu bir deplasmanda, maçın daha başında (30. dakikada) 10 kişi kalıp oyun planını bozmadan 3 gol buluyordu.
Maçın ilginç detaylarından birkaçı:
Siirt Jetpa Spor’un başında ise Türk futbolunun önemli isimlerinden merhum Tevfik Lav vardı.
Taktiksel “Deli Cesareti” mi, Deha mı?
Maçın başında sağ beki atılan Dardanelspor’un oyuna defans oyuncusu almaması ve oyunun sonunda doğru sahaya 2 forvet daha sürmesi, klasik futbol mantığında o yıllar da”deli cesareti” olarak görülmüştü.
Dardanelspor kadrosunda o gün Salih Akkaya ve Ufuk Ateş (iki golü atan isim) ve sonrasında Türk futbolunda tanınacak olan Fevzi Elmas gibi isimler yer alıyordu.

“çılgınca” ve “sıradışı” 10 kişi kalınan maçlar
Dardanelspor o sezon sadece bir maçta 10 kişi kalıp maçı kazanmakla kalmamıştı . Bir dizi maçta da “çılgınca” ve “sıradışı” bulunan 10 kişi kalma ve geri dönüş hikayelerinin nasıl bir “standart prosedür” haline geldiğini gösteriyordu.
Dardanelspor aynı yıl Ankaraspor Deplasmanında 10 kişi kalmışken oyuna iki forvet (Halil ve M. Şen) alıyor ve 1-0 mağlubiyetten 1-1 beraberliği kurtarıyordu.
Yine aynı sezon Dardanelspor Erzurumspor’ a karşı son 20 dakika 10 kişi oynarken oyuna aldığı 2 forvet ile maçı 2-1 kazanmıştı.
Gümüşhanespor maçının son 30 dakikasını 10 kişi oynamış, oyuna alınan iki forvet ile hamle yapmış ve maçı yine 4-3 kazanmıştı.
Yine aynı sezon süper lige çıkan Elazığspor’a karşı 20 dakika 10 kişi oynamış ve maçı 1-0 kazanmıştı.
Tekinoktay’ın Dardanelspor’u bir çok takım 10 kişi kalınca savunmaya oyuncu alırken, onlar “Hücumcu Değişikliği” konusunda o yıllarda agresif bir rüzgar estirmişti.
Dardanelspor’un “Eğer bir kişi eksiksen, sahada her oyuncun %10 daha fazla koşmalı ve topa sahip olma oranını artırmalısın. Savunmaya çekilirsen, bir kişi eksik olmanın yarattığı boşlukları rakip daha kolay bulur. Ama hücumda kalırsan, rakip kendi eksikliğini değil, senin tehdidini düşünür.” felsefesi vardı.
Hasan Kabze (ki daha sonra Galatasaray efsanesi oldu), Mehmet Şen, Ufuk Ateş gibi isimler Dardanelspor’un “bitirici timiydi”
“Mucizevi” galibiyetleri kariyerinin bir parça olan Hürser Tekinoktay, daha sonrasında Beşiktaş başkan adaylığı ile de çokça gündeme gelmişti.
Özetle: Sayıca eksik kalmak bazen takımların daha fazla kenetlenmesine ve kontra ataklarla rakibi hazırlıksız yakalamasına neden olabiliyor. Beşiktaş’ın son yıllardaki Kadıköy performansları ve Dardanelspor’un bu istatistikleri “10 Kişi Kalmak, Kaybetmek Değildir” felsefesinin en popüler örneklerdir.






