Sporda Din ve Milliyetçilik Sömürüsü
Nisan 28, 2008
Çok uzun yıllardan beri, ister sporda, ister siyasette, ister sanatta olsun, neredeyse her türlü toplumsal olguda Türk toplumunun üzerinde manevi baskı oluşturacak üç silah kullanılmakta.
Bunlar milliyetçi ve dini duyguları sömürmek ile Atatürkçülük üzerinden prim yapmaya çalışmak. Bu adeta bir “mahalle baskısı” gibidir tüm vatandaÅŸların dünyasında.
Ne yazık ki heyecanlı ve çabuk galeyana gelen Türk toplumu da sıklıkla bu tuzaklara düşer. Çok yakın geçmişte İsviçre maçlarında yapılan şovenizm pompalaması sonucunda olanları bunun en güzel örneği olarak gördük.
DiÄŸer yanda uzun yıllardan beri Fenerbahçelilerin iddiası Atatürk’ün kendi kulüplerini tutuyor olduÄŸudur.
Sanki bu bir ayrıcalıkmışçasına bunu hep kullanırlar. Ardından BeÅŸiktaÅŸ’ta bu topa girmiÅŸ ve Atatürk’ün BeÅŸiktaÅŸlı olduÄŸunu iddia etmeye baÅŸlamıştır.
Hatta İnönü Stadı’nda Atatürk resmi altında en büyük BeÅŸiktaÅŸlı yazmaktadır. Onlar da aynı ÅŸekilde hayır o bizi tutardı ÅŸeklinde iddialarıyla biz daha ayrıcalıklıyız demeye getirirler.
Buradan yola çıkarak gelmek istediÄŸim noktayı anlamışsınızdır. Hakan Şükür’ün olay yaratan son “kutlu doÄŸum haftası” açıklamasına deÄŸinmek istiyorum.
Hakan Şükür hayat görüşlerini hiç benimsemediÄŸim ancak futbolculuÄŸuna kariyerinin baÅŸlangıcından bu yana hayran olduÄŸum ve hala da onun futbolu bırakmadığı sürece oynadığı takıma yararlı birisi olduÄŸu kanısında olan bir futbolseverim. Hakan Şükür’ün futbolculuÄŸu ile ilgili olarak da onu “fenomen” ilan eden yazılar yazdım.
Ancak Hakan Şükür’ün bu son açıklamasının kesinlikle sporun içinde yeri yok ve olmamalı da. Spor denen ÅŸey öyle bir olgu ki, onun aracılığı ile her dinden, inanıştan, ırktan, dilden, renkten, sınıftan insanlar rahatlıkla bir araya gelebiliyor. Tüm bu insanlar aynı spor dalına ilgi duyabiliyor ve aynı takıma gönül verebiliyorlar. Dolayısıyla verilen mesajlar çok fazla insanı ilgilendiriyor.
Hakan Şükür gibi Türkiye futbol tarihinin en önemli futbolcusunun çıkıp insanı ön plana çıkaran demeçler vermesi çok daha yerinde olur her futbolseveri kucaklamış olurdu.
Hakan’ı gelen eleÅŸtirileri savunanlar yabancı futbolcular da sahada istavroz çıkarıyor derlerken bir ÅŸeyi ıskalıyorlar. Hakan veya baÅŸka futbolcular da saha içinde dua edip yüzlerine sürüyorlar, onlara zaten kimse bir ÅŸey demiyor, diyemez de. ÖrneÄŸin, yurt dışında Ribery, Anelka ve Kanoute gibi Müslüman futbolcular da saha da ellerini açıp dua ediyorlar.
Oralarda da sorun olmuyor aynen burada istavroz çıkaran futbolcularda olmadığı gibi. Yani istavroz çıkarmayla karşılaştırılması gereken durum budur.
Yazımı bu kadarla sınırlamayı düşünürken Bülent Uygun’un gerçekten de insanı ÅŸaÅŸkın eden açıklamalarını öğrendim. Bir spor adamının insanları Cuma’ya gidenler ve gitmeyenler ÅŸeklinde sınıflandırması ve kendinin Cuma’larda olduÄŸunu ima etmesi Hakan Şükür’ün yaptığı açıklamalardan çok daha üstünde düşünülmesi gereken bir durumdur.
Hakan’ı eleÅŸtirenleri Cuma’da görmedim demekle Bülent Uygun ne demek istemiÅŸtir? Cuma’ya gidenler mi yani sadece Hakan’ı eleÅŸtirme hakkına sahiptirler? Bu nasıl bir anlayıştır.
Buradan anlaşılıyor ki spor dünyamızda bu din ve milliyetçilik sömürüsü artarak devam edecek.
Sayın Hüseyin Özkök’e Futbolistan ekibi olarak yazılarından dolayı teÅŸekkür ederiz.
Hüseyin Özkök kategorisine ait diğer yazılar.
Popülerlik: 5%
Etiketler: A Milli Takım, Colin, Emre, Euro 2008, Euro 2008 Kadrosu, Fatih terim, Hüseyin Özkök, Kazım, Nuri Şahin, Türk Futbolu, Ümit Milli Takım
Yorumlar
One Response to “Sporda Din ve Milliyetçilik Sömürüsü”
Kim yazmak istemiÅŸti?

Atatürk’ün bir tek Galatasaraylı olmadığı kesin !